<
Sporun Her Türü,güncel spor haberleri,yorumları,golleri,videoları,canlı sonuçlar,tv de spor





Haberleri İzleyebilmek İçin Alttaki Yazıyı Tıklayın...



1/5/2008

Finalin adı Chelsea-Manu, Dallas'ta johnson dönemi bitti, ra

Chelsea, tarihinde ilk kez

Şampiyonlar Ligi'nde M.United'ın ardından ikinci finalist bu akşam Stamford Bridge'te belli oldu. Normal süresi 1-1 sona eren maçta Liverpool'u 3-2 mağlup eden Chelsea, tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi finaline yükseldi.

Chelsea uzatmalarla: 3-2 (Görüntülü)

Chelsea hızlı başladı

Stamford Bridge'teki karşılaşmaya iyi başlayan taraf Chelsea oldu. Karşılaşman 0-0 bitmesi halinde finale çıkacak takım Chelsea olmasına rağmen, ilk dakikalarda golü daha çok arzulayan da Maviler'di. Henüz 6. dakikada Drogba ceza sahasının hemen dışında kaleyi görür görmez yokladı Reina'yı ancak İspanyol kaleci başarılıydı.     

10. dakikada ise atak sırası konuk takımdaydı. Kırmızılar'ın atağında, kaptan Steven Gerrard'ın şahane ara pasıyla, Torres sol çaprazda kaleciyle karşı karşıya geldi. Cech'in ışık hızıyla yetiştiği topta Torres'in dar açıdan vuruşu kalecinin müdahelesiyle kornere çıktı.

Drogba sahnede

Ancak bu dakikalarda Chelsea oyundaki kısmî üstünlüğünü kaybetmedi ve 19. dakikada, yine Drogba'yla Stamford Bridge'i dolduranlar ayağa kalkmak zorunda kaldı. Afrikalı Kral bu kez sol çaprazda içeriye sarktı, dar açıda olmasına rağmen pozisyon netti ancak plasesi tıngır mıngır yuvarlanarak direğin dibinden auta çıktı. İki dakika sonra Essien'in uzaktan vuruşunda ise kaleci Reina başarılıydı.

33. dakikada beklenen gol geldi Stamford Bridge'te. Lampard'ın nefis pasıyla savunmanın arkasına sarkan Kalou'nun vuruşunu kaleci Reina çevirdi ancak dönen topta, Didier Drogba topu adeta iğne deliğinden sokarak Maviler'i öne geçirdi ve ilk yarının skorunu belirledi.


33' 1-0 Didier Drogba [Chelsea]

İkinci yarı Liverpool'un

İkinci yarının ilk dakikaları ise, bekleneceği biçimde belirgin bir Liverpool baskısına sahne oldu. 49. dakikada, Mascherano'nın frikiği sonucu, ceza sahası içinde oluşan karambolde Gerrard indirdi, Kuyt dokundu yakın mesafeden ancak Cech'in refleksi görmeye değerdi. Devamında kullanılan korner de tehlikeli olmasına rağmen Chelsea savunması topu uzaklaştırdı.

53'de Drogba sağdan ortaladı, Ballack indirdi ancak Lampard'ın yay içinden vuruşunu kaleci Reina kurtardı. Maçın 60. dakikasına yaklaşılırken Chelsea aslında, Liverpool'un yalancı baskısını savuşturmuş, orta sahaya yeniden ortak olmuş durumdaydı. Ancak o âna kadar maçın sessiz isimlerinden biri olan Yossi Benayoun'u hesap edemediler. 64'de Benayoun, sol kanattan içe kat ederek, göbeğe doğru müthiş bir slaloma koyuldu. Rakiplerinden bir bir sıyrılan İsrailli, ceza sahasındaki Torres'le topu buluşturduğunda İspanyol'un yapması gereken şey onun için zor değildi. Liverpool skoru eşitledi.



64' 1-1 Fernando Torres [Liverpool]

Temkin ön planda

Maçın kalan dakikalarında oyun yeniden dengeye geldi ve kaybedecek çok şeyi olan taraflar risk almaktan kaçınır bir hale büründü. 76. dakikada Essien, Fenerbahçe maçını hatırlatacak şekilde sağ çaprazdan çalımlarla kaleye kadar sokuldu ancak dar açıdan pas vermek yerine, kaleye gönderince top yan ağlarda kaldı.

Oyunun son bölümünde ise iki takım da uzatmalara razı bir görüntü çizince, doksan dakika golsüz sona erdi.

UZATMALAR

Uzatma dakikaları ise son yıllarda her biri diğerinden sıkıcı geçen bütün o Chelsea-Liverpool maçlarının intikamını alma fırsatı tanıdı futbolseverlere.

Uzatmanın 4. dakikasında Didier Drogba ceza sahasının önünde sırtı dönük aldığı topla hareketlendi ancak tam gol vuruşunu yapacakken Carragher nefis bir son dakika hamlesiyle topu kornere attı. Ancak bu Chelsea'nin golünün habercisi gibiydi.

Essien attı sayılmadı

Taraftarının da müthiş desteğiyle yüklenmeye devam eden Maviler, iki dakika sonra golü buldu ancak yardımcı hakemin gaddar bayrağı havadaydı. Chelsea kornerinde dışarıya açılan topu önce Anelka kaleye gönderdi, savunmadan seken topu Essien yeniden bombaladı ve top ağlardaydı. Ancak vuruşun yapıldığı anda Liverpool'dan ofsayttaki bir oyuncu, kalecinin görüşünü engellediği için hakem ofsayt bayrağını çekti ve bu golü geçersiz saydı.



