<
Sporun Her Türü,güncel spor haberleri,yorumları,golleri,videoları,canlı sonuçlar,tv de spor





Haberleri İzleyebilmek İçin Alttaki Yazıyı Tıklayın...



Ne oldu sana Tuncay!, Marca, Tanjeviç'i bombaladı!


Kaya verilmeyen şansa kızgın

A Milli Basketbol Takımı oyuncusu Kaya Peker, çok iyi oynadıkları İtalya maçını kaybetmeyi hazmedemediğini söyledi.
İtalya maçının ilk çeyreğinde çok iyi oynamasına rağmen daha sonra antrenör Tanjeviç tarafından uzun süre kenarda tutulan Kaya, "Dün kendimi iyi hissediyordum. Takıma daha iyi şeyler vereceğime de inanıyordum. Hocamız dün o şekilde karar verdi. Benim kendi açımdan tek söyleyebileceğim şey daha fazla oynasaydım daha fazla yararlı olabilirdim" dedi.
Tanjeviç'e bu kararından dolayı kızgın olup olmadığıyla ilgili soruya ise milli basketbolcu, "İnsanın içinde mutlaka bir kızgınlık oluyor. Hele ben aşırı düzeyde yaşıyorum bunu. Çünkü ben duygularıyla oynayan bir oyuncuyum. Bu kadar kötü geçirdiğimiz bir turnuvada bu kadar galibiyete yaklaştığımız bir maçı kaybetmeyi ben hazmedemedim. Maçın sonunda da buna inanamadım. Gerçekten çok üzüldüm. Slovenya maçını da kazanabildik. O da bizim elimize kadar gelen bir maçtı. Biz, hala söylüyorum kaliteli oyunculardan kurulu bir takımız. Bunu söylemekten de hiç bir zaman vazgeçmeyeceğim. Bizim takımımız bu tür maçları kazanabilecek güçte. Türkiye milli takımı 15 sayı öne geçtiği bir maçı kaybedecek bir takım değil" şeklinde konuştu.
Mehmet ve Hidayet ile birlikte oynadklarında çok daha fazla faydalı olduklarını ifade eden Kaya, "Sahada birbirimizi tamamlıyoruz. Ben bu şekilde oynarken oldukça yararlı olduğumuzu düşünüyorum. Maçta olmadığımız dönemlerde de birlikte oynarsak daha yararlı oluruz diye konuşuyoruz" diye konuştu.
Kaya yarın oynayacakları Fransa maçıyla ilgili olarak da, "Ben açıkcası pek umutlu bakamıyorum. Kimseyi de bu saatten sonra kandırmak istemiyorum. Çıkıp bu maçı alacağız demek pek akıllıca gelmiyor. zaten herşey ortada. Mutlaka biz çıkıp mücadele edeceğiz ama bir söz verecek durumda da değiliz. Ama yine de çıkıp mücadele etmemiz lazım çünkü biz Türkiye A Milli Basketbol takımıyız" ifadelerini kullandı.

''Kötü bir turnuva geçirdik''

''12 Dev Adam'', 35. Avrupa Basketbol Şampiyonası 2. tur (F) Grubu'ndaki son maçında Fransa ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarını tamamladı. Yaklaşık 1.5 saat süren antrenman boyunca çoğunlukla şut çalışan millilerin rahat oldukları gözlenirken, idman sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan oyuncular, kötü bir turnuva geçirdiklerini kabullenmelerine rağmen bunun sebebini hala anlamadıklarını söylediler.
Şampiyona öncesinde otoritelerin kendileri için yaptığı tahminlerin bile altında kötü bir sonuç aldıklarını ifade eden Kaya Peker, ''Turnuva başında bize, 7. olurlar değerlendirmesi yapıldığında üzülüyorduk ama buna bile ulaşamadık'' dedi. Peker, İtalya maçında takım olarak şampiyonadaki en iyi maçlarını çıkarmalarına rağmen yenildikleri için büyük üzüntü yaşadığını belirtti.

Milli oyuncu Cenk Akyol ise kötü bir şampiyona geçirdiklerini dile getirerek, ''Maçlarda faulleri bile sayı yapamadık. Neden böyle oldu anlayamıyoruz. Kötü bir turnuva geçirdik. Şampiyonanın başından beri iyi oynamıyoruz. Hazırlık kampındaki çalışmalarımızı bir türlü şampiyonaya yansıtamadık'' diye konuştu.

Şampiyona öncesinde basketbol otoritelerinin çok şeyler beklediği genç oyuncu Ersan İlyasova da, ''Yine takım olamadığımızı düşünüyorum. Arkadaşlar arasında normalde hiç bir sorun yok fakat teknik olarak takım olduğumuzu sahada gösteremedik'' ifadesinde bulundu. İlyasova, şampiyonadaki formsuzluğunu ve kötü oyununu bir an evvel unutup, yeni takımı Barcelona'da kendini kanıtlamayı hedeflediğini söyledi.

Öte yandan (A) Milli Basketbol Takımı'nın, Fransa ile oynayacağı maçın ardından, yarın THY'na ait özel bir uçakla yurda döneceği bildirildi.


"Sonuna kadar burdayım"


35. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda İtalya'ya yenilerek çeyrek finale çıkma şansını kaybeden (A) Milli Basketbol Takımı'nın Antrenörü Bogdan Tanjeviç, geleceğiyle ilgili olarak ''Benim için sözleşmem devam ediyor, sonuna kadar buradayım'' dedi.

Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Tanjeviç, maça çok iyi başlamalarına rağmen 2. periyottan itibaren savunmada yetersiz kaldıklarını söyledi.
Tanjeviç, ayrıca gösterdiği başarılı performanstan dolayı da Hidayet Türkoğlu'nu kutladı. Hidayet ise ''İyi başladık ama kötü bitirdik'' ifadesini kullanırken, takım olarak iyi bir performans sergilediklerini ancak sonucu getiremeyip elendiklerini söyledi.


