<
Sporun Her Türü,güncel spor haberleri,yorumları,golleri,videoları,canlı sonuçlar,tv de spor





Haberleri İzleyebilmek İçin Alttaki Yazıyı Tıklayın...



12.10.2007


Terim'in kafasındaki 11...

Pazar günü Riva'da kampa giren Ay-Yıldızlılar, 5 gündür yoğun bir çalışma temposuyla bu zorlu karşılaşmaya iyi şekilde hazırlanmaya çalıştı.

A Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Riva'da yapılan kampta Ay-Yıldızlı oyuncuları gündüz taktik ağırlıklı antrenmanlarla akşam da sık sık düzenlediği toplantılarla Moldova maçına en iyi şekilde hazırladı. Kale, savunma ve orta saha ve forvet oyuncularıyla ayrı ayrı ilgilenen Terim, kafasında da ilk 11'i iyice şekillendirdi. Tecrübeli teknik adam, son maçlarda formda bir görüntü çizen Volkan Demirel'i yeniden kaleye geçirmeyi planlıyor. Savunmanın sağında Mehmet Topuz, solunda ise İbrahim Üzülmez forma giyecek. Terim, hemen hemen bütün taktik idmanlarda bu iki oyuncuya şans verdi. Savunmanın göbeği ise Servet Çetin ile Gökhan Zan'a emanet. Gökhan'ın yeniden sakatlanması halinde ise Emre Aşık oynayacak. Moldova karşısında en çok görev orta sahaya düşecek. Tecrübeli teknik adam, büyük ihtimalle orta sahayı Arda Turan, Emre Belözoğlu, Mehmet Aurelio ve Tuncay Şanlı'dan oluşturacak. Puan kaybedilen Norveç, Bosna-Hersek ve Malta maçlarında hep kontrataktan goller yiyen Ay-Yıldızlı takım, bu kez Moldova maçında aynı hataya düşmek istemiyor.

Fatih Terim, taktik antrenmanlarda Mehmet Aurelio ve Emre Belözoğlu'na daha çok savunmaya yardım etmeleri görevini verirken, defans oyunculardan da korner ve frikik atışları dışında ileri çıkmamalarını istedi. Terim'in özellikle puan kaybettiğimiz Norveç, Bosna-Hersek ve Malta maçlarının görüntülerini yeniden izleterek, "Hep gol atmayı düşündüğümüz zamanlarda goller yedik. Kontrolsüz hücum yapmak aynı şekilde kalemizde gol görmek anlamına geliyor. Sizden Moldova maçında savunma ve orta sahada çok dikkatli olmanızı istiyorum. Çünkü rakibimiz çok hızlı hücuma çıkıyor. Rakibin hızlı atak geliştirmesine engel olun. Orta sahada oyunu iyi kontrol edersek rakibin ataklara hızlı çıkmasını engelleriz." dediği öğrenildi.

Forvette ise Fatih Terim'in oynatacağı ilk isim Gökhan Ünal, onun da partnerinin Hakan Şükür olması bekleniyor. Terim, sahaya tek forvet çıkması halinde ise orta sahaya bir oyuncu daha kaydıracak. Bu durumda orta sahayı kalabalık tutacak olan tecrübeli teknik adam, rakibe hiç kontratak şansı vermemeye çalışacak. Bu durumda ise Gökhan'a orta sahadan Tuncay ve Arda Turan destek verecek.

"Siyah forma için başvuruda bulunmadık"

Spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, son günlerde gündemin üst sıralarını işgal eden siyah forma konusu hakkında konuştu. Başesgioğlu bunun çok asil bir düşünce olmasına rağmen esprisi olmadığını ve bu konuda alınmış bir izin veya yapılan başvuru olmadığını söyledi. FIFA kurallarına göre FIFA'nın muhatabının hükümet olmadığını dile getiren Başesgioğlu, "Ben şahsen kişisel olarak terör karşısında gösterilen tepkileri çok saygıdeğer buluyorum ama altını çiziyorum; bu konuda birinci derecede sorumluluğu olan devlettir. Devletin de göstereceği tepki ve şekilleri bellidir." değerlendirmesini yaptı. Başesgioğlu, millilerin maça siyah bantla çıkıp çıkmayacağı yönündeki bir soru üzerine de, "Bunlar konuşulur; ama şu anda o şekilde alınmış bir izin veya yapılmış bir başvuru olduğu konusunda bende bir bilgi yok." karşılığını verdi.



TBL'de heyecan başlıyor!

Beko Erkekler Basketbol Ligi'nde 2007-2008 sezonu 13 Ekim Cumartesi günü başlıyor. Birbirinden kaliteli yabancı oyuncu transferlerinin yanısıra bazı lejyonerlerimizin de geri dönüş yaptığı ligimizde takımların durumlarını sizler için değerlendirdim...

Alpella

Geçtiğimiz sezon Ülker altyapısını iki genç ve uyumlu ABD'li ile takviye eden ve beklenin üzerinde bir performans gösteren Alpella'da hedef yeni sezonda da benzer bir göstermek olacak. Alaattin Yakan'ın öğrencileri sezon öncesi Curtis Withers ve Caner Öner'i kaybetmesine rağmen Opel Türkiye Kupası'nda çeyrek finale kalarak geçtiğimiz sezon yakaladığı başarılı performansı sürdüreceğinin sinyallerini verdi.

Geçtiğimiz sezona göre çok daha güçlü bir hale gelen Beko TBL'de, Marshall Strickland, Ömer Aşık ve Damien Kinloch gibi oyuncuların sürüklediği genç İstanbul temsilcisinin ilk hedefi yine kümede kalmak olacaktır.

Antalya Büyükşehir Belediyesi

Ligin yeni ekiplerinden Antalya Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz sezon Doğan Hakyemez'i Genel Menajerliğe getirerek organizasyon anlamında önemli bir transfere imza attı. Bu sezon öncesi ise Orhun Ene'yi head coachluğa, geçtiğimiz sezon Darüşşafaka ile önemli işler yapan Altar Tunçkol'u ise asistan coachluğa getiren Güney temsilcisi, Can Akın ve Ersin Görkem gibi yerli oyuncuların yanısıra Ricardo Marsh gibi Türkiye'yi tanıyan, başarılı bir yabancı oyuncuyu kadrosuna dahil etti.

Opel Türkiye Kupası'nda galibiyet alamadan elenen Antalya Büyükşehir Belediyesi, yeni kurulan kadrosuyla adaptasyon süreci geçirmesi muhtemel. Diğer takımların da kadro kalitesi göz önüne alındığında Orhun Ene'nin öğrencileri için playoff'a kalmak hedef, Avrupa Kupaları'na katılmak ise başarı sayılacaktır.

Bandırma Banvit

Balıkesir temsilcisi bu sezon öncesi de çok önemli yerli ve yabancı transferler ile kadrosunu güçlendirdi. İnanç Koç ve Ümit Sonkol gibi geçtiğimiz sezon başarılı olan iki oyuncunun yanısıra Fransa Ümit Milli Takımı guardı Mickael Mokongo ve Fransa Ligi'nin başarılı forvetlerinden Chris Hill takıma dahil edildi. Diğer transferleri de bunlara ekleyecek olursak Bandırma Banvit'in yeni sezonda da özellikle iç sahada büyüklerin belalısı olacağını söyleyebiliriz.