95' Essien attı sayılmadı [Chelsea]

Lampard'ın penaltısı

İki dakika sonraysa, ceza sahası içindeki pozisyonda Hyppia hamle zamanlasında geç kalınca, Ballack'ı indirmek zorunda kaldı ve hakem penaltı düdüğünü çaldı. Penaltıyı kullanmak için Lampard topun başına geçti ve topu ağlara göndererek Stamford Bridge'i sevince boğdu.

Uzatmaların ilk yarısı bitmek üzereyken Chelsea'yi rahatlatan gol geldi. Sağ kanattan gelişen atakta Anelka son çizgiye indi, yerden ortaya çevirdi ve Drogba tek vuruşla topu ağlara gönderdi.

Babel'in golü geç geldi

Uzatmaların kalan dakikalarında Liverpool, beklenen mucizeyi gerçekleştirecek pozisyonları bulamazken, Babel'in geç gelen golü de Kızıllar'a yetmedi. Bitime bir dakika kala, Babel, yaklaşık 30 metre mesafeden bir bazuka çıkardı kaleye. Cech'den seken top doğrudan doksana gitti ve bu maçın da son golü oldu.



98' 2-1 Frank Lampard [Chelsea] pen.


105' 3-1 Didier Drogba [Chelsea]


117' 3-2 Ryan Babel [Liverpool]

Londra'da sekiz maçtır gol atamayan Liverpool, iki gol birden attı ancak bu kez son gülen Chelsea oldu.

Moskova'ya ilk bilet United ın: 1-0 (Görüntülü)

Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında Manchester United, deplasmanda 0-0 berabere kaldığı Barcelona'yı Old Trafford'da 1-0 mağlup ederek, finale yükseldi. Böylece, Devler Ligi'nin bu yılkı finalinde, iki İngiliz takımının eşleşmesi kesinleşti.

Moskova'daki ilk İngiliz United: 1-0 (Görüntülü)


Old Trafford'da finalin adı Manchester United oldu. İspanya'da oynanan ilk karşılaşmada 0-0'lık sonuçla avantaj elde eden Kırmızı Şeytanlar, Barcelona'yı ilk yarıda sergilediği iyi futbolla yenmeyi başardı.

United'ın tecrübeli futbolcusu Paul Scholes, 14. dakikada attığı mükemmel golle takımına galibiyeti getirirken, Moskova'daki finalde iki İngiliz takımının mücadele edeceği de kesinleşmiş oldu. United, Chelsea - Liverpool eşleşmesinin galibiyle Devler Ligi finalinde karşı karşıya gelecek. Böylece Şampiyonlar Ligi tarihinde ilk kez, iki İngiliz takımı finalde kozlarını paylaşmış olacak.

MAÇIN ÖYKÜSÜ

İlk yarı

Karşılaşmanın ilk 10 dakikasında, Barcelona topa daha çok sahip olan, rakip kalede gol arayan takımdı. Tur atlaması için Old Trafford'da gol bulmasının şart olduğunun bilincinde olan Katalan ekibi, henüz 7. dakikada Eto'o'yla ilk tehlikeyi yarattı. Bu oyuncu sağ kanattan ceza sahasına doğru iyi girdi, ancak yerden ortasında defans tehlikeyi uzaklaştırmayı başardı.

Tam Barcelona baskıyı arttırmaya çalışırken, 13. dakikada Manchester United mükemmel bir golle öne geçti. Cristiano Ronaldo ceza sahasına doğru girmek isterken Barcelona defansı izin vermedi, ancak topu iyi uzaklaştıramayınca, ceza sahası dışında top önüne düşen Paul Scholes, mükemmel bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi.

Bu dakikadan sonra Manchester United Barcelona'nın üzerine giderken, Barça Messi ve Iniesta'nın taşıdığı toplarla kontratağa çıkmaya çalıştı. 20. dakikada Messi, önce Scholes, ardından Ferdinand'dan sıyrılarak çok iyi vurdu, ancak Van Der Sar sol alt köşeye doğru giden topa harika uzanarak gole izin vermedi.

United, 21. dakikada Park Ji Sun, 29. dakikada Tevez'le Barça kalesini yokladıysa da, her iki pozisyonda da gole ulaşmayı başaramadı.

34. dakikada Barcelona'nın sol kanadında iyi iş çıkartan Iniesta, 2 rakibini birden oyundan düşürerek United kalesine doğru girdi, yerden ortasını Eto'o dışarı doğru çıkardı, Deco'nun vuruşu düzgündü, ancak az farkla auta çıktı.

41. dakikada Nani'nin kafa vuruşunda da top ağları bulmayınca, ilk yarı Manchester United'ın 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarı

İkinci yarıda, ilk yarıya kıyasla daha az gol pozisyonu, ancak daha dişediş bir mücadele vardı. Orta sahada çetin kapışmaların yaşandığı bu yarıda, orta sahaya hâkim olup, top dolaştırmayı başaran ekip Manchester United oldu.

İlk tehlike, 53. dakikada Ronaldo'yla geldi. Soldan ceza sahasına giren Portekizli yıldız, yerden Nani'ye doğru tehlikeli bir pas çıkardı, ancak Barcelona savunması bu pozisyonda başarılıydı.

57. dakikada Tevez'in şutunda Barcelona kalecisi Valdes başarılı olurken, 60'da Nani orta sahadan aldığı topla Barça ceza sahasına kadar girdi, Yaya Touré'yi geçtikten sonra sert bir vuruş yaptı, ancak top üstten auta çıktı.

