F.Bahçe'den tek perdelik gösteri: 0-1
Turkcell Süper Lig'de 14. hafta karşılaşmasında Denizlispor ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Maç Fenerbahçe'nin 1-0'lık üstünlüğü ile sona erdi. İlk yarısı da sarı-lacivertlilerin 1-0'lık üstünlüğü ile sona eren mücadelede Fenerbahçe'ye üç puanı getiren gol 35. dakikada Ali Bilgin'in kafa vuruşuyla geldi.Maça müthiş başlayan Fenerbahçe, ikinci yarıda oyunu kendi sahasında kabul etti ve kontrataklar ile gol aradı. Galatasaray derbisi öncesinde gelen galibiyet ile Fenerbahçe puanını 28'e çıkartırken, Denizlispor 21 puanda kaldı.
F.BAHÇE BASKISI GOLÜ GETİRDİ...
Fenerbahçe baskılı futbolunun neticesini maçın 35. dakikasında aldı. Uğur Boral'ın sol kanattan ortasında, Yasin Çakmak kafayla ceza sahası içindeki Ali Bilgin'i çok iyi gördü. Ali Bilgin kale alanı içinde kafayla topu Denizlispor ağlarına gönderdi. 0-1
İLK YARIDA FENERBAHÇE OYNADI...
Zorlu Denizlispor deplasmanında Fenerbahçe maça çok hızlı başladı. Üst üstü Denizlispor kalesinde tehlikeler yaratan Fenerbahçe attığı golün dışında da çok net pozisyonlardan yararlanamadı. Roberto Carlos, Deivid ve Semih ile önemli pozisyonlara giren Fenerbahçe ataklarında Denizlispor kalecisi Suleymanou yaptığı kurtarışlar ile ilk yarıda farkı önleyen isim oldu.
İKİNCİ YARIDA ROLLER DEĞİŞTİ...
İlk yarıya çok hızlı başlayan Fenerbahçe, bulduğu golün de etkisiyle ikinci yarıyı tamamen kendi yarı sahasında kabul etti. Rakibinin üstüne gelmesine izin veren sarı-lacivertliler ileride yalnızca Semih'i bırakarak kontra ataklar ile gol bulmaya çalıştı. Bu taktik ile zaman zaman Denizli kalesinde tehlikleler yaratan Fenerbahçe bu ataklarında ikinci golü bulamadı.
DENİZLİ'NİN GOLÜ OFSAYTA TAKILDI...
Denizlispor ikinci yarıda baskısını arttırdığı dakikalarda Musa Kuş ile golü buldu ancak bu gol hakem tarafından ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Yusuf'un sağ taraftan yaptığı orta, savunmadan sekip Musa Kuş'un önünde kaldı, Musa topu düzgün bir vuruşla Fenerbahçe ağlarına gönderdi ancak bu pozisyonda hakem ofsayt kararı verdi. Bu pozisyonun ardından Denizlisporlu futbolcular hakeme yoğun itirazda bulundular.
UĞUR'UN KENARA GELİŞİ OLAYLI OLDU...
Fenerbahçe'de günün başarılı isimlerinden Uğur Boral, Zico tarafından karşılaşmanın 78.dakikasında oyundan alınınca doğrudan soyunma odasına gitmek istedi. Uğur'u soyunma odasına giderken Zico kolundan tutarak, uzun süre konuştuktan sonra yedek kulübesine gitmeye ikna etti. Zico, Uğur'un yerine Vederson'u oyuna almıştı.
ALİ BİLGİN GOLÜNÜ ATTI, 69'DA ÇIKTI...
Fenerbahçe'nin Denizli'deki tek golünü atan Ali Bilgin maçın 69. dakikasında oyun kenarına alındı. İkinci yarıda oyundan düşen Ali'yi, Zico kenara alırken yerine Colin Kazım'ı sahaya sürdü.
YASİN KENDİ KALESİNE ATIYORDU...