Zirvedeki üç büyükler, Türk Telekom ve Efes Pilsen ile bütçe ve kadro kalitesi olarak kıyaslandığında yetersiz kalsa da Bandırma Banvit için bu beşlinin arkasında yer almak makul bir hedef, bu takımlardan en az birini alta almak ise başarı sayılacaktır.

Beşiktaş Cola Turka

Yeni sezon öncesi Ergin Ataman'ı takımın başına getiren siyah beyazlılar ardından kadrosunu İtalya Ligi Sayı Kralı Rick Apodaca, Euroleague kariyerine sahip Christian Dalmau, Preston Shumpert ve Sandro Nicevic gibi yabancıların yanısıra TAU Ceramica'dan ayrılan Kaya Peker, Ümit Milli Takımımız'ın oyun kurucusu Mehmet Yağmur ve Darüşşafaka'dan Sinan Güler gibi genç yetenekler takıma katıldı. Kağıt üzerinde baştan aşağı yenilenmiş gözüken kadro Kaya Peker dışında kamp dönemini birlikte geçirdiği için çok iyi form tutmuş durumda. Zaten bunu bir hafta içinde G.Saray Cafe Crown gibi bir başka iddialı takımı iki defa yenerek gösterdiler.

Opel Türkiye Kupası'nda da çeyrek finale kalan siyah beyazlılar için bu kadronun şampiyonluk için kurulduğunu tahmin etmek fazla zor olmamalı. Rakiplerinin kurduğu kadrolar göz önüne alındığında siyah beyazlıların playoff yarı finali oynaması makul bir hedefir. Ancak bunun üstü bir sonuç da fazla sürpriz sayılmaz.

CASA TED Ankara Kolejliler

Geçtiğimiz sezon çok başarılı üç yabancıyı kadrosuna dahil eden CASA TED Ankara Kolejliler, bu sezon Ricky Shields dışındaki yabancılarını elinde tutamadı. Yeni gelen isimler çok kötü olmasalar da asla Hansen, Davis, Jensen ve Green ayarında değiller. En azından elendikleri Opel Türkiye Kupası'nda öyle gözüktüler.

Geçtiğimiz sezonun flaş ekipleri arasında yer alan Ankara ekibinin, güçlenen rakiplerini de göz önüne alırsak aynı performansını bu sezonda da göstermesi pek kolay olmayacak. Bu bakımdan playoff biletini almaları kendileri için başarı sayılacaktır.

Darüşşafaka

Geçtiğimiz sezon kısıtlı kadrosuna rağmen playoff'a kalmayı başaran Darüşşafaka, o kısıtlı kadrounun önemli isimlerini elinde tutamadı. Üç ABD'li oyuncuyla kadrosunu nisbeten derinleştiren İstanbul ekibi tecrübeli coach Atilla Çakmak yönetiminde önce ligde tutunma ardından da playoff'a kalma mücadelesi verecek.

Opel Türkiye Kupası'ndaki performansıyla pek olumlu sinyaller vermeyen yeşil beyazlıların ligde tutunmaya çalışacaklarını düşünüyorum.

Efes Pilsen

Yeni sezonda şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri Efes Pilsen olacak. Takımın başına Avrupa Şampiyonu Rusya'nın coachu David Blatt'i getiren Biracılar, Drew Nicholas dışındaki yabancılarını değiştirirken Serkan Erdoğan ve geçtiğimiz sezon kiraladıkları Ender Arslan'ın gelişiyle iyice güçlendiler. Özellikle Beko TBL'de 3+2 kuralının varlığı düşünüldüğünde Serkan ve Ender gibi yerli yıldızların önemi daha çok artıyor.

Tam olarak ölçü olmasa da Minnesota Timberwolves önünde beğeni toplayan lacivert beyazlılar hücumu daha fazla düşündüğü yeni oyun sistemiyle lige damgasını vuracak ekipler arasında yer alıyor. Kanımca yaşamaları muhtemel tek problemleri uzun soluklu Beko TBL ve Euroleague maratonunda Rashad Wright&Ender Arslan'dan oluşan oyun kurucu rotasyonunun yeterli olamaması. Serkan Erdoğan ve Drew Nicholas'ı bu bölgeye kaydırma şansına sahip olsalar da Wright'ın yerine daha iyi bir yabancı guard alınabilirdi.

Beko TBL'de şampiyonluk olarak hedefleyen ve mevcut kadrosu bunun için yeterli olan Efes Pilsen için bir diğer hedef de Euroleague Final Four'u olacaktır.

Fenerbahçe Ülker

Son şampiyon Fenerbahçe Ülker'in, Aydın Örs'ün yerine takımı Bogdan Tanjevic'i getirmesi belki de bu sezon yaptıkları en ciddi değişiklik olarak göze çarpıyor. Tecrübeli coach, Slovenler'in gelecek vaadeden yetenekleri Emir Preldzic ve Gasper Vidmar'ın yanısıra NBA patentli forvet James White ve genç forvet Serhat Çetin ile kadrolarını güçlendirdiler. Sarı Kanaryalar ayrıca Eddie Basden dışındaki yabancıları da kadrosunda tutmaya karar verdi.

İlk ciddi sınavını Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Efes Pilsen karşısında verecek olan Tanjevic'in öğrencileri için hedef Beko TBL'de şampiyonluk ve Euroleague'de en azından TOP 16 olacaktır.

Galatasaray Cafe Crown

Sezona flaş transferlerle giren bir diğer takım da Galatasaray Cafe Crown oldu. Cüneyt Erden gibi başarılı bir oyun kurucunun yanısıra Avrupa'dan dönüş yapan Hüseyin Beşok ile pota altını güçlendiren sarı kırmızılar yabancı transferinde ise Alba Berlin'den William Avery ve Chris Owens, DKV Joventut'lu Richard Gaines ve Utah Jazz'lı Dee Brown ile anlaştı.

Takımın geç kurulması nedeniyle henüz form tutamaması, Opel Türkiye Kupası'ndan elenmelerine yol açarken Avery'nin şimdiden takımdaki geleceği tartışılmaya başlandı. Tüm bu olumsuzlukları en kısa zamanda ortadan kaldırabilirlerse sarı kırmızılı ekibin geçtiğimiz sezondan daha başarılı olmamaları için hiç bir neden yok. Murat Özyer için Beko TBL'de en az yarı final, ULEB Cup'da ise sekizli finale kalmak makul bir başarı sayılacaktır.

Kepez Belediyespor

Ligin bir diğer yeni ekibi Kepez Belediyespor kadrosunu neredeyse baştan aşağı yeniledi. Hakan Köseoğlu ve Ufuk Kaçar gibi yerli yetenekleri kadrosuna dahil eden Antalya temsilcisi yabancı oyuncu transferinde de dört oyuncuyla anlaştı.