''Yenilgiyi hazmedemiyorum''


35. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda İtalya'ya yenilerek çeyrek finale veda eden (A) Milli Basketbol Takımı'nın oyuncusu Kaya Peker, ''Yenilgiyi hazmedemiyorum'' dedi.

Maç sonrası basına açıklama yapan milli basketbolcu, ''Son şansımızı da yitirdik. Bu şekilde maç kaybetmemeliydik. Oyunun kontrolü bizdeydi. Bu kadar farklı birinci ve ikinci yarı olmamalıydı'' diye konuştu.

Çok üzgün olduğunu ifade eden Kaya, turnuvada alınan kötü sonuçlarla ilgili olarak, hiç bir basketbolcunun bu sonuçları hak edecek kalitede olmadığına inandığını söyledi. Antrenör Bogdan Tanjeviç ile ilgili bir soruya ise Kaya, ''Bu konuda konuşmak benim işim değil. Herkes televizyondan maçı görüp kendi kararını verebiliyor'' diye yanıt verdi.
Hidayet Türkoğlu da iyi başladıkları maçı kazanmaları gerektiğini belirterek, ''Her iki takım içinde iyi bir maç olduğunu düşünüyorum. Biz daha iyisini yapmaya çalıştık. Fakat sonuçta kazananlar onlar oldu'' dedi.

Antrenör Tanjeviç de ''Büyük olasılıkla en iyi maçımız oldu. Ama Bulleri'nin oyunu, oyun kapasitesi bizim sistemimizi bozdu. Rakibimizi tebrik etmekten başka bir şey yapamam'' diye konuştu.


Marca, Tanjeviç'i bombaladı!


İspanyol spor gazetesi Marca, 35. Avrupa Basketbol Şampiyonası ile ilgili yaptığı değerlendirmede, (A) Milli Basketbol Takımı'nın antrenörü Bogdan Tanjeviç'i ''Formsuz antrenörlerin kralı'' olarak gösterdi.
Türkiye (A) Milli Basketbol Takımı oyuncularının her birinin bireysel olarak ''gösteri yapan, iyi basketbolcular'' olduklarını belirten Marca, ''Türk Milli Takımı ağaç gibi bir takım ama Tanjeviç'e karşı! Antrenör oyuncularla kontak kurmayı başaramadı, bu her maç görüldü. Tanjeviç'in Türkiye'deki geleceği karışık ve bir kasırganın ağzında'' ifadelerini kullandı.
Marca gazetesi ayrıca, Türkiye'nin 35. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nın başında favorilerden biri olarak gösterildiğini ancak bekleneni veremediğini yazdı.


Terim: "Ben ders almam, ders veririm!"

Kader haftası! Milli Takımlar teknik direktörü Fatih Terim yarın oynayacağımız Macaristan maçı öncesi bir basın toplantısı düzenledi. Fatih Terim açıklamalarında sert konuştu.
Fatih Terim basından gelen yoğun eleştirilere çok sert karşılık verdi. Terim şunları söyledi: "Sağduyulu insanların eleştirilerine kulak veriyoruz, bunun dışındaki eleştirilere enerjimizi harcamak istemiyoruz. Tüm enerjimizi Macaristan maçında en iyi sonucu almak için harcıyoruz. Yoksa Malta ile oynayıp puan kaybetmişsiniz ve eleştirilmeniz gerekir, Türkiye gibi bir takımın Malta'da puan kaybetmemesi gerekirdi ancak bu da futbol da olağan hadiselerdir. Bir diğer önemli maça bir iki gün kala sağduyulular dışındakilerin 40 senedir değişmeyen eleştirilerine de pozitif enerjimizi harcamaya değer bulmuyorum. Onları bu değerde bulmuyorum. Hatasız emek olmaz, ben zaferleri yaşadım, başarısızılıkları da tattım. Bunları yaparken bir emek sarf ettim. Siz bilir misiniz başarısızlıkları tek başına göğüslemenin ne büyük cesaret gerektirdiğini. Kimseden destek istemedim, yalnızca ailemden destek aldım. Ben yine aslanlar gibi karşınızdayım. Ne kalemimin arkasındayım ne de mikrofonun. Gazetecilik diye bir meslek var ama vicdansızlık gibi bir meslek yok. Bu zaferleri tadarken çok büyük bir yüreğe sahip olmanız gerekir, ben ve arkadaşlarım tüm sorumluluğu alacak kadar erdemliyiz. Artık biraz değişsin bu insanlar, basın değişsin. Haksız, mesnetsiz eleştirilerin gözümde hiçbir değeri yoktur. Arkadaşlarımla beraber biz bu kadar eleştiri içinde oyuncularımızı nasıl Macaristan maçına en iyi şekilde hazırlarız diye düşünüyoruz. Arkadaşlar, ben bundan sonra ders almam, ders veririm."   
"Gözler o kadar dönmüş ki..."
Oyuncularım öz eleştirilerini yaptılar ama bu onlarla benim aramda kalacaktır. Biz bu beraberliği başka bir maçta da alabilirdik. Özellikle kendi evinde 22 ay sonra oynayacak olan Milli Takım'ı desteklemeye gelen seyircileri yanlış yönlendirmeyelim. Seyircilerimiz oyuncularını bağrına basacaktır ve galibiyetimizde önemli bir rol oynayacaktır. Beklemediği bir maçta iki puan kaybetmiş oyuncular eleştirilerini kendisi yapmıştır. Eleştirilmek başka birşey, acıtmak ve üzmek başka birşey.