Barcelona'da 64. dakikada Deco'nun frikiği tehlike yaratırken, 78. dakikada Xavi'nin kullandığı korner atışında Henry kafayı vurdu, top Van Der Sar'da kaldı.

Kalan dakikalarda, Barcelona, United kalesini adeta abluka altına aldı. Ancak baskılar bir türlü sonuç getirmedi ve karşılaşmadan 1-0 galip ayrılan İngiliz ekibi, finale adını yazdırdı.

MAÇ NOTLARI

Barcelona'da defansın değişmez ismi Puyol, sakatlığının geçmesinin ardından Manchester United karşısında forma giydi. Puyol, ilk maçta forma giyememişti. Barcelona'da ilk maça göre tek değişiklik, cezası nedeniyle forma giyemeyen Marques'in yerine Puyol'un oynaması oldu.

Manchester United'ın tecrübeli futbolcusu Paul Scholes, bu maça ilk 11'de başlayarak, Şampiyonlar Ligi'nde 101. maçına çıkmayı başardı. Bu zamana kadar Devler Ligi'nde 100 maçı bulan sadece 7 futbolcu vardı.

Barcelona'da oynayıp oynamayacağı merakla beklenen Thierry Henry, 60. dakikada Iniesta'nın yerine oyuna girdi.

77. dakikada Nani'nin yerine oyuna giren Ryan Giggs, Manchester United forması altında 748. maçına çıktı.

SCHOLES'ÜN GOLÜ



1-0 14' Paul Scholes [Manchester]


Jose'nin yapamadığını Grant yaptı!

Şampiyonlar Ligi Yarı Final maçında Chelsea ile Liverpool 1-1'in rövanşında Stamford Bridge'de karşı karşıya geldi. Normal süresi 1-1'lik eşitlikle sona eren karşılaşmada Chelsea final biletini uzatmalar sonucunda 3-2'lik skorla aldı. Chelsea'yi Moskova'ya taşıyan goller, 33. ve 105. dakikalarda Didier Drogba, 98. dakikada penaltıdan Frank Lampard'dan geldi. Liverpool'un gollerini ise 64. dakikada Fernando Torres ve 117. dakikada Ryan Babel kaydetti.

Bu karşılaşmanın ardından Şampiyonlar Ligi'nde finalin adı da belli oldu. Barcelona'yı 1-0 mağlup ederek Moskova biletini alan Manchester United'ın Moskova'daki rakibi bir başka İngiliz temsilcisi Chelsea oldu. Şampiyonlar Ligi organizasyonu düzenlendiğinden beri ilk kez iki İngiliz takımı ilk kez finalde karşı karşıya gelecek. Şampiyonlar Ligi'nde daha önce ilk kez 2000 yılında iki İspanyol temsilcisi Real Madrid ile Valencia finalde mücadele ederek tarihe geçmişti. 

JOSE MOURINHO / AVRAM GRANT!
Jose Mourinho yönetiminde Şampiyonlar Ligi'nde en fazla yarı finale yükselme başarısı gösteren Chelsea, eleştiri oklarının hedefi olan İsrailli teknik adam Avram Grant yönetiminde Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez final sevinci yaşadı. Son üç sezonda iki yarı final ve bir de ikinci tura kalma başarısı gösteren Chelsea, bu karşılaşmanın ardından Liverpool'dan da bir anlamda intikamını aldı. Chelsea son dört sezonda Şampiyonlar Ligi'nde 2004 sezonunda Claduio Ranieri yönetiminde yarı finalde Monaco'ya, 2005 ve 2007'de Mourinho ile Liverpool'a, 2006'da yine Mourinho ile ikinci turda Barcelona'ya elenmişti.

BENİTEZ'İN STAMFORD BRİDGE KABUSU
Liverpool ile Şampiyonlar Ligi'nde başarıdan başarıya koşan ve müzesine bir de Şampiyonlar Ligi Kupası getirme başarası gösteren Rafael Benitez'in Stamford Bridge kabusu 2007-2008 sezonunda sürdü. Liverpool'un başına geçtiği günden bu yana Stamford Bridge'de Chelsea ile 8 kez karşı karşıya gelen İspanyol teknik adamın, Maviler ile olan 9. randevusunda da yüzü gülmedi. Öte yandan Şampiyonlar Ligi yarı finalde karşı karşıya gelen Chelsea ve Liverpool daha önce oynadıkları maçlarda iki mağlubiyetini de Türk takımları karşısında almıştı. Liverpool, İnönü Stadı'nda Beşiktaş'a 2-1, Chelsea ise Fenerbahçe'ye Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 2-1 mağlup olmuştu.

ESSIEN YİNE SAĞ BEK
İngiltere Premier Lig'de geçen hafta sonu Manchester United ile karşı karşıya gelen ve nefesleri kesen maçtan 2-1'lik galibiyetle ayrılan Chelsea'da teknik direktör Avram Grant, Liverpool karşısında kadroda revizyona gitti. Manchester United karşısında sağ bekte Paulo Ferreira'ya şans veren Grant, Liverpool karşısında bu bölgeye Mickael Essien'i monte etti. Fenerbahçe karşısında da Essien'e sağ bekte görev veren İsrailli teknik adam, bu bölgedeki Ferreira-Essien rotasyonuna Liverpool karşısında devam etti.

ANELKA YEDEK!
Manchester United karşısında orta sahada John Obi Mikel'i sahaya süren Grant, bu maçta orta alandaki klasik dörtlüsüne döndü. Lampard, Makelele, Jo Cole ve Ballack'a orta alanda forma veren Grant, defans hattını ise Carvalho, Terry, Ashley Cole ve Micheal Essien üzerine kurdu. Forvette ise Drogba ve Kalou ikilisi Grant'ın bu bölgedeki tercihleri oldu. Malouda, Shevchenko ve Anelka ise yedek kulübesinde maça başladılar.