Denizli'de sahanın en iyi isimlerinden olan Yasin Çakmak 63. dakikada ters bir vuruşla az kalsın takımını yakan isim olacaktı. Yusuf'un ceza sahasına yaptığı ortaya kafa ile müdahale etmek isteyen Yasin'in vuruşu kendi kalesine yöneldi, önde olmasına rağmen Volkan kalesine zamanında dönerek yumruklarıyla son anda topu kornere attı.
GÜVENÇ KURTAR'IN ÇABASI DENİZLİ'Yİ KURTARAMADI...
Fenerbahçe'ye mağlup olan Denizlispor'da teknik direktör Güvenç Kurtar'ın çabaları takımına puanı getirmeye yetmedi. 29. dakikada takmının kendi yarı sahasından çıkamaması üzerine Murat Karakoç'u kenara alan Kurtar, Fatih Yiğen'i sahaya sürdü. 62. dakikada Fatih Egedik'i kenara alan Kurtar bu kez oyuna uzun süren sakatlığının ardından Musa Kuş'u sürdü.
UĞUR VE ALİ İLK 11'DE...
Fenerbahçe'de Uğur Boral, haftalar sonra ilk kez ilk onbirde görev alırken, Vederson yedek kaldı. 3 sarı kartı olduğu için Galatasaray maçı öncesi bu müsabakanın kadrosuna alınmayan Lugano'nun yerine Yasin sahaya çıktı. Ali Bilgin de ilk onbirde şans bulan bir başka isim oldu.
Tuncay siftah yaptı Boro yine kazanamadı
Madejski Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada haftalardır kazanamayan iki takım karşı karşıya geldi. İlk yarısı golsüz sona eren mücadelede ilk golü 54. dakikada ev sahibi Reading buldu. Kitson'ın golüyle öne geçen mavi-beyazlı ekibe cevabı 83. dakikada Tuncay Şanlı verdi. 70. dakikada oyuna dahil olan futbolcumuz Tuncay, Luke Young'un ortasında 83. dakikada attığı kafa golüyle takımına 1 puanı kazandırmakla kalmadı, Premier Lig'deki ilk golünü de kaydetti.
Son oynadığı 3 maçta da sahadan yenilgiyle ayrılan Reading, 3 hafta sonra 1 puanla tanışırken, tam 10 haftadır kazanamayan Middlesbrough galibiyet hasretini 11 haftaya çıkardı.
Bu sonuçla Reading puanını 14'e çıkarırken, Middlesbrough 11 puana yükseldi.
Tugay attı, Emre kulübeden baktı: 3-1
İlk yarısı 0-0'lık eşitlik ile sona eren mücadelede goller ikinci yarıda geldi. Newcastle 47. dakikada Obafemi Martins ile 1-0 öne geçti, bu golün ardından Blackburn baskısını arttırdı ve 54 ile 67. dakikalarda David Bentley ve 93. dakikada Tugay Kerimoğlu'nun golüyle üç puanı alan taraf oldu.
Bu zorlu maçta Tugay Kerimoğlu 90 dakika forma giyerken, Emre Belözoğlu yedek kulübesinde başladığı maçta forma şansı bulamadı.
Blackburn bu galibiyet ile puanını 26'ya çıkartırken, Newcastle 18 puanda kaldı.
Espanyol-Barcelona karşılaşması 1-1 sona erdi.

Coro (68')
Barcelona bu gece La Liga'da oynanan son karşılaşmada Espanyol'la 1-1 berabere kalarak deplasmanda 2 puan bıraktı. Henüz 6.dakikada Iniesta'yla öne geçen Katalan ekibi 68.dakikada Coro'nun golüne engel olamadı ve zirve yarışında 2 önemli puan bıraktı. Real Madrid'in bu akşam yaptığı gibi ilk 10 dakikada öne geçen Katalan ekibinin üstünlüklerini perçinleyecek bir başka gol bulamamaları Barcelona için yazıp çizilen kriz senaryolarını azdırdı. Bu sonuçla Barcelona 28 puana çıkarken, takipçisi Espanyol 26 puana ulaşmış oldu. Lider Real Madrid bu akşamki galibiyetiyle 32 puana çıkmıştı.