Ben şansa fazla inanan bir adam değilim. Maçtan sonra ve şu anda iki golü kendimiz atmış gibi gözüküyoruz. Hakemi ve kaçırdığımız golleri gündeme getirmedim, bunlara rağmen yenmemiz gerektiğini söyleyecek kadar gerçekçi bir insanım. 93'te de ben vardım, o günden bu yana 40-50 senedir yenmediklerimizi yenerek geldiğimiz için herşey ortada. Bu başarıları gerçeklerle sağladık, bahanelerle değil. Yoksa o kadar çok bahane bulunur ki. İyi oynayacağımız zaman yenemeyeceğimiz takım yok. Ben ve arkadaşlarım hiçbir zaman gitme inancımızı kaybetmedik. Şu anda da ben gitme inancını yüzde yüz taşıyan bir insan olarak karşınızdayım. Kredilerimizi kaybettiğimiz ortada. En kötü dönemlerimizde kükrerim, iyi günlerimizde değil. Ben tüm yaptıklarımı terimle, emeğimle, hissede hissede tada tada yaptığım için böyle gerçekçi konuşuyorum.

Basındaki bir çok ismin fikstüre baktığını da düşünmüyorum, kim kiminle oynuyor, kim avantajlı, kaç puandayız, kimse bunu yapmıyor. Gözler o kadar dönmüş ki, bağcıyı dövmek istiyorlar. Yalnız çok enteresan birşey var, bizler her zaman sorumlulukları alıp gerekeni yapıyoruz, bu ne anlama geliyor; yanılmışız başarılı olmamışız. Peki basında yalan da yanlış da hiç istifa eden var mı! Niye hep bu sorumluluğu biz alıyoruz. Ben bir başarı kazandığımıda hep biz diyorum, başarısızlık da yalnızca ben ve meslektaşlarım başarısız oluyorum. Adaleti eşit dağıtmalıyız. Biz çok uzun vadeli şeyler yapıyoruz, ama gereğinde de gereği neyse düşünülür taşınılır. Bunun kararını verecek merci futbol federasyonu ve benimdir, başkası değil.

Biz Yunanistan'a 4-1 mağlup olsak ne olurdu?
Grubumumuzun en iddialı ve en iyi takımı biziz. Kurtuluş gününde biz Yunanistan'a 4-1 mağlup olsak ne olurdu. Malta maçında böyle olduysa.
Yarın taraftarlarımız oyuncularımızı bağırlarına basacak ve çok önemli bir güç olacaktır. Bu özlem pozitif yansıyacaktır. Seyircimize büyük görev düşüyor. Çünkü biz sakin oynayacağız, tabiki kazanmaya yönelik bir futbol sergileyeceğiz ama sakin olacağız. 90 dakika yanımızda olsunlar, biz bu maçı kazanacağız. Maçın sonunda Norveç-Yunanistan maçının nasıl bir tablo çizdiğini de göreceğiz. Bizim kazanmamız halinde Norveç-Yunanistan maçının neticesi bize olumlu yansıyacaktır. Yunanlılar'ın yenmesi daha bir avantaj gibi durabilir.

Her oyuncumuzun sakatlığı için çok üzülüyoruz. Puan kaybından daha çok üzülüyoruz böyle durumlara. Doktorlar ile haber yollayarak Malta maçında çıkmak istemedi bu iki oyuncu. Biri 5. dakika diğeri de gol yememizin hemen ardından olan bir hadise. İyiyim birşeyim yok diyen oyuncular, sakatlığını dair bir kenara bırakan oyuncular. Bu nedenle ben oyuncularımdan ümitliyim.

Tecrübeli oyunculara her zaman ihtiyacımız var. Makalele, Chelsea'de yok ama Fransa Milli Takımı'nda oynuyor. Hamit'in ciddi şekilde rahatsızlığı var, Hamit'i son idmanda da deneyeceğiz durumu şu an belli değil. Emre'nin ağrıları var, Hakan'ın arka adalesinde sorunu var, ufak tefek sorunlarını zaten oyuncularımız bize söylemiyor, ancak durumu kritik olan arkadaşlarımız var, bu nedenle kadroyu veremiyorum. Kadroyu verseydim basına malzeme de çıkardı aslında, iyi olurdu. Şu oynasa daha iyi olur, bunun oynaması kötü diye.
"Biz bu maçı kazanacağız"
Yarın taraftarlarımız oyuncularımızı bağırlarına basacak ve çok önemli bir güç olacaktır. Bu özlem pozitif yansıyacaktır. Seyircimize büyük görev düşüyor. Çünkü biz sakin oynayacağız, tabiki kazanmaya yönelik bir futbol sergileyeceğiz ama sakin olacağız. 90 dakika yanımızda olsunlar, biz bu maçı kazanacağız. Maçın sonunda Norveç-Yunanistan maçının nasıl bir tablo çizdiğini de göreceğiz. Bizim kazanmamız halinde Norveç-Yunanistan maçının neticesi bize olumlu yansıyacaktır. Yunanlılar'ın yenmesi daha bir avantaj gibi durabilir.

Prestijimi, kariyerimi savaşarak, vuruşarak elde ettim, emek vererek elde ettim. Eleştiri de olmalı diyen bir insanım ama bu futbola birşey katmalı. Katmadığı zaman benim için değeri olmadı, olmayacaktır da. Ben ne kadar moralim bozuk olsa da oyuncularıma güler yüzle bakmalıyım. Macaristan iyi mücadele eden, kaliteli bir takım, yetenekli oyuncuları var, orta sahada ve forvette. Gruptaki başlangıçlarıyla bugün arasında büyük farklar olan bir Macaristan bulacağız karşımızda. Yine de yarın sahadan üç puan ile ayrılacağımıza yüzde yüz inanıyoruz.