BENİTEZ BİLDİĞİNİZ GİBİ
Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında John Arne Riise'nin son dakikada kendi kalesine attığı golle Chelsea karşısında 1-1'lik skorla ayrılan Liverpool'da ise kadroda önemli değişikler yaşandı. Hafta sonu oynanan Birmingham maçında yedek oyunculara şans veren ve klasik 11'inde 9 futbolcuyu kadroya almayan Rafael Benitez, Chelsea maçıyla beraber kadroda yeniden değişiklikler yaptı. Chelsea ile oynanan ilk maçtan farklı olarak Alvaro Arbeloa yerine John Arne Riise'ye, Ryan Babel'in yerine Yossi Benayoun'a ilk 11'de şans veren Benitez, orta alandaki klasik üçlüsünü bozmadı ve Steven Gerrard, Xabi Alonso, Javier Mascherano'yu Chelsea karşısında da ilk 11'de görevlendirdi. Savunmanın göbeğinde Sktrtel ve Carragher ikilisine forma veren İspanyol teknik adam hücum hattında ise Dirk Kuijt ve Fernando Torres'ten vazgeçmedi.

LIVERPOOL TEMPOLU BAŞLADI
Stamford Bridge'de maça hızlı başlayan taraf konuk takım Liverpool oldu. Maçın ilk dakikalarında oyunu rakip yarı alana yıkarak, Chelsea'ye önde basan Kırmızılar özellikle defansın arasına atılan uzun toplarla rakip kalede tehlikeli pozisyonlar yakaladı. Kanat organizasyonlarından daha ziyade ataklarını orta alanda geliştiren Liverpool'da rakip kalede ilk tehlikeli atağını karşılaşmanın 10. dakikasında geliştirdi. Az adamla yakalanan Chelsea savunmasını iyi değerlendiren Gerrard, sağ çaprazdan etkili bindiren Torres'in önüne yerden bıraktı, İspanyol golcü sert bir vuruş yaptı ama meşin yuvarlak Chelsea kalecisi Cehc'in ellerinde kaldı. Dakikalar ilerledikçe, oyundaki dengeyi kuran Maviler orta sahada top çevirek rakibinin baskısını kırdı. Rakibini önce durduran sonra üzerine giden Chelsea, Lampard'ın savunmanın arasına attığı derinlemesine toplarla Reina'nın koruduğu kaleyi abluka altına aldı.

ARBELOA 'YOL GEÇEN HANI'
Özellikle Arbeloa'nın bulunduğu sağ kanadı etkili kullanan Chelsea, 17'de Lampard ile yokladı Reina'nın koruduğu kaleyi ardından 20'de Drogba ile ama tabeladaki skor değişmedi. Chelsea'nin baskılı futboluyla ölü toprağını üzerinden atan Stamford Bridge sakinlerini sevince boğan gol 33. dakikada Didier Drogba'dan geldi. Liverpool filelerine bıraktığı golle Chelsea'nin Avrupa Kupaları'nda en fazla gol atan futbolcusu ünvanını eline geçiren Drogba'nın sevincini teknik direktör Avram Grant ile paylaşması gözlerden kaçmadı. Golden sonra Chelsea kalesinde baskı kurmaya çalışan Liverpool, Mavilerin orta sahasını geçmeyi başaramadı ve soyunma odasını istediği alarak giden taraf Avram Grant'ın ögrencileri oldu.

BENITEZ'DEN KRİTİK HAMLE...
İlk yarıda olduğu gibi ikinci yarıya da baskılı başlayan taraf Rafeal Benitez'in ögrencileri oldu. Roberto Rosetti'nin ikinci başlama düdüğü ile birlikte oyunu Chelsea kalesine yıkan Liverpool, ceza sahası içerisinde bulduğu arka arkaya iki net pozisyondan yararlanamadı. Skor avantajını elinde bulunduran Chelsea ise oyunu kendi yarı sahasınd kabul ederek Liverpool'un açığını kollamaya başladı. İlk yarıya oranla oldukça temposuz geçen ikinci yarıda herşey Chelsea'nin istediği gibi gitti. Organize ataklar geliştirmekte ve pozisyon yaratmakta zorlanan Liverpool'da özellikle Fernando Torres orta sahadan beklediği desteği göremeyince Chelsea savunması arasında kayboldu. Karşılaşmanın son 30 dakikalık bölümünde oyuna müdahale eden Benitez, Kuyt ile Benayoun'un yerini değiştirdi. Bu değişiklikle kanatlara canlandırmak isteyen deneyimli teknik adamın, planı ilerleyen dakikalarda kendini gösterdi. Dakikalar 64'ü gösterdiğinde Stamford Bridge sakinleri adeta buz kesti. Benayoun'un ceza alanına pasında topla buluşan Fernando Torres tek vuruş yaparak skoru 1-1'e getirdi.