Bundesliga
Bremen liderliğe oturdu
Şampiyonluk yarışının önemli mücadelesinde Werder Bremen Weserstadion'da Hamburg'u Sanogo ve Pasanen'in golleriyle 2-1 yenerek maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. Konuk takımın tek golünü Hollandalı Van der Vaart kaydetti.
Bundesliga 2007/08 Sezonu 15. Hafta mücadelesinde Werder Bremen Weserstadion'da Hamburg'u ağırladı. Bremen hafta içinde Şampiyonlar ligi mücadelesinde İspanyol Real Madrid'i 3-2, Hamburg ise UEFA Kupası'nda Fransız Rennes'i 3-0 mağlup etmişti.
Avrupa'nın en hızlı hücum eden ve en çok gol atan takımları arasında yer alan Werder Bremen karşılaşmanın 15. dakikasında sezon başında Bayern Munich'e giden Miroslav Klose'nin boşluğunu doldurmak amacıyla alınan Boubacar Sanogo'yla öne geçti. İkinci yarıda beraberlik için rakibinin üzerine daha çok giden Hamburg 61. dakikada Hollandalı kaptanı Rafael Van der Vaart'la beraberliği sağladı. Konuk ekibin beraberlik sevinci uzun sürmedi ve 64'te Petri Pasanen Werder Bremen'i yeniden öne geçirdi. Fin oyuncunun ortasında top Vincent Kompany'ye çarparak Hamburg ağlarına gitti.
Werder Bremen bu skorun ardından 15 maçta 33 puana ulaştı ve maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. Şampiyonluk yarışının önemli maçında rakibine deplasmanda kaybeden Hamburg ise 30 puanda kaldı.
Schalke Veltins'de puan kaptırmadı!..
Milli oyuncumuz Halil Altıntop ve Mesut Özil'in ilk 11'de sahaya çıktıkları mücadelede Schalke Veltins Arena'da Bochum'u konuk etti. Brezilyalı Marcelo José Bordon 32. dakikada attığı golle ev sahibini öne geçirdi ve ilk yarının skorunu tayin etti. Karşılaşmanın 62. dakikasında Mesut Özil yerini Peter Lovenkrands'a bırakırken Halil Altıntop da Gerald Asamoah'la değişti.
Dortmund Yıldıray'ı üzdü!..
Sezonun hayal kırıklıklarından Borussia Dortmund Serdar Taşçı'nın ilk 11, milli futbolcumuz Yıldıray Baştürk'ünse yedek başladığı mücadelede geçen sezonun şampiyonu Stuttgart'a konuk oldu. Konuk takım karşılaşmanın 11. dakikasında Nelson Valdez'le öne geçerken 35'te Freitas Fernando Meira skora denge getirdi. Stuttgart ikinci yarıya Yıldıray Baştürk-Serdar Taşçı değişikliğiyle başladı. Konuk takım karşılaşmanın 78. dakikasında Mladen Petric'le bir kez daha öne geçmeyi başardı.
Diğer maçlarda:
Energie Cottbus-Karlsruhe:2-0
Hertha BSC-Bayer Leverkusen:0-3
Wolfsburg-Eintracht Frankfurt:2-2
Kuralar çekiliyor...
Buna göre, ev sahipleri İsviçre ve Avusturya, (A) ve (B) gruplarında yer alacak. Son Avrupa şampiyonu Yunanistan, ev sahipleri İsviçre ve Avusturya'yla, en yüksek puana sahip Hollanda, 1. kategoriyi oluşturacak. Diğer 12 takım ise, 3 kategoriye, 2006 Dünya Kupası ve EURO 2008 elemelerinde elde ettikleri ortalama puana göre dağıtıldı.