Terim röportaj vermeyecek!
Biz oyun anlayışımızdan hiç vazgeçmedik, numaraların birşey ifade etmediğini hep söyledim. Dünyada en fazla sakat oyuncu gelen ülkeye sahibiz, böyle bir sıkıntımız var. Bazı oyuncularımız cidden yorgun, önerilen isimleri alt alta koyduğumuz zaman 70 kişilik bir Milli Takım ortaya çıkıyor. Futbol ciddi bir iştir, bu nedenle olaya seviyeli bakmak gerekir. Zaten dört günde toplanıyoruz, bu kısa süre içerisinde sakatlıklar en çok belimizi büken şey. İşin futbola birşeyler katan tarafında hep birlikte olmalıyız.

Ben bir karar aldım, bunu açıklıyorum şimdi: "Bu turnuva sonuna kadar benim ağzımdan herhangi bir haber çıkarsa yalandır. Basın toplantıları hariç kimseyle konuşmayacağım, hiçbir beyanat vermeyeceğim. Buna adalet olsun diye Federasyon'un Tam Saha dergisi de dahildir. Mecbur kalmadıkça bu gruptan çıkıncaya kadar herhangibir röportaj yapmamaya karar verdim. Zaten Kasım'da da belli oluyor bizim gitmemiz, inşallah daha erken olacaktır. Biz çok büyük zaferlere imza attık, inşallah daha da atacağız. Bu süreyi bensiz tamamlamanızda yarar var.


Macarlar'ın hedefi beraberlik

13. Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde (C) Grubu'nda 12 Eylül Çarşamba günü Türkiye'ye konuk olacak Macaristan Milli Takımı, son çalışmasını yaparak kampa girdi.

Macaristan Milli Takımı Teknik Direktörü Peter Varhidi, bugün yapılan ve yaklaşık 2 saat süren antrenmanda, cumartesi akşamı Bosna Hersek maçında ilk 11'de oynayan futbolcularını dinlendirdi.

İdman sonrasında soruları yanıtlayan Varhidi, ''Malta beraberliği sonrasında Türk futbolcuların bize karşı agresif oynayacağını düşünüyorum'' dedi.

Çok genç bir takım kurduklarını ve yaş ortalamalarının 22 olduğunu belirten Varhidi, ''Türkiye, Malta maçından 3 puanla ayrılsaydı bize karşı rahat oynayacaklardı. Alınan beraberlik sonrasında ise bize karşı 'olmak ya da olmamak' maçına çıkacaklar. Türkiye'ye son 2 maçta ortaya koyduğumuz iyi futbolu sahaya yansıtmaya gidiyoruz. Türk Milli Takımı, 1 yıl aradan sonra buluşacağı taraftarıyla birlikte maçın başlarından itibaren bizi sindirmeye çalışacaktır'' diye konuştu.
Varhidi, ''Türk Milli Takımı'nda radikal değişiklikler olabilir, bu sizi nasıl etkiler'' sorusuna, ''Türk Milli Takımı çok kaliteli futbolculardan oluşuyor. Fatih Terim'in bunu sinirle söylemiş olduğunu ve önemli değişiklikler yapmayacağını düşünüyorum'' yanıtını verdi.

Macarların ünlü futbolcusu Zoltan Gera ise daha önce Türk Milli Takımı ile İstanbul'da maç yaptığını hatırlatarak, şöyle konuştu: ''İşimizin çok zor olduğunun farkındayız. Ama yine de Türkiye'de en azından beraberlik almak için mücadele edeceğiz. Türkiye'nin son maçlarında aldığı olumsuz sonuçlar, her takımın başına gelebilir. Ancak iki takım arasında önemli deneyim ve kalite farkı var. Biz İstanbul'a iyi futbol oynamak için gidiyoruz.''

Uzun yıllar Malatyaspor'da ve Kayseri Erciyesspor'da forma giyen Toth Balazs ise Türk futbolunu çok yakından tanıdığını ifade ederek, ''Türkiye, dünyanın her takımında oynayacak tecrübede ve kalitede oyunculara sahip. Biz de 4-5 aydır genç bir takım oluşturduk. Buna rağmen Türkiye'ye puan almak için gideceğiz. Türkiye'nin uzun zaman sonra taraftarının önüne çıkacak olması da futbolcuları ateşleyecektir. Türkiye, Malta maçında alınan beraberliğin hırsını bizden çıkarmak isteyecektir'' dedi.

Daniel Tözser de Türkiye'nin bu maçı kazanmaktan başka çaresi olmadığını belirterek, ''İlk yarım saat içinde gol yemezsek, Türkiye'den puanla dönebiliriz. Aksi takdirde Türkiye sahadan bol gollü bir galibiyetle ayrılabilir'' diye konuştu.
Bu arada Macaristan Milli Takımı, yarın TSİ 20.00'de özel uçakla İstanbul'a gelecek.

Tek bildiğiniz Hakan'a top şişirmek"

Her biri milyonlarca dolar değerindeki milli futbolcularımızın Malta gibi dünya futbolunda esamesi okunmayan bir ülkenin milli takımı ile berabere kalması büyük yankı yarattı. Maçı izleyen her futbolsever bu başarısızlığa kendine göre bir yorum getirdi. Kimi teknik direktör Fatih Terim'i suçladı, kimi futbolcuları. Ay yıldızlı ekibimize kök söktüren Malta Milli Takımı'nın başarılı isimlerinden Michael Mifsud da, oyun sistemimizi yanlış buldu. 26 yaşındaki forvet oyuncusu, Türk Milli Takımı'nda dünya çapında futbolcular bulunduğunu, ancak teknik heyetin bunları değerlendiremediğini söyledi.