CHELSEA DONDU KALDI
Torres'in golü Chelsea üzerinde şok etkisi yarattı. Orta alanda top tutmakta zorlanan ve tamamen doldur boşalta dönen Maviler'de işler yolunda gitmeyince teknik direktör Avram Grant oyuna hemen müdahale etti. Oyunda kaldığı süre içerisinde etkisiz gözüken Kalou'nun yerine Malouda'yı sahaya süren Grant, bu değişik ile takımına canlılık kazandırmak istedi. Torres'in golüyle demoralize olan Chelseali futbolcuları canlandırmak ise Ballack'a düştü. Takımına moral vermek isteyen Alman futbolcu rakip alana attığı uzun toplarla Drogba'ya gollük pozisyonlar hazırladı. Ancak Stamford Bridge'deki puslu hava dağılmadı! Karşılaşmanın son dakikalarındaki Chelsea baskısı sonuç vermedi karşılaşmanın 90 dakikası 1-1'lik eşitikle sona erdi. Anfield Road'da oynanan karşılaşma da 1-1'lik eşitlikle sona erdiği için Moskova biletini alan takımın belirlenmesi 15'er dakikalık iki devreye kaldı...

YÜREK DAYANMAZ...
Uzatma dakikaları tam bir heyecan fırtınası şeklinde geçti! Gerilimin hat safhaya ulaştığı, tansiyon tavan yaptığı karşılaşmada, kırılma anı 96. dakika oldu... Liverpool ceza sahasında büyük bir karambol yaşandı... O karambolden dönen topa Essien ceza sahası dışında sert vurdu meşin yuvarlak ağlarla buluştu. Essien sevincini tribünlerle paylaşmaya başladığı anda yan hakem ofsayt bayrağı kaldırdı ve gol geçersiz sayıldı. Bu pozisyonun hemen ardından Hyypia, Ballack'ı ceza sahası çizgisi üzerinde düşürdü, İtalyan hakem Roberto Rosetti tereddüt etmeden penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Lampard, meşin yuvarlağı ağlara göndererek takımını 2-1 öne geçirdi. İkinci yarıda Kuyt ve Benayoun'un yerlerini değiştirek kritik bir hamle yapan Benitez, uzatma dakiklarında Torres'i kenara alarak maçın akibetini bir anda değiştirdi. Dakikalar geçtikçe tur umutları tükenen Liverpool'a öldürücü darbeyi ise Drogba vurdu! 106. dakikada Anelka'nın ceza yayına pasına şık bir vuruş yapan Drogba, Stamford Bridge tribünlerine hayat verdi. İkinci uzatma devresinin son dakikalarında Ryan Babel müthiş bir gole imza atarak skoru 3-2'ye getirdi. Kalan dakikalarda skor değişmedi ve Chelsea, Liverpool'u 3-2 mağlup ederek Şampiyonlar Ligi finalinde Manchester United'ın rakibi oldu...


Aurelio F.Bahçe'den kopuyor!Aurelio F.Bahçe'den kopuyor! 

Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Marco Aurelio yuvadan kopmak üzere. Aurelio'nun menajeri Bayram Tutumlu Lig TV'de yayınlanan Futbol Gündemi adlı programa katılarak sarı-lacivertli taraftarları şok edecek açıklamalarda bulundu. Bayram Tutumlu özetle Aurelio konusunda F.Bahçe yönetimiyle bir anlaşmazlık yaşadıklarını, Fenerbahçe'nin Aurelio'nun sözleşmesini tek taraflı uzatamayacağını ve Aurelio'nun şu an serbest bir oyuncu olduğunu söyledi. Bu açıklamalardan sonra Aurelio'nun sezon sonunda F.Bahçe'den ayrılacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Tutumlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Konuştuğumuz dışında işler yaptılar. Ben 3 hafta önce Ali Yıldırım ile konuştuk ve karar aldık ama buna uymadılar. Marco'nun sözleşmesi bitmiştir, Marco serbesttir, tek taraflı uzatmalar geçerli değildir demiştik. Şekip Mosturoğlu da bunu çok iyi biliyor. Ben Fenerbahçe'ye yardımcı olabileceğimi de söylemiştim ama şu an işler değişti. Fenerbahçe'nin sözleşmeyi tek taraflı uzatma hakkı yok. Fenerbahçe büyük bir kulüp, Marco hem Türkiye'de hem de dünyada serbest bir oyuncu, ben de Aurelio'nun haklarını korumak zorundayım. Aurelio'ya bir çok teklif var ve görüşmelerimiz sürüyor" dedi.


Gerets G.Saraylıları çok kızdıracakGerets G.Saraylıları çok kızdıracak 

Galatasaray'ın eski çalıştırıcısı Eric Gerets, Olympique Marsilya'da çok mutlu olduğunu anlatırken, myfreesport.fr adlı internet sitesinde yayınlanan söyleşisinde, "Galatasaray'da yaşadığınız tecrübe, Marsilya'da ileri adım atmanızı sağladı mı?" şeklindeki soruyu, "Kesinlikle. Kutsal bir deneyimdi. Gerçekten tanınmamış bir kulüptü. Marsilya öyle değil. Türkiye, tamamen bir macera. Türkiye'de 2 yıl çalıştığımız zaman, istediğimiz her yere gidebiliriz" sözleriyle yanıtladı.

Gerets, Marsilya'da elde ettiği başarının, kendisine reklam olduğunu, dolayısıyla kendisiyle ilgilenen bazı kulüpler bulunmasını normal karşıladığını belirterek, "Ancak bu konuda konuşmanın anlamı yok. Haziran 2009'a kadar süren bir kontratım var. Marsilya'da kalmak istiyorum. Ancak bunun için bana takım lazım. Eğer benden takımı şampiyon yapmam bekleniyorsa, bunu becerebilecek futbolcular da alınmalı" dedi.

Gerets, önümüzdeki sezon şampiyonluk için Lyon takımıyla dişediş mücadele etmeyi şimdiden hasretle beklediğini ifade etti.