Türk Milli Takımı, kura çekiminde 1.958 puanla, Polonya, Fransa ve Rusya ile birlikte 4. torbada yer alacak ve bu ülke milli takımlarıyla eşleşmeyecek.
EURO 2008 Kura çekimi Pazar günü 13.00'dan itibaren 'CANLI' olarak Sporx'te olacak...
13. Avrupa Şampiyonası Finalleri'nin kura çekimi öncesi torbalar şu şekilde:
1. Torba: İsviçre, Avusturya, Yunanistan, Hollanda.
2. Torba: Hırvatistan, İtalya, Çek Cumhuriyeti, İsveç.
3. Torba: Romanya, Almanya, Portekiz, İspanya.
4. Torba: Polonya, Fransa, Türkiye, Rusya.
13. Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri, İsviçre ve Avusturya'nın 8 ayrı kentinde, 7-29 Haziran 2008 tarihleri arasında düzenlenecek.
Ricardinho kopuyor!..
Marsilya karşılaşmasında oyunan alınırken ıslıklanan ve üzerine çakmak atılan Ricardinho, valizini toplamaya başladı. Karşılaşma sonrasında içini vatandaşı Bobo’ya döken Ricardinho, “Futbol hayatım boyunca başıma ilk kez böyle bir şey geliyor. İlk kez sahadan ıslıklanarak çıkıyorum. Taraftarın tepkisini de anlamış değilim. Ama beni en çok üzen çakmak atılıp, küfür edilirken kimsenin bana sahip çıkmaması oldu” diyerek kırgınlığını dile getirdi.
ENGİN’DEN PARALARINI İSTEDİLER
Bobo, Ricardinho’yu teselli etmeye çalışsa da Brezilyalı futbolcu, “Benim için artık Beşiktaş bitmiştir, ilk fırsatta buradan ayrılacağım” diye konuştu. Bu arada Ricardinho ile 2009 yılına kadar sözleşmesi bulunan Beşiktaş Kulübü bu futbolcusunu teklif gelmesi haline satmayı planlıyor.
Brezilyalı futbolcudan zarar etmek istemeyen yönetim, Ricardinho’yu takasta kullanmayı planlıyor. Öte yandan Ricardinho, Bobo ve Nobre’nin paralarını alamadıkları için menajer Sinan Engin’in kapısını çaldıkları belirtildi. Bu üç futbolcunun Engin’e “Paraların ne zaman ödeneceğini bize tam olarak söylerseniz biz de kendimizi ona göre ayarlarız” diye konuştuğu öğrenildi
"Her zaman teklifler aldım ama..."
Song, Galatasaray Kulübü'nün aylık resmi yayın organı Galatasaray Dergisi'nin Aralık sayısında yer alan röportajında, geçen sezon kendisi için çok şeyin söylendiğini ve yazıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
''Sakat ya da hasta olduğumdan dolayı oynamadığım yazıldı. Sorunum varmış gibi yansıtıldı. Ancak bunun böyle olmadığının kanıtı bu sezon Galatasaray'da oynuyor olmamdır. Sezon başında kadroda iki stoper mevki için beş futbolcu vardı. Sezon başında aramıza yeni iki stoper arkadaş katıldığında benim hakkımda 'Gidecek, gitmeli' yorumlarının yapıldığını biliyorum. Fakat benim de bildiğim bir şey var ki; yıllardır futbol dünyasının içinde tecrübeleri olan biriyim ve ben bir futbol savaşçısıyım. Zorlukları her zaman severim. Formayı almak için çok çalışmam gerektiğini bilirim.''
Geçen sezon şampiyonluk unvanlarını koruyamamalarının nedenlerinin sorulması üzerine Kamerunlu oyuncu, bir futbolcu olarak bunu açıklamanın zorluğuna değinerek, geçen sezon üzerlerindeki ''Şampiyon takım'' baskısını kaldıramadıklarını dile getirdi. ''Belki de biz takım olarak bu baskıyı kaldırmaya hazır değildik'' ifadesini kullanan Song, iyi bir takım olmalarına rağmen şampiyonluğu tekrarlayamadıklarını anlattı.