Elendikleri Opel Türkiye Kupası grup maçlarında yabancılar olumlu izlenimler bırakırken takım başarısı olarak pek başarılı oldukları söylenemez. Uyum sürecini erkenden atlatmayı başarırlarsa Güney temsilcisi en azından ligde kalacak bir pozisyonda yer alabilir. Aksi halde şu an gösterdiği performansla küme düşmesi muhtemel takımlar arasında yer alıyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi

Bir diğer Güney temsilcisi Mersin BŞB. ise askerlik görevini tamamlayan genç antrenör Ahmet Çakı yönetiminde önemli transferler yaptı. Geçtiğimiz sezon Darüşşafaka'nın başarılı performansında çok önemli bir paya sahip olan Polat Kocaoğlu ile anlaşan Mersin, yabancı oyuncu transferinde ise ligimizin tanıdık isimlerinden Vrbica Stefanov ve üç ABD'li oyuncuyu renklerine dahil etti.

Zorlu bir grupta yer aldıkları Opel Türkiye Kupası'nda gruptan çıkamayan Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde, güçlenen rakiplerin varlığı göz önüne alınırsa playoff biletini almak ve önceki sezonlarda yakalamakta zorlandıkları kadro istikrarını korumak kendileri için yeterli olacaktır.

Mutlu Akü Konya Selçuk Üniversitesi

Geçtiğimiz sezon özellikle iç sahada başarılı bir sergileyen Konya ekibi Mutlu Akü Konya Selçuk Üniversitesi, Mete Babaoğlu yönetiminde transfer döneminde kadrosunu dört yabancıyla güçlendirdi.

Elendikleri Opel Türkiye Kupası'nda, başta Kevin Braswell olmak üzere başarılı bir performans sergileyen yabancılara, geçtiğimiz sezon Yunus Çankaya'nın yaptığı katkıları devam ettirecek yerli isimlerin çıkmaması durumunda sadece yabancı oyuncuların performanslarıyla bir yerlere gelmeleri pek kolay olmayacak. Bu bakımdan Banvit'e giden Yunus'un rolünü üstlenecek yerli oyuncu ya da oyunculara ihtiyaç duyulacaktır.

Mevcut performans ve kadro yapısına göre Mutlu Akü Konya Selçuk Üniversitesi'nin playoff oynaması kendileri için makul bir hedef olacaktır.

Oyak Renault

Geçtiğimiz sezon son anda küme düşmekten kurtulan Beko TBL'nin Bursa'daki tek temsilcisi Oyak Renault, bu sezon kadrosunda üç ABD'li oyuncunun yanısıra Ömer Kahyaoğlu ve Nedim Dal gibi ligimizin tecrübeli yerlileriyle kadrosunu takviye etti.

Özellikle yabancı oyuncuların başarılı performansları, Beşiktaş Cola Turka, Galatasaray Cafe Crown ve Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin yer aldığı gruptan lider çıkarak Opel Türkiye Kupası'nda çeyrek finale kalma başarısını göstermelerini sağladı. Bu beklenmedik başarıyla Bursa ekibi şimdiden ligin sürpriz ekipleri arasında yer alacağının sinyallerini vermeye başladı ancak öncelikle bu performans ve kadro istikrarını arttırarak sürdürmeleri gerekiyor. Çünkü bu sezon özellikle alt sıralarda birbirine denk çok fazla takım var. Bu bakımdan Oyak Renault'nun ligde kalması makul bir hedef, playoff'a kalmalarının ise başarı sayılacağını düşünüyorum.

Pınar Karşıyaka

İzmir temsilcisi Pınar Karşıyaka ise yıllardır istikrar ve başarıyı aynı anda sezon boyu sürdüremeyen takımlar arasında yer alıyor. Özellikle maddi sorunlardan ötürü yıllardır yabancı transferlerinde yıl içinde yaşanan sorunlar takımın lig tablosundaki yerini etkilemeye devam etti.

Asım Pars, Valentin Pastal ve Barış Ermiş gibi milli oyuncuların yanısıra üç yabancı oyuncuyla kadrosunu güçlendiren Ege temsilcisi, Opel Türkiye Kupası'nda TTNET Beykoz gibi güçlü bir takımı yenerek Efes Pilsen'in ardından ikinci sırada yer aldı ve çeyrek finale kalma başarısını gösterdi.

Kadro istikrarını korumayı başarırlar ve basketbol dışı konularla uğraşmak zorunda kalmazlarda ateşli seyircisiyle Ahmet Kandemir'in öğrencilerinin bu sezon playoff oynayacaklarını tahmin ediyorum.

TTNet Beykoz

Geçtiğimiz sezon son hafta oynanan maçlarla ligde kalan Beykoz, TTNet sponsorluğunu aldıktan sonra kadrosunu neredeyse baştan aşağı yeniledi. Öncelikle takımın başına deneyimli coach Çetin Yılmaz'ı getiren İstanbul ekibi, Gregory Grays, Clarence Gilbert ve Chris Burgess gibi daha önce Türkiye'de forma giymiş üç yabancı oyuncu ve Alper Yılmaz, Umut Görür, Umut Tınay ve Caner Öner gibi yerli yetenekleri kadrosuna dahil etti.

Kağıt üzerindeki başarılı kadrosuna rağmen Opel Türkiye Kupası'nda Pınar Karşıyaka'ya kaybederek gruptan çıkamayan sarı siyahlılar yine de Beko TBL'de playoff oynamaya aday ekipler arasında yer alıyor. Geçtiğimiz sezon CASA TED Kolejliler'in yaptığı çıkışı bu sezon daha geniş kadrolu TTNet Beykoz'da görebiliriz. Bu bakımdan Beykoz'un bu sezon muhtemelen playoff'lara kalacağını, Avrupa Kupaları'na katılma hakkını elde etmelerinin ise beklentilerin üzerinde bir başarı sayılacağını düşünüyorum.

Türk Telekom

Geçtiğimiz sezona müthiş bir başlangıç yapan ancak daha sonra hızı kesilen, playoff'larda ise yarı finalde elenen Ankara temsilcisi Türk Telekom, bu sezon öncesi yaptığı transferlerle Beko TBL ve ULEB Cup'da şampiyonluk hedeflediğini gösterdi. Tutku Açık, Muratcan Güler ve Haluk Yıldırım gibi yerlileri kadrosunda tutan mavi beyazlılar, Avrupa devlerinin kıskacındaki ABD'li forvet Erwin Dudley ile de anlaşarak çok önemli bir iş başardı.

Transferde ise Beşiktaş formasıyla yıldızlaşan Khalid El Amin ve Michael Wright'ın yanısıra Alman temsilcisi Opel Skyliners Frankfurt'un Euroleague'de oynadığı dönemdeki en önemli oyuncularından biri olan Chris Williams'ı kadrosuna dahil eden Telekom yerli transferinde ise Barış Özcan ve Bekir Yarangüme gibi iki skorer isimle anlaştı.

Adem Ören dışında gerçek bir pivotu olmayan Telekom'un bu zaafını hızlı oyunlarla avantaja çevirmeyi devam ettirdiği sürece başarılı performansını sürdürmesi muhtemel.