Demirören: "Şampiyonluk elimizden alındı"Demirören:  

Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, Beşiktaş Dostları Derneği'nin, Ataşehir'deki Zübeyde Hanım Öğretmenevi'nde düzenlediği "Sevilmek için sevmedik" konulu panele katıldı.

Dernek üyelerinin sorularını yanıtlayan Demirören, panelin konusuna vurgu yaparak, "Ben de sevilmek için değil, her yerde Beşiktaş'ın haklarını korumak için başkan oldum" dedi. Beşiktaş'ın her zaman birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini belirten Demirören, "Beşiktaş, birlik beraberlik içinde olmadığı sürece kalıcı başarılar yakalayamaz. Her mağlubiyetten sonra Beşiktaş'ta seçim havaları yaratırsak başarı gelmez. Birlik ve beraberlik içinde olursak da kimse önümüzde duramaz" diye konuştu.

Teknik direktör Ertuğrul Sağlam ile yola devam edeceklerini de açıklayan Demirören, "Daha 3 hafta öncesine kadar bu takım liderdi ve şampiyonluğun en büyük adayı olarak gösteriliyordu. Hakem hatalarından kaybettiğimiz 15 puan olmasaydı şimdi burada şampiyonluk şarkıları söylüyorduk. Bu sene gerçekte gönüllerin şampiyonu Beşiktaş'tır. Bu sene 15 puan elimizden alındı. Türkiye'nin kabul ettiği, Beşiktaş'a yapılan hakem hatalarını artık konuşmak istemiyorum. Çünkü herkes görüyor. Beşiktaş'ın şampiyonluğu bu sene alındı. Beşiktaş'ın şampiyonluğu alındıysa ne hoca, ne de futbolcular başarısız. Ertuğrul hocayla yola devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Yıldırım Demirören, yönetim kurulunun bire bir transfer yapmasını doğru bulmadığını, bu nedenle bir transfer komitesi kurulacağını ifade ederek, "Bu komitede birkaç yönetim kurulu üyesi de bulunacak. Hocamız ve menajerimizle birlikte çalışıp, hocamızın görüşlerini alarak transfer komitemiz transfer yapacak" dedi.

Ligi 4. sırada bitirmeleri halinde İntertoto Kupası'na katılıp katılmayacakları sorusuna ise Başkan Demirören, "İntertoto Kupası'na katılmaya mecburuz. Bu kupa aslında UEFA Kupası'nın bir ön elemesi niteliğindedir. Belki isim olarak kötü geliyor, ama 2 takımla karşılaşıp UEFA Kupası'na katılabiliyorsun" yanıtını verdi.

Bir soru üzerine, Beşiktaş'a şu ana kadar 40 milyon dolar verdiğini ifade eden Demirören, "Ben hiçbir zaman bu alacağımı seçim malzemesi yapmadım. Kamuoyunda hep seçim malzemesi olarak kullanılmış gibi gösterildi" dedi.
Beşiktaş'ta isteyenin başkan adayı olabileceğini belirten Demirören, "Ama bir tek seçim tarihinde bu adayların çıkması gerekir. Bunun dışında çıkmak Beşiktaş'a zarar verir" şeklinde konuştu.

Fenerbahçe'nin Türkiye'yi Avrupa'da başarıyla temsil ettiğini, şampiyonlukta da hala iddiası bulunduğunu kaydeden Demirören, Galatasaray yenilgisi sonrası bazı taraftarların futbolculara tepkisini doğru bulmadığını ifade ederek, "Yapılanlar doğru değil. Bu durum Beşiktaş için de yapılıyor. Bunlar yanlış şeyler. Federasyon başkanına da söyledim, futbolu düzeltmek istiyorsak hep beraber hataları konuşacağız. Beşiktaş başkanına küfür edilsin diye yazılar yazılıyor. Ben seçimle geldim, seçimle giderim. 'Sayın Bilgili gibi küfürle gider misiniz?' diye sordular. Gitmem. Öyle bir hale getirdiler ki küfür edilsin diye organizasyon yapılıyor. Bunlar yanlış, bunlar Beşiktaş'a zarar verir" dedi.

Başkan Demirören, Bursaspor ile yaşanan gerginlikle ilgili bir soruyu da şöyle yanıtladı:

"Ben Bursa'daki maçta cezalı olduğum için taraftarlara ayrılan bölüme oturdum. Bu hep yanlış anlaşıldı. Ayrıca ceza almasaydık, 'Bursaspor taraftarı İnönü Stadı'na gelsin' diyecektik. Maalesef kendini bilmez bir adam çıktı. Beşiktaş ile Çaykur Rizespor maçında şike olacağı yönünde şanssız demeçler verdi. Biz de bu olay üzerine gerginlik olur diye seyirci alınmamasını istedik. Bursaspor ile daha çok maçlar yapacağız. Gelecek sezon biz Bursaspor taraftarını en iyi şekilde ağırlayacağız. Ancak bu tek taraflı olmaz. Yöneticilerin de demeçlerine dikkat etmesi gerekiyor. Artık bu gerginliği sürdürmenin bir anlamı yok, çünkü Türk futboluna zarar veriyor."

Demirören, yapılması planlanan statla ilgili bir soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Stada en geç Haziran'ın ikinci haftasında başlamak istiyoruz. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Bu stada başladıktan sonra gelecek sezonki maçlarımızı Kasımpaşa Stadı'nda oynamak istiyoruz. Avrupa maçlarımızı da büyük ihtimalle Olimpiyat Stadı'nda oynayacağız."