''SEVİLDİĞİMİ HİSSETTİĞİM İÇİN BURADAYIM''
Rigobert Song, kariyerinde hiçbir kulüpte dört sene oynamadığının hatırlatılması üzerine, ''Ben burada sevildiğimi hissettim. Galatasaray'a geldiğim ilk gün kendimi nasıl iyi hissettiysem, şimdi de öyle hissediyorum'' dedi.
Galatasaray'da samimiyetin olduğunu ve büyük bir aile gibi olduklarını anlatan Song, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Her zaman büyük sevinçler yaşamasak da takım arkadaşlarımla birlikte çok şeyi paylaştık. Güzel günlerimiz de oldu, üzüldüğümüz günler de. Ailem de İstanbul'da çok memnun. Böyle olunca kariyerimde ilk kez bir kulüpte dördüncü sezonuma girdim.''
''HER ZAMAN TEKLİFLER ALDIM''
Tecrübeli futbolcu, her zaman transfer teklifleri aldığını belirterek, Avrupa'nın bir çok kulübünden teklif aldığını ve bunların kendisini onurlandırdığını anlattı. ''İyi bir oyuncuysanız, size teklifler gelir'' diyen Song, şunları kaydetti:
''Sözleşme imzaladığınız gün, kontratınızın son gününe kadar o kulüpte kalmayı arzulayarak, planlayarak o imzayı atarsınız. Ben de Galatasaray ile üç yıllık sözleşme yaptığımda bu fikre sahiptim ve bunu gerçekleştirdim. Galatasaray'da oynamak futbola olan motivasyonumu artırıyor. Çünkü Galatasaray her sezon başında büyük hedefleri olan bir kulüp. Şampiyon olmak, kupayı kazanmak ve Avrupa'da en iyisini yapmak istiyor. Bu sezon sonunda kontratım bitiyor. Bugünlerde bu konuyu aklıma getirmiyorum ama profesyonel futbolcu olarak Ocak ayından itibaren elbette ki bu konuyu yöneticilerimizle görüşeceğim. Önemli olan, onların bana gelecekte ihtiyaçları olup olmayacağını söylemeleri. Bana verecekleri cevaba göre, gelecek sezon nerede olacağıma karar vereceğim.''
Geçen sezonki teknik direktörleri Erik Gerets'i öven Rigobert Song, ''Gerets çok sağlam karakteri olan bir teknik direktördü. Çok iyi anlaşıyorduk. Ancak mutlaka bazı konularda fikir ayrılığımız oluyordu, bu da çok normal'' dedi.
Song, bu sezon savunmada birlikte oynadığı Servet'in çok iyi futbolcu olduğunu kaydederek, birbirlerinin eksiklerini iyi tamamladıklarına inandığını söyledi. Geçen sezona göre daha iyi takım olduklarını ileri süren Song, yeni gelen oyuncuların çok kaliteli futbolcular olduğunu sözlerine ekledi.
Yükselen yıldız Mehmet Topal
takımdaki yerini sağlamlaştırdı. Geçtiğimiz sezonun büyük bölümünü yedek kulübesinde geçiren ve bu nedenle takımdan ayrılmayı bile düşünen düşünen Mehmet’in kaderi teknik direktörlüğe Feldkamp’ın geçmesinden sonra değişti. Kalli, Mehmet’in gitmesine izin vermedi. Kendisiyle konuşup, "Senden mutlaka faydalanacağım" dedi. Kalli, Ayhan ve Linderoth’un sakatlanmalarının ardından dediğini yaptı ve Mehmet’e ilk 11’de görev vermeye başladı. O da kendisine güvenenleri mahcup etmedi, kritik Trabzonspor ve Panionios maçlarında mükemmel oynadı.