Tecrübeli coach Ercüment Sunter yönetimindeki Türk Telekom'un bu takviyelerle Beko TBL ve ULEB Cup'da şampiyonluktan başka bir hedefe odaklanması düşünülemez.

Gitmeleri isabet olmuş

Galatasaray'dan gönderilmesi tartışılan ve bir kesimin ciddi şekilde muhalefet ettiği İliç, Heinz gibi isimler yeni takımlarında da bir türlü başarılı sergileyemiyor. 1 milyon dolara Avusturya'nın Salzburg takımına transfer olan Sasa İliç burada Türkiye'deki günlerini bile aratıyor. Fizik kondisyon yetersizliği nedeniyle Galatasaray forması giyerken, neredeyse hiçbir maçı 90 dakika tamamlayamayan Sırp yıldız, Salzburg da aynı özelliğini sürdürüyor. İliç 12 maçta 5 kez oyuna sonradan girdi, 7 karşılaşmanın ise 11'inde başladı. Ancak aldığı süre 551 dakikayla sınırlı kaldı. İliç maç başına 45 dakikayla yani yarım devreyle oynuyor. Henüz golü bulunmayan tecrübeli futbolcu sadece 2 asist yapabildi.

Heinz küme düştü!

Geçen sezonu St.Etienne de geçiren Marek Heinz da bu yıl 2. Lig'e düştü. Yeşil-Beyazlılar ile yollarını ayıran 30 yaşındaki Çek oyuncu, 2. Lig ekiplerinden Nantes'a gitti. Ancak gözden düşen Heinz 11 maçın altısında forma giyebildi ve toplam 323 dakika (Maç başına 53.3 dakika) süre alabildi. Yeşil-Sarılılar, Fransa 2. Ligi'nde lider ama Heinz'ın onlara bir katkı sağladığı söylenemez. Çünkü Çek yıldızın ne golü, ne asisti var. Galatasaray kalesinde devleşen Mondragon da Cim Bom'daki performansını aratıyor. Daum'un çalıştırdığı Köln'e giden Mondi ilk 9 haftanın 7'sinde forma şansı buldu. Kolombiyalı eldiven 7 maçta kalesinde 10 gol gördü. Bu da Mondi'ye yakışmadı.

Japon mucizesi

Gidenler arasında iyiler yok mu? Tabiki var. Rubin Kazan'a giden Tomas takımın değişmezleri arasında ve savunmanın temel taşı konumunda. İlginç olan ise Galatasaray'da çok eleştirilen İnamoto Frankfurt'un bu sezonki çıkışında büyük rol oynuyor. Japon orta saha oyuncusu 7 maçta forma giydi. İnamoto; Streit ve Pröll'ün ardından Kicker dergisinin not ortalamasında 3.21'le takımın en başarılı üçüncü ismi.



En büyük kupa F.Bahçe'nin

Basketbol 23. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı Efes Pilsen'i son saniye basketiyle 79-77 yenen Fenerbahçe ÜlkerEn büyük kupa F.Bahçe'nin  kazandı. Fenerbahçe Ülker'e kupasını Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen verdi.

Ankara Atatürk Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmaya Ankaralı sporseverler büyük ilgi gösterirken, karşılaşmayı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) Genel Müdürü Mehmet Atalay ve Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel de izledi.

Lig şampiyonu Fenerbahçe Ülker ile kupa şampiyonu Efes Pilsen arasında oynanan karşılaşmaya, Sarı-lacivertli ekip hızlı başladı. Karşılaşmaya üst üste hızlı hücumlarla başlayan Sarı-lacivertliler ilk 4 dakikayı 10-4 önde tamamladı. Efes Pilsen, hücumlardan eli bol dününce ve savunmada da İbrahim'i tutmakta zorlanınca Fenerbahçe Ülker, 6. dakikada durumu 18-6 yaptı. Üç sayılık atışlarda iyi bir yüzde tutturan Fenerbahçe Ülker, 25-10'luk skorla farkı bir ara 15 sayıya çıkardı. Efes Pilsen, ilk periyodun sonlarında farkı azaltsa da Fenerbahçe Ülker, ilk çeyreği 25-17 önde tamamladı.

İkinci periyoda ise Efes Pilsen iyi başladı. İyi savunma yapan lacivert-beyazlılar, Gregory ve Ermal ile sayılar bularak farkı 4 sayıya kadar indirdi. İbrahim'in devreye girmesiyle yeniden sayılar bulmaya başlayan Fenerbahçe 25. dakikayı 32-24 önde geçti. İlk yarının son 2 dakikasına Fenerbahçe Ülker 39-35 önde girerken, devrenin sonunda Preldzic'in serbest atıştan bulduğu sayılarla ilk yarıyı 43-37 önde tamamladı.

İkinci yarının ilk 3 dakikasında 8-1'lik bir seri yakalayan Fenerbahçe Ülker, 23. dakikayı 51-38 önde geçti. Sarı-lacivertliler, İbrahim ve Oğuz ile basketler bularak, karşılaşmanın 25. dakikasını 14 sayı farkla 56-42 önde geçti. Sarı-lacivertliler bir ara farkı 17 sayıya kadar çıkarsa da Efes Pilsen istekli oyunuyla son 2 dakikada farkı 9 sayıya kadar indirerek durumu 59-50 yaptı. Son 2 dakikada rakibine 7-4'lük üstünlük sağlayan Efes Pilsen, farkı 6 sayıya indirdi ve Fenerbahçe Ülker son çeyreğe 63-57 önde girdi.

Efes Pilsen maçın son çeyreğine savunmada ve hücumda çok istekli başladı ve 34. dakikada Hutson'ın basketiyle maçta ilk defa 67-66 öne geçti. Karşılaşmanın son bölümü büyük heyecana sahne olurken son 1 dakikaya Efes Pilsen 73-72 önde girdi. Fenerbahçe Ülker, Solomon'un önce teknik faul daha sonra hücumda bulduğu sayılarla son 20 saniyeye 77-73 önde girdi. Efes Pilsen son hücumda kazandığı teknik faulde Nicholas ile 1 sayı buldu. Oyuna kenardan başlayan Efes Pilsen'de Ender 3 sayılık atış kullanırken Solomon faul yaptı. Ender 3 atışını da sayıya çevirince son 10 saniyeye 77-77 eşitlikle girildi. Son hücumda Fenerbahçe Ülker, Solomon'un son saniye basketiyle durumu 79-77 yaptı ve 23. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi oldu.