Kaynak : DHA

"Aziz Yıldırım'a ayıp ettiler" 

Sarı-Lacivertli camia pazar günü Ali Sami Yen’de alınan Galatasaray yenilgisinin şokunu üzerinden atamazken, Fenerbahçe’nin unutulmaz Başkanı Ali Şen, derbi mağlubiyetinin ardından çarpıcı açıklamalar yaptı. Teknik heyet ve oyunculara yüklenen Şen, şunları söyledi: “Zico ve futbolcular, Başkan Aziz Yıldırım’a çok ayıp etti. Her türlü imkan önlerindeydi. Roberto Carlos da Yıldırım’ı ve taraftarı kandırdı...”

‘Onlar Galatasaraylı mı?’

“Roberto Carlos’u sahada yere düşen futbolcunun başını okşasın diye almadı Fenerbahçe. Forması satılsın diye de alınmadı. Gol atsın, attırsın diye transfer edildi. Türkiye’de

doktor mu kalmadı da Brezilya’ya gitti. Ben, bugün başkan olsam, aldığı transfer ücretine yakın ceza keserdim. Fenerbahçe taraftarının Samandıra’da yaptığı da doğru değil. Onlar Galatasaraylı mı ki, böyle yapıyorlar?”


Alex boşuna mı konuştu?Alex boşuna mı konuştu? 

Galatasaray maçının başlamasına 15 dakika kala soyunma odasında tarihi bir konuşma yapan kaptan Alex, bitiş düdüğünden sonra duygularını teknik direktör Arthur Zico ile paylaştı.

Yıldız futbolcu az konuştu ama öz konuştu.

"Arkadaşlar futbol kariyerimde birçok şampiyonluk yaşadım. Cruzeiro’da Brezilya ligi ve Copa America’da mutlu sona ulaştım. Fenerbahçe’de 3 şampiyonluk gördüm. Bu başarılara giderken hep hocalarımızın dediğini yaptığımız için istediğimiz sonucu aldık. Zico da dünya futbolunda önemli şampiyonluk yaşadı. Aynen benim gibi o da, hocalarının dediğini yaptığı için bu mutluluğu tattı. Bu maç öncesinde bizim motivasyonumuzu sağlayacak birçok sebep var. Dışarda 30 bin kişi bizi bekliyor. Bize ve ailemize küfür edecekler. Bu motive olmamız için yeterli. En önemli şey bugün sahada hocamızın dediklerini yapmak."

Zico’dan teselli

İşte bu ifadeler ile koridora çıkıldı ve derbinin düdüğü çaldı. Maç sonucu ise kocaman bir hayal kırıklığı oldu. Alex son iki yılda ilk kez bir derbiden bu kadar üzgün ayrılmıştı. Arkadaşlarına maç öncesinde söyledikleri birden aklına geldi. Minik adımlarla soyunma odasına giderken, kendi kendine söylendi.

- Boşuna mı konuştum acaba? Böyle mi olmalıydı?

Hemen yanı başındaki teknik direktörü Zico, kaptana dönerek, "Olur böyle şeyler. Futbolda kaybetmek de var. Önümüze bakalım" diye teselli etti.


Dallas'ta Johnson dönemi bitti

New Orleans Hornets'e 4-1 elenerek play-off'a veda eden Dallas Mavericks'in antrenörü Avery Johnson'ın görevine son verildi.


Bu sezon play-off'un ilk turunda saf dışı kalmaktan kurtulamayan Dallas Mavericks, antrenör Avery Johnson ile yollarını ayırdı.

19 Mart 2005'te Dallas Mavericks'in başına getirilen Avery Johnson, kulüp tarihinin sekizinci antrenörü olmuştu. Normal sezonda toplam 194 galibiyet - 70 mağlubiyet alan başarılı antrenör, takımını dört sezon üst üste play-off'lara taşırken, 2006 yılında Mavericks ile NBA finallerine yükseldi.

 

Göreve geldiği ilk sezon Teksas temsilcisinin 60 galibiyet almasına öncülük eden Johnson, 50 galibiyete en çabuk ulaşan isim oldu. Aynı yıl Batı Konferansı All-Star takımının antrenörlüğünü yapan Johnson, NBA'de yılın antrenörü seçilmişti. Kariyerinde üç kez Batı Konferansı'nda ayın antrenörü seçilen başarılı isim, Mavericks'in 67 galibiyetle kulüp rekoruna ulaşmasında önemli rol oynamıştı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Mavericks'in sahibi Mark Cuban ise, "Avery Johnson kalitesindeki bir antrenörün görevine son vermek hiç kolay değil. Johnson çok yetenekli bir antrenör ve ona çabalarından ve takım için yaptıklarından dolayı teşekkür etmek istiyorum" dedi.


Stoudemire: Yenilmekten yoruldum

San Antonio Spurs'e 92-87 mağlup olarak sezonu kapatan Phoenix Suns'ın All-Star oyuncusu Amare Stoudemire, Spurs'e yenilmekten yorulduğunu ifade etti.

Play-off'larda son iki yıl üst üste San Antonio Spurs engeline takılan Phoenix Suns'ın pota altındaki en önemli hücum silahı Amare Stoudemire, son şampiyona 92-87 yenildikleri maçın ardından kaybettikleri seriyi değerlendirdi.

Spurs' e kaybetmekten yorulduğunu vurgulayan Stoudemire, "Her yıl play-off'ta San Antonio Spurs ile karşılaşıyor ve her seferinde de maçları kaybediyormuşuz gibi gözüküyor. Burada olduğum sürece er ya da geç bu durum değişecek; çünkü Spurs'e yenilmekten yoruldum" şeklinde konuştu.