Yanal da çare olamadı: 2-1
Turkcell Süper Lig'in 14. haftasının açılış mücadelesinde Ankara 19 Mayıs Stadı'nda Gençlerbirliği ile Trabzonspor karşı karşıya geldi ve maçı ev sahibi Gençlerbirliği 2-1 kazanmayı başardı. Ankara temsilcisini galibiyete taşıyan goller 18. dakikada Burhan'dan ve 51. dakikada Isaac'ten gelirken, Trabzonspor'un tek golünü 68. dakikada Mustafa Keçeli kaydetti. Bu sonucun ardından Gençlerbirliği 6 hafta sonra kazandı ve puanını 13'e yükseltti. Ersun Yanal yönetimindeki Trabzonspor ise üst üste 3. yenilgisini aldı ve 16 puanda kaldı.Dünya'nın en iyisine 3 aday
FIFA'nın 1991 yılından beri her sene düzenlediği "Yılının En İyi Oyuncusu" yarışmasında, 2007 yılı için, 3 oyuncunun finale kaldığı açıklandı.
Manchester United'tan Cristiano Ronaldo, AC Milan'dan Kaka ve FC Barcelona'dan Lionel Messi, Dünya'nın en iyisi olmak için yarışacak.
Kaka eğer bu ödülü alırsa, bu sezon alacağı ikinci ödül olacak. Daha önce ülkesinde de "En iyi oyuncu" seçilmişti. Geçtiğimiz sezon AC Milan'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısında büyük bir pay sahibi olurken, ülkesinin Copa America mücadelesinde yer almamıştı.
Brezilya, Arjantin karşısında 3-0 galip gelerek kupanın sahibi olmuştu.
Adaylardan Messi ise bu karşılaşmada Arjantin forması giymiş, geçen sezon Barça, şampiyonluğu La Liga'da Real Madrid'e kaptırırken, Messi gösterdiği performansla her maç dikkatleri üzerine çekmişti.
Cristiano Ronaldo ise, geçtiğimiz sezon Manchester United forması altında 17 gol kaydetmiş ve Premeir Lig'de şampiyonluğa ulaşan ekibin en büyük dişlisi olmuştu.
1991 yılından beri yapılan bu seçimde, Zinedine Zidane ve Ronaldo 3'er kez seçilirken, Ronaldinho 2 kez birinciliği elde etmişti.
G.Saray'ın yeni prensi Serkan
Galatasaray'ın 'prens'i Serkan Çalık, dün yine parladı. Sarı-kırmızılı takımın sıkıştığı anda ortaya çıkan genç
futbolcu, skordaki dengeyi bozan golü attı. Kısa süre sonra penaltıyı da yaptıran Serkan maçın kopmasını sağladı. Hafta sonunda son dakikada Trabzonspor'a attığı golle Galatasaray'a çok kritik bir galibiyet getiren yıldız futbolcu, son 3 maçında da fileleri havalandırmış oldu. Atina'daki Zeus
Panionios amatör takım.
Galatasaray devrim yaparken büyüklüğünü unutan takım!
İkisini bir araya getiren de; kader…
Ancak;
Zeus bile Panionios’u kurtaramadı… Hak yerini buldu, UEFA Şampiyonu maçı 3-0 kazandı.
Bu maç ibret maçıdır.
Sonucu duyan;
Helal olsun! Galatasaray fark atmış der…
Maçı gören;
Yazıklar olsun! Mahvettiler takımı der!...
Objektif göz;
Hakem maçı üç düdükle Galatasaray’a verdi der!
Ben de diyorum ki;
Galatasaray maçı 3-0 kazandı ama şimdi durum arap saçı!
Galatasaray’ı el birliği ile mahvettiler!
Kimler mahvetti?
İşte cevap bulması gereken soru budur!
Ağzı olan konuşacak!
Galatasaray Panionios denen garibi 3-0 yendi ya bakın şimdi pusuya yatmış bekleyen nice ‘zihn-i evvel’ çıkacak ortaya… Her kafadan bir ses çıkacak, ağzı olan konuşacak!