SALON: Ankara Atatürk
HAKEMLER: Halil Baldemir , Zafer Yılmaz , Serdar Ünal 
FENERBAHÇE ÜLKER: Solomon  19, Ömer  8, İbrahim  23, Mirsad  3, Vidmar  2, Damir Kaan  6, Oğuz  12 , Semih  2, White  2, Preldzic  2
EFES PİLSEN: Nicholas  7, Wright , Mustafa Abi  2, Kerem Gönlüm  4, Woods  5, Serkan , Gregory  21, Hutson  25, Ermal  4, Ender  9
1. PERİYOT: 25-17 (Fenerbahçe Ülker)
DEVRE: 43-37 (Fenerbahçe Ülker lehine)
3. PERİYOT: 63-57 (Fenerbahçe Ülker lehine)
5 FAUL: Mirsad (27.11)



Uslu: "Takımı çekecektik"

Fenerbahçe Asbaşkanı Mahmut Uslu, karşılaşma sonrası yaptığı değerlendirmede "Neredeyse takımı sahadan çekecektik. Ancak makama saygıdan dolayı mücadelemizi sürdürdük" dedi. Özellikle ikinci yarıda Fenerbahçeli oyunculara yapılan sert faullere hakemlerin kayıtsız kaldığını belirten Uslu, "Neyseki başkanımız sağduyulu davrandı. Hakemlerin kasıtlı olduğunu sanmıyorum ama formsuzlarsa dinlendirilmeleri gerekir" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı 4. kez müzesine götürme başarısını gösteren Fenerbahçe Ülker'in coachu Bogdan Tanjevic, "Türkiye Kupası'nın ardından böylesine önemli bir rakibi yenerek Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazandığımız için çok mutluyum" diye konuştu.

Tanjevic, galibiyette en büyük payın seyircilerde olduğunu ifade ederek, "Sezona bu şekilde başlıyor olmak bizim için büyük bir moral oldu. Bu galibiyeti gerçekten çok istemiştik. Müthiş taraftarımızın desteğiyle bunu başardık. Bu açıdan onlara teşekkür borçluyuz" yorumunu yaptı.


Rakiplerimizi tanıyalım...

Temsilcimiz Galatasaray, Bordeaux (Fransa), A.Wien (Avusturya), Panionios (Yunanistan), Helsingborg (İsveç) ekipleriyle H Grubu'nda buluştu. Rakiplerimize kısa kısa bakmak gerekirse...

FC Girondins de Bordeaux

Fransız ekibi maçlarını 34 bin kişilik Stade Chaban Delmas Stadyumu'nda oynuyor. Fransız ekibi ligi geçtiğimiz sezon 6. sırada tamamlamıştı. Bu sezon takıma katılan yeni isimler ise Souleymane Diawara (defans, Charlton, David Bellion (forvet, Nice), Alou Diarra (orta saha, Lyon), Mathieu Chalmé (defans, Lille). Sezon başında ise takımdan Faubert, Rio Mavuba, Jean-Claude Darcheville gibi etkili isimler ayrılmıştı. 1996 yılında Bordeaux  Vardar Skopje, Rotor Volgograd, Real Betis, AC Milan ve Sparta Prag'ı sırayla geçerek UEFA'da finale yükselmiş finalde üstün Alman teknolojisi Bayern Münih tarafından yerle bir edilmişti. Takımın teknik direktörlüğünü geçtiğimiz sezonun sonundan beri Fransız isim Laurent Blanc yapıyor. Takım Fransa'daki maçlarını Lacivert ağırlıklı bir forma ile oynarken, deplasmanda beyaz ağırlıklı bir forma ile sahada yer alıyor. Bordeux Fransa Ligue 1'de şu an 4. sırada yer alıyor.

Galatasaray geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde Fransız temsilcisi Bordeaux ile aynı grupta mücadele etmişti. Ali Sami Yen Stadı'nda oynanan ilk maç 0-0 golsüz eşitlikle sona ererken, UEFA Kupası'na katılmak için büyük bir önem taşıyan Grubun son maçında Bordeaux, Fransa'da Galatasaray'ı 3-1 yenmişti. Bu karşılaşmada Arda Turan kırmızı kart görerek Galatasaray'ı 10 kişi bırakmıştı.

Bordeaux'un kadrosu

1   kaleci Kévin Olimpa
16  kaleci Ulrich Ramé (kaptan)
30  kaleci Mathieu Valverde
2  defans Paul Baysse
3  defans Carlos Henrique
6  defans Franck Jurietti
27  defans Marc Planus
18  defans Romain Brégerie
28  defans Benoît Trémoulinas
7  orta saha Johan Micoud
8  orta saha Alejandro Alonso
4  orta saha Alou Diarra
5  orta saha Fernando Menegazzo
10  orta saha Juan Pablo Francia
13  defans David Jemmali
14  defans Souleymane Diawara
17  orta saha Wendel
19  orta saha Pierre Ducasse
20  orta saha Christian Peruchini
22  orta saha Ted Lavie
23  defans Florian Marange
11  forvet David Bellion
12  forvet Edixon Perea
23  forvet Henri Saivet
15  forvet Jussiê
26  forvet Gabriel Obertan
9   forvet Fernando Cavenaghi
29  forvet Marouane Chamakh

Başarıları:
Ligue 1:
1949/50, 1983/84, 1984/85, 1986/87, 1998/99.
Ligue 2: 1991/92.
Coupe de France 3: 1940/41, 1985/86, 1986/87.
Coupe de la Ligue 2: 2001/02, 2006/07
Fransa Süper Kupası: 1986
Coppa delle Alpi: 1980
UEFA Intertoto Cup: 1995/1996

FK Austria Wien

Avusturya Bundesliga'yı geçtiğimiz sezon 6. sırada tamamlayan 1911 yapımı ekip maçlarını 11.800 kişilik Horr Stadion'da oynuyor. Mor-beyazlı ekip iki sezon önce Avusturya Bundesliga'da şampiyonluğa uzanmıştı. Takımı Parits, Georg Zellhofer yönetiyor. Takım 1999 yılında Frank Stronach tarafından satın alınmıştı. 2004-2005 yılında takım yapılan takviyeler ve mali destek ile UEFA'da çeyrek finale kadar yükselerek büyük bir başarı elde etmişti. Ekibin ikinci dünya savaşı öncesinde o zamanki adıyla Mitropa Cup (UEFA Kupası)'nda iki şampiyonluğu bulunuyor. 2005 yılında ise takımın sahibi Stronach'ın revizyon istemesiyle takımın önemli oyuncularından Vladimír Janocko, Joey Didulica, Libor Sionko, Filip Šebo ve Sigurd Rushfeldt ile yollar ayrılmıştı.

Son yıllarda Red Bull'un sponspor olmasınıyla büyük atağa kalkan Salzburg'un gölgesinde kalan Avusturya Wien bu yıl toparlandı ve liderliğe oturdu. Avusturya Bundesliga'da 14 hafta sonunda tek yenilgisi olan A.Wien'in en önemli silahları Acimovic ve Vachusek. Bu oyuncuların yanı sıra Polonyalı Bak ve Radowski diğer etkili isimler olarak göze çarpıyor.