Hürriyet Gazetesi muhabiri İsmail Er'in Mifsud ile yaptığı röportajı sizlere aktarıyoruz: "İngiltere Championship takımlarından Coventry City'de forma giyen Mifsud'la, Malta'nın Slimea kasabasında işlettiği cafe barında buluşup, milli maçı konuştuk. Türk Milli Takımı karşısında elde ettikleri beraberliğin Malta futbolundaki en büyük başarılardan biri olduğunu vurgulayan Mifsud, maçın umduklarından daha kolay geçtiğini ifade etti. Ekibimizin modern futbol oynayamadığını savunan Maltalı futbolcu, şunları söyledi:

"Türk Milli Takımı her zaman ilgiyle izlediğim bir ekip. Çünkü, kadrosunda dünya çapında futbolcular var. Ancak, görebildiğim kadarıyla bu oyuncuları iyi kullanamıyorlar. Türk Milli Takımı'nda her şeyden önce arkadaşlık ve yardımlaşma yoktu. Takım oyunu oynamıyorlar. Modern futboldan çok uzaklar. Hücum varyasyonları çok kısıtlı. Mesela 10 numaralı futbolcuları Gökdeniz, ceza alanında defalarca kalecimizle karşı karşıya kaldı; şut çekeceğine topu Hakan Şükür'e attı. Bu, maç boyunca hep böyle oldu. Sadece Gökdeniz değil diğer oyuncularınız da aynı şeyi yaptı. Topu alan hemen Hakan Şükür'e şişirdi. Tek bildikleri buydu. Bu, çözülmesi çok kolay bir taktikti. Biz de hemen çözdük ve tedbirimizi aldık.

Türkler bizi şaşırttı

Ayrıca, Türk Milli Takımı'nın defansında zaafları olduğunu biliyorduk. Onun için de kaptığımız topları uzun paslarla ileri uçtaki oyuncularımıza attık. Doğrusunu söylemek gerekirse Türk Milli Takımı'nın daha iyi şeyler yapmasını, en azından hücumda daha etkili olmasını bekliyorduk. Hakan'a top ortalamaktan başka bir şey yapamadılar. Bu durum bizi de şaşırttı. Hedeflediğimiz bir puanı umduğumuzdan daha kolay aldık."

Kaynak : Hürriyet



Kayseri'den Milli sitem!

Kayserispor Başkanı Recep Mamur, Malta maçında Gökhan Ünal'ın kadroda olduğu halde 11'e, Mehmet Topuz'un ise 18'e alınmayışına sitem etti.

Mamur,"Fatih Hoca kusura bakmasın ama Kayserispor'un transfer dönemine damgasını vurmuş iki ası Gökhan ve Mehmet Topuz, Malta maçında sahaya sürülen 11'de yer almalıydı. Hele hele Gökhan, gol sıkıntısı çeken ay-yıldızlı takımda dün gece leblebi gibi goller atardı" dedi.

Gökhan Ünal'ın geçtiğimiz sezon gol kralı olduğunu hatırlatan Kayserispor Başkanı Recep Mamur, Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim'in işine karışmak gibi bir niyetlerinin olmadığını, tüm sorumluluğun Terim'de olduğunu bildiklerini, ancak iki oyuncularının da ilk 11'de oynaması gerektiğini ileri sürdü. Başkan Mamur, "Milli Takım, Malta karşısında özellikle ikinci yarıda inanılmaz goller kaçırdı. Gökhan Ünal, yedek kulübesinde değil de sahada olsaydı, bana göre bunların çoğunu gol yapardı.
Çünkü tam istediği gibi sağlı sollu ortalar geliyordu. Kişisel becerisiyle de katı defans yapan evsahibi ekibin ceza alanına hareketli toplarla girer, golünü atardı. Kısacası dün gece Gökhan Ünal leblebi gibi goller atardı. Mehmet Topuz'a gelince, Romanya ile oynanan milli maçta da forma giydi, sakatlığı da yoktu. Takım kaptanımız dün gece bırakın 18'e alınmamayı, tel tel dökülen orta sahada çok rahatlıkla yer alırdı" şeklinde konuştu. Kayserispor Başkanı Mamur, Gökhan Ünal ile Mehmet Topuz konusundaki sitemlerini, Fatih Terim'in yardımcılığını yapan Oğuz Çetin'e de ileteceğini sözlerine ekledi.

Öte yandan, Kayserispor Başkanı Recep Mamur ile Genel Menajer Süleyman Hurma, Almanya'nın Münih kentine giderek, gurbetçi bir Türk oyuncuyla  ara transfer için anlaşma zemini arayacak.

G.Saray'da şok!

Galatasaray'ın, (A) Milli Futbol Takımı'nın dün akşam Malta ile oynadığı 2008 Avrupa Şampiyonası Eleme maçında sakatlanan oyuncuları Sabri ve Arda'dan kötü haber geldi.
Milli takım kadrosundan çıkartılan iki oyuncu, bugün kulüp doktoru Murat Çevik tarafından kontrolden geçirilirken, Sabri ve Arda'nın uzun süreli takımdan ayrı kalacak olması teknik heyeti üzdü.
Çevik, Sabri'nin kuyruk kemiğinde kırık olduğunu belirterek, ''Bu futbolcunun 6-8 hafta sahalardan uzak kalabileceğini tahmin ediyoruz'' dedi.
Arda'nın sağ bacak üst adalesine darbe aldığını ve bu bölgesinde 2. derecede kanama bulunduğunu kaydeden Dr. Murat Çevik, bu oyuncunun en iyi ihtimali 2 haftada sahalara dönebileceğini, ancak bu sürenin 3-4 haftaya kadar çıkabileceğini sözlerine ekledi.