Galatasaray da pire için yorgan yakacak!
Gerçekleri söylemeye de kimsenin gücü yetmeyecek!
Gafiller;
Kalli’ye yüklenecek; böyle takım çıkar mı diye…
Duygu sömürücüler;
Hakan oynamasa Galatasaray yenemezdi diyecek…
Medya;
Hakan kurtardı, diyecek…
Galatasaray içten içe kaynayacak!
Gel çık işin içinden…
Oysa bu galibiyet doğrudan doğruya Galatasaray’ın takım halinde oynamasının başarısıdır. Panionios’un ikinci yarı Galatasaray’ın fizik gücüyle aşık atamayacağı belliydi. Nitekim öyle oldu. Galatasaray golleri üçledi…
Ne yazık ki otoriter Kalli de hata yaptı. Hakan’ı oyuna aldı,
Hakem iki yerde hata yaptı; ofsaytı çalmadı, penaltıyı verdi…
Kalli uyanık davranıp Hakan’ı 2-0’dan sonra oyuna alsa hiçbir şey değişmezdi,
Hakem de ofsaytı çalsa yine bir şey değişmez Galatasaray yine Panionios’tan 3 puanı alırdı…
Oyunun profili buydu…
Hakan’ın oynatılması hataydı!
Panionios fizik mücadeleden başka bir şey yapmadığı için Hakan’a hiç gerek yoktu!
Hakan böyle bir rakibe karşı zaten başarılı olamazdı. Sertlik ve çabuk oyun Hakan’ı yıldırırdı.
Nitekim öyle oldu; Hakan üçüncü golü atana kadar adeta sahada yoktu ayağına top değmedi… Bakın seyredin maçı…Değmesi de mümkün değildi. Oyun sert ve hızlı oynanıyordu. Ancak Serkan gibi ufak ve çabuk adamlar kıvraklığı ile delebilirdi karşı defansı. Öyle oldu ve Serkan mükemmel bir gol attı! Arkasından penaltı yaptırdı…
Dikkat!
Penaltı’yı da Hakan değil, Song attı! Ve de mükemmel attı!
2-0’a gelene kadar Hakan’ın hiç katkısı yoktu!
Ama kısır düşünceli Hakancı medya şimdi;
‘Hakan iki oyuncuyu üzerine çekip boş alan yaratmasa Galatasaray o golleri atamazdı’ diyecek! ‘Galatasaray’ı Hakan kurtardı’ diye kulübün içine nifak sokacak!
Oysa; Hakan iş işten geçtikten sonra üçüncü golü attı, o zamana kadar zaten Galatasaray maçı 2-0’a getirmiş, rakip on kişi kalmış, 3 puanı kapmıştı bile…
Tekrar ediyorum;
Kalli, Hakan’ı oyuna alarak büyük bir stratejik hata yaptı ve zor dinecek bir polemik başlattı!
İşte ispatı;
Önceki haftalar Kalli-Hakan Şükür soğukluğu tavan yapmışken, golden sonra Hakan’ın Kalli’ye sarılışı tam bir ‘Şükür’ tanıtımıydı…
Maç bitti Hakan konuşmaya başladı!...
Kalli; Hakan’ı hep oynatmalısın!
Şimdi sözüm Kalli’ye;
Madem ki işi bu duruma getirdin o zaman Hakan hep oynatmalısın!
Hakan haklıdır.
Hakan girdi Galatasaray maçı 3-0 kazandı!
Bu sakızı ağızlara veren Kalli’dir!
Kalli de bilmeliydi ki; kansız devrim olmaz!
Galatasaray Panionios’u yendi ama Hakan’a yenildi…
Bundan sonra kimse Hakan’a laf etmesin; Hakan’a boyun eğenler sorgulansın!
| Howard-Hido Orlando'ya yetmedi: 106-110 |
| Dwgiht Howard-Hidayet Türkoğlu ikilisinin 55 sayı ürettiği maçta Orlando Magic, deplasmanda Phoenix Suns'a 110-106 yenildi. |
![]() |
Hidayet'in çabaları Orlando'ya yetmedi. |
NBA'e, bu sabaha karşı oynanan 11 maçla devam edildi.