Kadrosu

1  kaleci Szabolcs Sáfár
32  kaleci Saso Fornezzi
13  kaleci Bartolomej Kuru
3  defans Fernando Ariel Troyansky
4  defans Christian Ramsebner
5  defans Mario Majstorovic
24  defans Franz Schiemer
6  defans Jacek Bak
31  defans Joachim Standfest
18  defans Florian Metz
16  defans Ronald Gercaliu
22  defans Johannes Ertl
28  defans Michael Madl (kiralık - FC Wacker Tirol)
29  defans Markus Suttner
8  orta saha Arkadiusz Radomski
10  orta saha Štepán Vachoušek
20  orta saha Andreas Lasnik
15  orta saha Jocelyn Blanchard
2  orta saha Alexander Grünwald
30  orta saha Milenko Acimovic
23  orta saha Emin Suliman
26  orta saha Yüksel Sariyar
    orta saha Philipp Netzer
11  forvet Johannes Aigner
14  forvet David Lafata
17  forvet Thomas Pichlmann
19  forvet Rubin Okotie
27  forvet Sanel Kuljic
9  forvet Wolfgang Mair
   forvet Dragan Dimic

Başarıları

Lig: 1924,1926,1949,1950,1953,1961,1962,1963,1969,1970,
1976,1978,1979,1980,1981,1984,1985, 1986,1991,1992,1993,2003,2006
Avusturya Kupası: 1921,1924,1925,1926,1933,1935,1936,1948,1949,1960,1962,1963,
1967,1971,1974,1977,1980,1982,1986,1990,1992,1994,2003,
2005,2006, 2007
Avusturya Süper Kupası:  1990,1991,1992,1993,2003,2004
Kupa Galipleri Kupası: 1978

Panionios GSS FC

1890 yılında kurulan Atina ekibi Panionios maçlarını 11,700 kişilik 11,700 Nea Smyrni'deki Panionios Stadyumu'nda oynuyor. Başkanlığını Georgios-Eleytherios Katsifarakis'in yaptığı ekibin teknik direktörlüğünü ise Ewald Lienen yapıyor.

Panionios Kurtuluş Savaşı yıllarında, İzmir'deki varlığını sürdürmemiş ve takımın kurucuları Atina'nın dışında, Nea Smyrni (Yeni İzmir) ismini verdikleri bir köye göç ettikten sonra kulüp faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Yunanistan futbol tarihinde lig şampiyonluğu bulunamayan Panionios, 1979 ve 1998'de Yunanistan Kupası'nı müzesine götürmüştür. Yunan ekibi ayrıca 1971 yılında da Balkan Kupası'nı kazanma başarısı göstermiştir.

Panionons oldukça deneyimli bir teknin adam tarafından çalıştırılıyor. 53 yaşındaki Alman çalıştırıcı Ewald Lienen, Almanya Bundesliga'da Duisburg, Hansa Rostock, FC Köln, Borussia Mönchengladbach, Hannover 96 ve İspanya'da CD Tenerife takımlarını daha önce çalıştırmış ve 2006 yılında Yunan ekibinin başına geçmişti. Panionios Yunanistan Süper Ligi'ni geçtiğimiz sezon beşinci sırada tamamlamıştı. Kendi seyircisi önünde kırmızı-lacivert renkli forma ile mücadele eden ekip deplasmanda beyaz - lacivert renkli formayı tercih ediyor. Takım bu sezon başında Michael Delur'u Schalke'den, Bennard Yao Kumordzi'yi Egaeolo'dan, Ivica Majstorovic'i Unterhaching'den, Kostas Kapetanos'u Iraklis'den, Dimitris Siovas'i Xanti'den, Manolis Skoufalis'i Kerkyra'dan ve Giannis Kontoes'i Fostiras'dan transfer etmişti.

Bu sezon takımda yer almayan isimler ise Tamadani Nsaliwa (AEK Athens FC), Drazen Zezel (NK Domzale), Oumar Kondé (FC Zürih). İki kere Yunanistan Kupası'nda şampiyonluğa uzanan Panionios'un henüz Yunanistan Ligi'nde bir şampiyonluğu bulunmuyor. Panionios ekibini sportif anlamda hayata geçiren isimler ise Kurtuluş Savaşı'nda Yunanlılara karşı aldığımız zafer sonucu İzmir'i terketmek zorunda kalan bir grup insan. İzmir'de kaybettikleri savaş sonucu Atina'ya yerleşen grup Panionios'u ilk sportif faaliyetleri içine sokmuştu.

UEFA'da seri başı olmadan elemelere katılan Panionios, adını gruplara yazdırdı ve büyük bir başarıya imza attı. UEFA Kupası'nda Fransa'nın güçlü temsilcisi Sochoux ile eşleşen Panionios'a turu geçmesi konusunda hiç şans tanınmadı ancak Yunan temsilcisi Sochaux'u deplasmanda 2-0 mağlup edip evinde 1-0 mağlup oldu ve turu geçmeyi başardı.. Kadrosunda 14 yabancı futbolcu bulunan Yunan ekibinde Avusturyalı kaleci König görev yapıyor. Schalke'de bir dönem forma giyen golcü futbolcu Michael Delura takımın en önemli gol silahı.  Olympiakos, Panathinaikos ve AEK Athens gibi takımların gölgesinde bulunan gerek Yunan liginde gerekse Uluslararası alanda önemli başarısı olmayan Panionios kendi saha ve seyircisi önünde gösterdiği etkili performansı deplasman maçlarında gösteremiyor. Geçen sezon deplasmanda oynadığı 15 maçın sadece 3'ünü kazanan Yunan temsilcisi yine dikkat edilmesi gereken bir takım.

Kadrosu:

1  kaleci Miroslav Koenig
12  kaleci Haralambos Tabasis
2  defans Giannis Maniatis
3  defans Josef Gaspar
4  defans Sékou Berthé
5  defans Marcelo Jose Pletsch
13  defans Evvagelos Koutsopoulos
14  defans Grigoris Makos
17  defans Albi Kondi
24  defans Savas Exouzidis
19  defans Ivica Majstorovic
--  defans Manolis Skoufalis
--  defans Dimitris Siovas
--  defans Giannis Kontoes
29  defans Hristos Hatzifountas
--  orta saha Nikos Stamos
15  orta saha Bennard Yao Kumordzi
16  orta saha Rebeiro Wagner
19  orta saha Spiros Dorovinis
8  orta saha Kostas Kapetanos
20  orta saha Fanouris Goundoulakis
21  orta saha Nikos Spiropoulos
23  orta saha Dario Fernandez
28  orta saha Marios Nicolaou
9  forvet Rafik Djebbour
10  forvet Lourenço da Silva
11  forvet Christos Aravidis
18  forvet Michael Delura
44  forvet Giorgos Xidis
35  forvet Dimitrios Sialmas
47  forvet Kyriacos Pavlou 
 
Helsingborgs IF

İsveç'in 1907 yılında kurulan kırmızı-lacivertli ekibi Helsingborgs maçlarını 16,673 kapasiteli Olimpiyat Stadı'nda oynuyor. Takımın teknik direktörlüğünü ise Stuart Baxter yapıyor. 2005 yılında istediği başarıyı elde edemeyen Helsinborgs aynı sezon içinde derbi mücadelesi olan Malmö FF'ye karşı oynadığı iki maçı da kaybetmişti. 2006 yılında ise Malmö karşısında alınan bir yenilgi daha teknik adam Peter Swärdh'in işine son verilmesine sebep olmuştu.