Edu'lu Brezilya sonradan açıldı

Son 4 maçını kaybeden Amerika Birleşik Devletleri, Chicago'da Soldier Field'ta yapılan hazırlık karşılaşmasında Brezilya'ya 4-2 mağlup oldu.
Landon Donovan'ın golüyle 20. dakikada öne geçen ABD, karşılaşmada yarım saat geride kalırken, Nijerya asıllı Amerikalı Oguchi Onyewu'nun kendi kalesine attığı golle ilk yarıyı 1-1 beraberlikle tamamladı.
İkinci yarıda 7. dakika geride kalırken, Lucio'nun golü Brezilya'yı öne geçirirken, 20 dakika ardından Dempsey'nin golü ABD adına skorda 2-2'lik eşitliği getirdi.
Brezilya'da Ronaldinho sahneye çıkarak golün 2 dakika ardından ülkesine 3-2'lük üstünlüğü getirirken, uzatma dakikalarında Elano'nun penaltı atışı, maçın skorunu belirledi ve ABD'nin de 4 maçlık yenilgi serisini 5'e çıkardı.
F.Bahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Edu Dracena da bu maçta Juan'ın yerine oyuna sonradan dahil oldu ve takımı adına mücadele etti.
Standard Liège'in oyuncusu olan ama Newcastle United'ta bu sezon kiralık oynayan Onyewu, ABD Milli Takımı'nda forma giyen kaleciler (Sadece 2'sinden kısa) hariç en uzun oyuncu.

"Beşiktaş'tan korkmayın"

Fenerbahçe Teknik Direktörü Arthur Zico, Portekiz'in Record Gazetesi'nde yayınlanan habere göre; Beşiktaş'ın  Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Porto'ya Siyah-Beyazlı kulüpten korkmaması tavsiyesinde bulundu.

Beşiktaş'ın kalburüstü futbolcularının Ricardinho ve Cisse olduğuna dikkat çeken Brezilyalı çalıştırıcı, İnönü Stadı'nın atmosferinin muhteşem olduğunu ancak Portekiz ekibinin bu atmosferden çekinmesine gerek olmadığını söyledi. Fenerbahçe teknik direktörü, UEFA'nın Elit Antrenörler Forumu'nda Beşiktaş'ın rakiplerinden Porto'nun teknik direktörü Jesualdo Ferreira ve Marsilya'yı çalıştıran Alberto Emon ile de bir araya geldi.

PORTO FAVORİ

Forumda Portekizce bilmeyen antrenörlere İngilizce'den tercüme yapan Zico, Portekizliler'in Beşiktaş ile ilgili sorularını da cevapladı. Fenerbahçe Teknik Direktörü, Porto'nun Beşiktaş'tan daha yüksek bir statüde olduğunu belirterek, “Porto'nun tarihi var ve favori” dedi. Beşiktaş'ın röntgenini çekmek için erken olduğunu da söyleyen Zico, “Çok hareketli bir takım. Antrenörünü değiştirdi ve oyun sistemini de değiştiriyor” dedi. Beşiktaş'ın kadrosundaki futbolcular içinde sadece Ricardinho ve Cisse'nin vasatın üzerinde isimler olduğunu anlatan Zico, Portekizlilerin İstanbul'daki cehenneme benzeyen ortamın maça nasıl yansıyacağını sorması üzerine de “Korkacak bir şey yok. Harika bir atmosfer var ama Porto'ya zorluk çıkarmaz” diye yorum yaptı.

Kaynak : Akşam

Ne oldu sana Tuncay!

Türk Futbolu'nun son yıllardaki en popüler isimlerinden biri olan Tuncay Şanlı, İngiltere'ye transferiyle birlikteNe oldu sana Tuncay!  eski günlerini arıyor. Fenerbahçe'deki son 5 yılında her geçen sezon performansını yükselten ve Milli Takım'ın göz bebeği durumuna gelen Tuncay, Premier Lig takımlarından Middlesbrough'ta yedek kulübesine oturmanın bedelini ağır ödüyor.

Sezon başında "Benim için para değil, hedef önemli" diyerek Fenerbahçe Yönetimi'nin ve taraftarının ısrarına rağmen yurt dışında oynamaya karar veren yıldız futbolcu, bu günlerde hayal kırıklığı yaşıyor.

Romanya ile oynanan hazırlık maçında 90 dakika ve Malta karşısında da 66 dakika sahada kalan Tuncay Şanlı, eski günlerini mumla arıyor. Goller atan ve attıran, koşan, yüreğini sahaya koyan Tuncay'ın durumu herkesin dikkatini çekiyor ve futbol otoriteleri "Ne oldu Tuncay'a" diye tartışıyor.

Middlesbrough ile 4 yıllık sözleşmesi bulunan milli futbolcumuz, kulübüne imza attığında bir ek madde koydurarak, daha büyük bir kulüpten teklif alması halinde bonservis bedelini ödeyerek gitme garantisini sağlamıştı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ve Tuncay ilk iki aylık dönemde beklentilerinin karşılığını alamadı.

Sessizliğini koruyan yıldız futbolcu, yakın arkadaşlarına moral ve motivasyon olarak iyi durumda olduğunu ve sabırla İngiltere'de kalıp kendini göstereceğini söylüyor.

Geri dön Tuncay

A Milli Futbol Takımı'nın Malta ile 2-2 berabere kaldığı maçta, Middlesbrough'taki temsilcimiz Tuncay Şanlı, ortaya koyduğu futbol ile hayal kırıklığı yarattı. Teknik direktör Fatih Terim, yıldız futbolcuyu 66. dakikada oyundan alarak yerine Deniz Barış'ı sahaya sürdü. Milli Takım'da istikrarlı bir grafik çizen, Tuncay'daki düşüşün maç eksiğinden kaynaklandığı vurgulanıyor.

DAUM:Tuncay sıçrama yapacak

Tuncay'ın eski hocası Christoph Daum, milli oyuncu için, "O çok yetenekli bir futbolcu. Tuncay son yıllarda hep üstüne koyarak kendini geliştirdi. Daha iyi olacaktır. Çok fazla potansiyeli var. İngiltere'de uyum sürecinde. Hemen F.Bahçe'deki performansının yüzde yüzünü beklemek yanlış olur. Farklı arkadaşlar, farklı bir kültür içinde. Middlesbrough onun için olumlu bir kulüp. İlerleyen haftalarda gerçek gücünü ortaya koyacağını umuyorum. 4 yıllık sözleşme imzaladığı Middlesbrough'tan beklenen sıçramayı yapacağına inanıyorum. Onun gibi bir futbolcuyu her teknik adam ister.