Hidayet Türkoğlu'nun formasını giydiği Orlando Magic, deplasmanda Phoenix Suns'a 110-106 yenilirken, milli basketbolcu attığı 25 sayıyla takımının en skorer ikinci ismi oldu.
Karşılaşmaya ilk 5'te başlayan ve 41 dakika sahada kalan Türkoğlu, 8 kez kullandığı 3 sayılık atışlarda 3 kez başarılı olurken, 9 kez denediği 2 sayılık atışların da 6 tanesini sayıya çevirdi. 4 kez geldiği faul çizgisinde de tam isabetle oynayan Türkoğlu'nun 25 sayı, 8 ribaunt ve 6 asistlik performansı yenilgiyi önleyemedi.
Magic'de 30 sayı ve 23 ribauntla etkili bir performans sergileyen Dwight Howard'ın çabaları takımına gelibiyeti getirmeye yetmezken, 18 sayı ve 5 ribauntla maçı tamamlayan Rashard Lewis'in gayretleri yeterli olmadı.
Bu maçta forma giyen 8 oyuncudan 6 tanesinin çift haneli sayılara ulaştığı Suns'da ise 20 sayı, 6 ribaunt ve 3 asistle takımının en skorer oyuncusu olan Raja Bell galibiyette önemli rol üstlenirken, 19 sayı, 10 ribauntla maçı tamamlayan Amare Stoudemire ile 17'şer sayıyla maçı tamamlayan Shawn Marion ve Leandro Barbosa takımlarına önemli katkı sağladılar.
JAZZ, SAHASINDA LAKERS'I 120-96 YENDİ
Carlos Boozer ve Mehmet Okur'un sakatlığı nedeniyle forma giymediği maçta Utah Jazz, sahasında Los Angeles Lakers'ı 120-96 yenmeyi başardı.
Jazz'da 35 sayı, 3 asist ve 2 ribauntla maçı tamamlayan Deron Williams, maçın en skorer oyuncusu oldu. 20 sayı - 11 asist - 11 ribauntla triple-double yapan Andrei Kirilenko galibiyete önemli katkı sağlerken, 20 sayı, 9 ribauntla maçı tamamlayan Paul Millsap galibiyette büyük pay sahibi oldular.
Lakers'da ise Kobe Bryant'ın 28 sayı, 4 ribaunt, 3 asisti galibiyet için yeterli olmazken, 21 sayı, 3 ribaunt ve 3 asistle maçı tamamlayan Jordan Farmar'ın çabaları yenilgiyi önleyemedi.
PACHULIA'DAN HORNETS POTASINA 6 SAYI
Atlanta Hawks, sahasında konuk ettiği New Orleans Hornets'a 92-86 yenilirken, Zaza Pachulia maçı 6 sayıyla tamamladı.
Oyuna sonradan giren ve 22 dakika sahada kalan Pachulia, 1 kez kullandığı 3 sayılık atışı sayıya çeviremezken, 5 kez denediği 2 sayılık atışlardan 3 isabet buldu ve karşılaşmayı 6 sayı, 4 ribauntla tamamladı.
3 oyuncunun çift haneli sayılara ulaştığı Hawks'da 18 sayı ve 4 ribauntla Marvin Williams'ın çabaları takımına galibiyeti getirmeye yetmezken, Joe Johnson'ın 17 sayı, 9 asist, Josh Smith'in de 16 sayı, 9 ribauntluk performansları yenilgiyi önleyemedi.
Hornets'de ise 22 sayı ve 17 ribauntla başarılı bir gece geçiren David West, galibiyetin mimarı olurken, 20 sayı, 4 asistle oynayan Chris Paul gecenin dikkati çeken bir diğer oyuncusu oldu.