Sward'dan sonra 2006 Dünya Kupası'nın ardından takımın başına ekibin eski ve unutulmaz yıldız futbolcusu Henrik Larsson geçti.  Stuart Baxter, Larsson birliğinde ekip geçen sezon Allsvenskan'yı 4. sırada tamamladı.  Takımın müzesinde 6 lig, 4 İsveç Kupası bulunuyor. Ekibin lakapları ise Kırmızılar anlamına giren Di Röe (The Reds) ve Süt İneği anlamına gelen Mjölkkossan (The Milk Cow).

Hollanda ekibi Heerenveen'e ilk maçta 5-3 mağlup olup, evinde 5-1 kazanan İsveç ekibinin en önemli yıldızı dünya futbolunun sayılı golcülerinden Henrik Larsson. Larsson dışında dikkat edilmesi gerek bir diğer oyuncu ise Omotoyossi. Larsson dışında önemli bir yıldızı, Omotoyossi dışında da etkili bir oyuncusu olmayan Helsingborg katı savunması ve oyun disiplininden kopmamasıyla dikkat çekiyor. İsveç Ligi'nde şu anda 9. sırada bulunuyor ve kötü bir sezon geçiriyor. İsveç Ligi'nde iki hafta sonra sezonun bitecek olması Galatasaray için avantaj da olabilir dezavantajda.

Kadrosu
1  kaleci Daniel Andersson
22  kaleci Oscar Berglund
23  defans Erik Wahlstedt
25  defans Oskar Rönningberg
28  defans Johan Falkesäter
18  defans Samir Beloufa
14  defans Leandro Castán
21  defans Christoffer Andersson
3  defans Adama Tamboura
4  defans Andreas Landgren
5  defans Andreas Jakobsson
33  defans Marcus Nilsson
6  orta saha Imad Khalili (kiralık - Bunkeflo IF)
19  orta saha Martin Kolar
2  orta saha Isaac Chansa
8  orta saha Fredrik Svanbäck
9  orta saha Andreas Dahl
10  orta saha Marcus Lantz
16  orta saha René Makondele
13  orta saha Ólafur Ingi Skúlason
26  orta saha Joel Ekstrand
32  orta saha Mathias Unkuri
7  forvet Gustaf Andersson
11  forvet Razak Omotoyossi
15  forvet Olivier Karekezi
17  forvet Henrik Larsson
29  forvet Patrik Åström
20  forvet Fredrik Olsson
    forvet Mike Sserumaga
   
Başarıları
Lig: 1932–33, 1933–34, 1940–41, 1999
Allsvenskan: 1928–29, 1929–30, 1932–33, 1933–34, 1940–41, 1999
Svenska Cupen:
  1941, 1997–98, 2006

İşte maç programı!

Galatasaray, UEFA Kupası'na 25 Ekim'de Bordeaux deplasmanında başlayacak. 2. maçını Helsinborg ile 8 Kasım'da evinde oynayacak olan Sarı-Kırmızılı ekip, 3. maçını 29 Kasım'da Panionos ile Atina'da yapacak. 6 Aralık haftasında BAY geçecek olan Galatasaray UEFA Kupası H Grubu'ndaki maçlarını 20 Aralık'ta Ali Sami Yen'deki A.Wien karşılaşması ile tamamlayacak

Sağlam istemedi Roma kaptı

Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam'ın, sezon başında yöneticilerin 1 milyon Euro'ya anlaşma sağlamasına rağmen istemediği İsveç'in Göteborg takımında forma giyen Ragnar Sigurdsson, 5 milyon Euro'ya İtalya'nın Roma takımına transfer oluyor. Hürriyet Gazetesi'nde yer alan haber şöyle devam ediyor: "1986 doğumlu İzlandalı defans oyuncusunun İtalyan kulübü ile anlaştığı ve devre arasından itibaren Roma forması giyeceği belirtildi.

Gelecek vadeden Sigurdsson'u Sağlam'a önerdiklerini belirten menajer Sedat Akduman, "Sigurdsson çok yönlü bir defans oyuncusu. Sezon başında kasetlerini Sağlam'a gönderdik ve izlemesi içinde teklif götürdük. Fakat sistemine uygun olmadığını belirtti. Sağlam'ın istemediği ve Beşiktaş'a 1 milyon Euro'ya gelecek futbolcuya Roma takımı 5 milyon Euro bonservis ücreti ödedi. Beşiktaş takımı hem gençleştirelim hem de para kazanalım diyor, ama 32 yaşındaki Diatta'ya hem bonservis parası hem de yıllık 1 milyon Euro para veriyor" dedi. 1.87 boyundaki Sigurdsson, İzlanda Milli Takımı'na da çağrıldı." 




Nonda kenarda oturmaz!

Nonda kenarda oturmaz!
Futbol basit oyun yeter ki elinde yüzün olsun!
Futbol basit bir oyun değil yeter ki bunu bil!
Sonuna kadar Kalliciyim.
Disiplin olmazsa başarı olmaz…
Futbolcuya dayalı düzen asla şampiyonluk getirmez.
Koşarsan, hata yapmazsan, hızlı oynar ayağında top tutmazsan, RAKİPTEN DÖNEN TOPLARI KAPARSAN, sahaya iyi yayılır, pres yaparsan, gol atar rakibe pozisyon vermezsen değil Kayseri, Madrid’den galip dönersin!
Galatasaray dün iyi oynamadı. Sebepleri belli. Kalli ise yorgunluktan bahsederek, Sion maçındaki başarılı takım bozulmaz diyerek aynı takımı sahaya sürdü.
Beni kesmedi…
Yineliyorum;
Sonuna kadar Kalliciyim, ama hatalara da, laf ebeliğine de suskun kalamam!
Şimdi Kalli’ye soruyorum;
Sion maçı kadrosu başarışlı olduğu için bozmuyorum diyorsun, peki Beşiktaş’ı eksik olmasına rağmen yenen kadroyu niye bozdun?
Yorgunuz, milli maç arası 15 gün iyi gelecek diyorsun....
O zaman niye gücü sınırlı olanları ısrarla oynatıyorsun?
Lincoln nazlı gelin gibi salınırken neden Hasan Şaş’a gösterdiğin oynatmazlığı Lincoln’e göstermiyorsun?
Lig maçı, Milli maç, Avrupa Kupası derken haftada iki üç maç yapan 38 yaşındaki yorgun Hakan Şükür’den memnun musun?
Milli maçlar arası yorgunluğa iyi gelecek derken, Hakan yine milliye gidecek haberin var mı?