Semih: Shevchenko bile yedek

Tuncay'ın Fenerbahçe ve Ümit Milli Takımı'ndaki en yakın arkadaşlarından birisi olan Semih Şentürk'ü aradık. Onun yorumunu istedik. Fazla konuşmadı ama bir cümle ile bir çok şeyi söyledi. Bir hafta önce telefonla konuştuğu Tuncay'ın hayatından memnun olduğunu dile getiren Semih'e "Peki neden oynamıyor?" diye soru yönelttik. Çok net bir cevap verdi: "Shevchenko bile yedek. Orası İngiltere. Tuncay'ın yedek kalması neden bu kadar büyütülüyor ki? "

Kemal: Maç eksiği var

Fenerbahçe'nin bir başka genç oyuncusu Kemal Aslan da eski arkadaşını savundu. Tuncay'ın Milli Takım'daki performansını maç eksiğine bağlayan Kemal, "Bu bir takım oyunudur. Milli Takım'da sadece Tuncay mı kötü oynadı. Benim tanıdığım Tuncay çok kısa sürede hem İngiltere'de, hem de Milli Takım'da gerçek gücüne ulaşacaktır. Ona gerekli desteği ve morali vermemiz gerekiyor" diye konuştu.

Ümit Özat: Konu abartılıyor

Sezon sonunda Tuncay ile birlikte yurt dışına transfer olan Ümit Özat, eski takım arkadaşının durumunun fazla abartıldığını söyledi. Tecrübeli futbolcu, "Şu anda yedek olabilir. Bu her zaman yedek kalacağı anlamına gelmez. Avrupa'da böyle bir düşünce yok. Gideli henüz 3 ay oldu. Ailesinden ve arkadaşlarından uzakta. Onu iyi anlamak gerekiyor. Bunlar normal şeylerdir" dedi. Ümit son olarak, "Türkiye'ye gelenlerin uyum sürecinde nasıl zorlandıklarını biliyoruz. Üstelik Türkiye'de futbolculara sağlanan imkanlar, Avrupa'da yok" diye konuştu.

Can BARTU

Gitme demiştim

Tuncay İngiltere'ye adaptasyon sürecinde. Türkiye'den sonra beyin olarak kendini yenilemeye çalışıyor. Şu anda oynadığı futbol, futbol değil. O zaman biz yazımda "gitme" demiştim. Fenerbahçeliler ve yönetim seviyordu. Kötü oynasan sabır gösteriyorlardı. Orada bir şeyleri ispat etmesi gerekiyor. Bir de kötü bir takıma gitti.

Orada ona yardımcı olacak kalitede oyuncu da yok. En azından 6-7 ay beklemek lazım. Tuncay azimli bir çocuk. Durumu değiştirebilir. Üst düzey teknik kapasitesi yoktu. Kalbi ve enerjisiyle oynuyordu. Orada sadece kalp yeterli olmuyor. Başka meziyetlerini de ortaya koyması lazım. Teknik beceri, oyuna hakim olma ve zamanında pas atabilme gibi.

Altan TANRIKULU

Şanssız başladı

Tuncay'ın İngiltere'deki performansı ile Milli Takım'daki performansını ayrı ayrı değerlendirmek lazım. İngiltere dünyanın en gözde futbolcularının buluştuğu ortam. Orada yedek kalmayı hazmedebilmeli ve öğrenmeli Tuncay. Ama sürekli olarak oynamak için de oyunda kaldığı süreleri verimli kullanması gerekiyor.

Tuncay'ın şanssızlığı şimdi kendi yerine oynaya Aliadiere'nin ilk lig maçında boş kaleye verdiği pası değerlendirememesi oldu. Fransız futbolcu o golü atsa, Tuncay asistini yapmış olacak ve ilk haftadan yerini sağlamlaştıracaktı. Milli maçlarda ise sadece Tuncay'da değil, takımda bir düşüş var. İlk onbir sürekli değişiyor. Belki de Tuncay bundan etkileniyor.

Ercan SAATÇİ

Zaman gerekiyor

Tuncay gitmeden önce Fenerbahçe tribünlerinin ve taraftarın ilahıydı. Gittiği kulüpte henüz bunu yakalamış değil. Yakalayacak konumda da değil. Giderken formunun zirvesindeydi. Bambaşka bir takımda, bambaşka bir pozisyonda yeniden kendini yakalamaya gayret ediyor. Bu da zaman alacaktır. Yediği yemekten, dinlediği müzikten, arkadaşlıktan, antrenman sahasındaki psikolojisine kadar her şeyi değişen Tuncay'ın çok zamana ihtiyacı var. Kendine bir yol seçti. Tercihini yaptı ve bu yolda başarılı olmak için çok çalışması gerektiğini biliyor. Zamanı iyi değerlendireceğini ve bu işin altından kalkacağını düşünüyorum. Kısaca zamana ihtiyacı var.

Sky Sports Şanlı'ya 5.6 puan verdi

Büyük umutlarla Middlesbrough'a gelen Tuncay Şanlı'ya İngiliz Premier Lig maçlarını yayınlayan Sky Sports, milli fuybolcunun oynadığı maçların ortalaması olarak 10 üzerinden 5.6 puan verdi.

Vasat oyuncular için verilen 6 puanın da altında alan Tuncay Şanlı, 84 dakika oynadığı ilk maçında İngiliz gazetelerinden 8 puan alarak göz doldurmuştu. Middlesbrough'nun ikinci hafta Wigan'a 1-0 mağlup olduğu maçta çok kötü fulbol oynayanların içinde en iyisi gösterilen Tuncay'ın Fulham maçından sonra yedeklere düştüğü görüldü.