 

Yaptığı kritik top kayıplarıyla büyük hayal kırıklığı yaratan Suns'ın tecrübeli oyun kurucusu Steve Nash, "Sadece biraz daha sakin olmamız gerekiyordu. Mağlubiyetin sorumluluğunu üstleniyorum. Bize çok pahalıya mal olan birkaç tane top kaybı yaptım. Kazanmayı hak etmedik" dedi.

Maçların sahada kazanıldığına dikkat çeken Kanadalı yıldız, "Kağıt üzerinde Spurs'ten daha yetenekli bir kadroya sahip olduğumuzu düşünüyorum; ancak onların tecrübesi, kararlılığı ve ne yapmaya çalıştıklarının bilincinde olmaları bizden çok daha iyiydi. Birlikte oynama yetenekleri ve basketbolun hem hücum hem de savunma yönünde yaptıkları küçük oyunlar eşsiz" diye konuştu.

Suns'ın tecrübeli antrenörü Mike D'Antoni ise, "Nasıl kazanacağını bilen bir takımla oynadık. Her zaman yarım maç veya bir maç gibi kapatmamız gereken bir fark vardı. Bu yüzden şampiyonlar" dedi.

Raikkonen: İstanbul Park harika bir pist

Ferrari'nin şampiyon pilotu Kimi Raikkonen, Türkiye Grand Prix'sine evsahipliği yapacak İstanbul Park'ın çok iyi bir pist olduğunu söyledi.


İspanya Grand Prix'sinden zaferle ayrılan Ferrari pilotu Kimi Raikkonen, 11 Mayıs'ta koşulaşacak Türkiye Grand Prix'si öncesi İstanbul Park'tan övgüyle söz etti.

İspanya'da hafta sonu boyunca hızlı olduklarını kaydeden Fin sürücü, son iki sezondur galibiyet yaşadıkları Türkiye'de de takımın bir kez daha aynı başarıyı tekrarlayacağına inandıklarını belirtti.

Raikkonen, "Aracın Türkiye'de oldukça güçlü olacağını düşünüyorum. İstanbul Park harika bir pist. İstanbul'a gitmeyi ve orada elimizden gelinin en iyisini yapmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Çok güzel bir hafta sonu geçirdik, bunu Türkiye'de de tekrarlamaya çalışacağız" dedi.

 

İspanya GP'si sonrası sürücüler klasmanında 9 puan farkla Lewis Hamilton'ın önünde liderliğini sürdüren Raikkonen ayrıca, vatandaşı Heikki Kovalainen'in yaptığı kazanın ardından sağlık durumunun iyi olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.


 
Saatçi’yi hoş görün
o şimdi yoğun bakımda…


Saatçi’yi hoş görün<br> o şimdi yoğun bakımda…

Bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramaz!
Neden?
Akıllılar deliyle uğraşmaz da ondan!

* * *

Siz de öyle yapın; uğraşmayın Ercan’la!
Galatasaray şampiyonluk
yolunda.
O şimdi yoğun bakımda…

Hoş görün Ercan’ı…
Galatasaray’a yenilen Fenerli, kuyuya taş atar hale gelir!
Normaldir.

* * *

Ercan sahanın içinde Fener’in Galatasaray’a esir düştüğünü görüp, futbol göremeyince tribünlere dalmış yeşil görmüş!
Doğaldır.
Şekeri düşmüş olabilir, gözü kararmış olabilir, iddaa kaybetmiş olabilir, aklını kaçırmış olabilir.
Her neyse…
Kolay değil, Sami Yen’e lider ol gel; heder ol git!
Dayanamamış Ercan.

Ercan da kim demeyin?
Şu bizim lirik müzisyen…
Damat diyorlar ona…
Ercan yahu… Ercan Saatçi!...

Fener Galatasaray’a yenilince kederinden renk değiştiren Ercan Saatçi!…
İşte o.
Galatasaray tribünlerinde sallanan yeşil pankartlar için bir şeyler ima etmeye çalışmış;
Sarı-kırmızı ile yeşil ne iş gibilerden…

Hey kurban olduğum Allahım…
Bırakın yeşili,
Ercan Saatçi;
Galatasaray Yunanla oynasın
Mavi beyaz olurum diyenlerden…

Ayıbın sonu yok ki…


Fenerbahçe’ye yakışmıyorsun!

Ben dostlarımı severim taa ki onlar dostluğa ihanet edene kadar.

Ercan Saatçi can çocuktur ama er olmadığı kesin!
Neden diye sormayın hiç;
Genel Müdürün arkasından kalem salladığı için değil, asla, haşa!
Kişi kendini bilmek gibi irfan olamadığı için er değil!
Bir de,
En mühimi;
Alemi kör kendini allame sandığı, gafleti sürahiden içtiği için er değil!
Avrupa’dan yazacak başka bir şeyi olmadığı için,
Kısırlık tedavisi görmemek için,
Sahanın içindeki sarı lacivertten bunaldığı için, tribünleri seyredip yeşiller görüyor,
Kendi alnına karayı kendi sürüyor.

Durmayın üzerinde fazla, Ercan’ın dili sürçmüştür,
Galatasaray’ın karşısındaki perişan Fener’i görüp eli titremiştir,
Kolay değil, Chelsea’ye yenil fiyakanı sıfırla, tek kozun dahili ticaret olsun, onu da yapama…
Ne olur halin?
Klinik vak’a…

Sen bu renk işine sardın ayıp ettin Ercan!
Benden sana tavsiye;
Sen bu renkleri bırak!

Fenerbahçe’ye yakışmıyorsun!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »






TV Rehberi



Google

Sektör türkiye sektörler
Site Map