Hal böyle ise NONDA KENARDA OTURMAZ!
Serkan, Mehmet Güven, Hakan Balta, Hasan Şaş ne güne duruyorlar?
Niçin oynatılmıyorlar?
Tamam başarılı kadro bozulmaz ama neresi başarı bunun?
Türkiye Ligi malum!
Avrupa’da da Sion’u yendin…
Ne yani!
Otoriter Kalli adalet terazisini de elinde tutmalı!
Kayseri maçında gördüklerim bunlar…

Dilimde tüy bitti

Galatasaray asla çift santrfor oynayamaz!
4-6-0 demem bundan! Israr ediyorum, orta saha eksik bırakılamaz, forvetinde topu iyi taşıyan çabuk ve süratli adamların olmalı ki sürpriz ataklar yapabilesin.
Galatasaray’da iki santrfor ikisi de sınırlı yetenek. Beceri güçleri, topla alan kat etmeleri sıfır!
Ne çalım atabiliyorlar ne on metre top sürebiliyorlar. Üstelik tek de değiller yerlerine Nonda ve Serkan da var…
Ayrıca deplasmanda böyle ağır adamlarla kontratak çekmek de mümkün değil.
O zaman bunlarda ısrar niye?
Galatasaray Kayseri’yi bal gibi yener dönerdi.
Yenemedi çünkü; çabuk atağa kalkamadı,
Rakipten dönen hiçbir topu kapamadı,
Doğru dürüst kaleye şut çekemedi!

Lincoln, Hakan Şükür ikilisi durağan…

Ümit Karan daha çok koştuğu için golü de buluyor ama takıma katkısı sadece gol noktalarında, taşıdığı hiçbir topu arkadaşlarına olumlu aktaramıyor.
Arda durmadan alan değiştiriyor, üstün yetenek ama bir o kadar da yavaş ve devamsız!
Lincoln ve Arda birbirinin kopyası iki ‘kreatif’ eleman!
Tempo, güç, rakiple dişe diş mücadele hak getire…
Peki kim rakiple baş edecek?
Geriye sadece Linderoth ve Barış kalıyor.
Barış’a helal olsun, iki Barış daha olsa Galatasaray UEFA’da final oynar. Gerçekleri görün.
Bir de Linderoth, hem ileri hem geri, gol önlüyor, mükemmel gol pasları veriyor.
İkisi de takım için mükemmel ötesi mücadele veriyor ama YET-MEZ!
Koca Galatasaray’ı iki kişi taşıyamaz!
Kalli, buna mutlaka çare bulmalı.
Dün Kayseri maçında da aynısı oldu;
Galatasaray, kazanacağı maçı anlattığım sebeplerden ancak berabere bitirdi.

Song hatalı değil

Song’un topla ileri çıkışı ve dönen toptan gol yemek Song’un hatası değil!
Lincoln topu gevelemeyip tek pasta Song’a aktarsa top kaybedilmediği gibi belki gol de atılacak. Örnek; Ümit Karan’a aktardığı gol ortasıdır. Lincoln orada bir çalım daha atsa gol olmayacak! Ama Lincoln de koca maç içinde iki hareket yapmak için var olmamalı. Lincoln futbol oynamalı… Bu kadar yetenekli oyuncu çerez olamaz!
Bir saplama daha; rakipler de Lincoln’e acımasız faul yapıyor, topla oynamasına izin vermiyorlar…
Bitmedi, laf uzadı;
Song hata yapmadı ki. Topu kaptıran Lincoln. Song yoksa, defansta başka adam da mı yok?
Song ileri gidiyorsa B planı yok mu ki Song’un yeri doldurulsun…
Takım bir bütün ama biz tek kişileri hedef gösterip kelle istiyoruz.
Song suçsuzdur, kalesinden en az seksen metre uzakta olan topu gol olana kadar durduramayanlar suçludur! Ayrıca topu kaybeden de Song değil!
Lütfen olaya bireysel hatalarla değil takımın işlerliği açısından bakalım

Kayseri ne yaptı?

Futbola ve sonuca dayalı bir zenginlik olmamakla beraber maç karşılıklı ataklarla güzel geçti. Kontra toplar yakalandı ama eridiler…
Kayseri, Galatasaray’ın boşalttığı orta alanda çok adam bulundurduğu için rahat oynadı ama o da kazandığı topları, ileride çoğalamadığı için gole çeviremedi, attıkları gol Galatasaray’ın kronik hatası. Aynı ilk Sion maçındaki gibi…
Kaptırılan top ve de eksik yakalanan defans.
Yani Song yoksa gol var…
Olmaz böyle şey!
Kayseri’de defansın göbeğindeki Aydın, gençliği ve çabukluğu ile Galatasaray forvetlerine göz açtırmadı. Her topta daha çabuk davrandığı için rakiplerini devre dışı bıraktı.
Toledo, M. Eren, Mehmet Topuz, Kayseri’yi sürükleyenlerdi. Gökhan golün dışında pek etkili değildi… Kayseri, Galatasaray’ı durdurdu ama vuramadı.
Tolunay Kafkas hoca da çok centilmen, olumlu cümleleri var takdir ediyorum ama neden İglesias ve Cangele’yi oynatmadı? Onlar Kayseri’nin gol umudu.
Neden oynatmadı biliyor musunuz?
İglesias ve Cangele oynasa Kayseri maçı kaybederdi. Zira o zaman Kayseri de çok forvetle (+Gökhan) oynamış olacak ve Galatasaray gibi (Hakan, Ümit, Lincoln) kaptırdığı toplarda geri dönemeyecekti.
Tolunay Kafkas akıllılık etti ve maçı berabere bitirdi…
Bence Kayseri-Galatasaray maçına bu gözle bakmak gerek!
Sonuna kadar Kalliciyim ancak;
Hür iradesiyle takım kurduğuna inanmıyorum.

NOT:
Adnan Polat; iyi oynamadık, yorgunduk, hakketmedik diyor.
Neden Sevgili, Polat?
Neden?
Galatasaray üç maçla yorulmaz!
Başka sebepleri olmasın?
Ayrıca ‘hakketmek’ başka ‘hak etmek’ başka…
Hakketmek; kazımak, tahtaya veya başka yumuşak bir maddeye kazıyarak yazı veya resim yapmaktır. Bunu yapana da ‘hakkak’ denir.
Hak etmek; emeğinin karşılığını almak demektir.
(Yanaklarından öperim Adnancığım ama bu kelimeyi üstadı muhterem Huncal Bey de yanlış telaffuz ediyor. Görürsen sen de bir ikaz ediver.)
---------------------------------------------------------------------------------
Keza; milletçe yine üzgünüz asker evlatlarımız yine şehit edilmiş…
Yine anaların gözü yaşlı…
Sabır ya Rabbim sabır…
Çare ya Rabbim çare…
Allah taksiratlarını affetsin.
(Bir uyarı daha…
İslam dininde toprağa girmeden rahmet okunmaz!
Ama bakıyorum herkes şehitlerimizin haberini verdikten sonra; ‘Allah rahmet eylesin’ diyor. Denmez. Toprağa girmeden rahmet okunmaz.
Definden önce söylenecek söz; ‘Allah taksiratını affetsin’ olmalıdır. Yani var ise Allah kusurlarını affetsin anlamına gelmektedir.
Toprağa girdikten sonra ‘Rahim ve Şefik olan Allah’ın vasi rahmeti’ söz konusudur.
Bu hataları anlı şanlı spikerler, devlet adamları ve yorumcular da yapıyor.)
Affediniz ama bilgi aktarımı hepimizin görevi olmalıdır.

« Önceki ::






TV Rehberi



Google

Sektör türkiye sektörler
Site Map