2-2'lik Newcastle maçında 73. dakikada Aliadiere'nin yerine giren milli futbolcumuzun 90. dakikada sarı kart görmesi hayranlarını kızdırdı. 

Kongo'nun golü Nonda'dan

Afrika Uluslar Kupası elemelerinde mücadele eden Demokratik Kongo, sahasında konuk ettiği Libya ileKongo'nun golü Nonda'dan  berabere kalırken, takımın tek golünü 39. dakikada Shabani Nonda kaydetti.

Konuk ekibin golü ise ikinci yarının ilk dakikalarında Khaled Hussein'den geldi. Nonda, ülkesinin formasını tam 2 yıl aradan sonra giymesine rağmen, son derece etkili bir futbol ortaya koydu. Ancak vatandaşları kendisine ayak uyduramayınca, puan kaybı kaçınılmaz hale geldi. 30 yaşındaki futbolcu, mücadele sonrası yaptığı açıklamada, takımını galibiyete taşıyamadığı için çok üzgün olduğunu belirtti.



Federer 12'den vurdu!

Sezonun son Grand Slam turnuvası olan ABD Açık final mücadelesinde, dünyanın bir numaralı raketi İsviçreliFederer 12'den vurdu!  Roger Federer, turnuvanın 3 numaralı raketi Sırp Novak Djokovic'i 3 set sonunda 7-6, 7-6 ve 6-4 yenerek 12. Grand Slam Şampiyonluğu'na ulaştı.

Maça iki tenisçi de iyi başladı. İlk sette bir çok defa servis puanı yakalayan Djokovic heyecanından ötürü bunların hiçbirini değerlendiremedi ve ilk seti tie-break belirledi. Seti 7-6 almayı başaran Federer, ikinci sete iyi başlayamadı. Bu sette Djokovic 4-1 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı ve bu seti de tie-break sonucu 7-6 kaybetti. 3. sete morali bozuk başlayan Djokovic, oyunda üstünlüğü bir türlü eline geçiremedi. Federer'i zorlamasına rağmen tecrübe eksikliğinden dolayı maçta Federer'e üstünlük kuramayan Djokovic hiç set alamadan finalde kaybetti.

Roger Federer, bu sonuçla ABD Açık'ı 4. kez üst üste kazanırken, efsane tenisçi Pete Sampras'ın 14 Grand Slam Şampiyonluğu rekorunu yakalamaya ise bir adım daha yaklaştı.

US Open kraliçesi Henin

Sezonun son Grand Slam turnuvası olan ABD Açık yarı final mücadelesinde, dünyanın bir numaralı raketi Belçikalı Justine Henin, 4 numaralaı seribaşı Rus Svetlana Kuznetsova'yı 6-1 ve 6-3'lük setlerle 2-0 yenerek kariyerindeki yedinci grand slam zaferine ulaştı.

2004 yılında kazandığı ABD Açık'ta bu yıl finale yükselen Kuznetsova karşılaşmadan sonra yaptığı açıklamada, Henin'i kutlayarak, "Burada muhteşem oynadı ve bana şans tanımadı" dedi.

Çeyrek finalde Villiams kardeşleri eleyerek Martina Hingis'den sonra bir ilke imza atan ve finalde de Kuznetsova'yı korttan silen Belçikalı raket Henin ise kupa seramonisinde yaptığı konuşmada, Mutluluğunu seyircilerle paylaşarak, ABD'de keyifli bir iki hafta geçirdiğini ve turnuvaya boyunca iyi oynayarak şampiyonluğu hakettiğini söyledi.

Ayrıca Henin, 2002'de şampiyon olan Serena Williams'tan sonra Amerika Açık finalini set vermeden kazanan ilk tenisçi oldu. Henin, birincilik ödülü olarak 1.4 milyon doların da sahibi oldu. Kuznetsova ise 700 bin dolar kazandı.

İtalya'da McLaren ve Alonso şov!

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun 13. yarışı olan İtalya Grand Prix'si Monza
İtalya'da McLaren ve Alonso şov!  Pisti'nde zafer McLaren pilotu Fernando Alonso'nun oldu. İspanyol pilot böylelikle bu sezonki 4. birinciliğini elde ederken, kariyerinde ise 19. kez mutlu sona ulaştı. Aynı zamanda McLaren Monza'daki ilk zaferini de bu yarışla kazandı.

İkinciliği diğer McLaren pilotu Lewis Hamilton elde ederken, üçüncü sıra Ferrari pilotu Kimi Raikkonen'in oldu. BMW Sauber pilotlarından Nick Heidfeld dördüncü olurken, beşinciliği Robert Kubica elde etti. Altıncılığı Williams pilotu Nico Rosberg, yedinciliği Renault pilotu Heikki Kovalainen elde ederken, sekizincilik ise Honda pilotu Jenson Button'ın oldu.

Yarışın en büyük sürprizini ise Lewis Hamilton gerçekleştirirken, son turlarda pit sonrası Kimi Raikkonen'in arkasında kalan İngiliz pilotun herkes üçüncü olmasını beklerken, yaptığı atakla Kimi Raikkonen'i geride bıraktı ve ikinciliğe tekrar yükselip, yarış sonuna kadar bu üstünlüğünü korudu. Böylelikle Ferrari'nin evinde McLaren takımı çifte zafere ulaştı.

Formula 1 tarihinin en eski ve en hızlı yarışı İtalya Grand Prix'si kıyasıya bir mücadeleye sahne olurken, önemli pilotlar ise yarış dışı kaldı. Ferrari pilotu Felipe Massa aracının bozulmasından ötürü yarış dışı kalırken, araçlar 6 tur güvenlik aracını takip ettiler. Red Bull pilotu David Coulthard ise bariyerlere çarparak yarış dışı kaldı.

« Önceki ::






TV Rehberi



Google

Sektör türkiye sektörler
Site Map