<
Sporun Her Türü,güncel spor haberleri,yorumları,golleri,videoları,canlı sonuçlar,tv de spor





Haberleri İzleyebilmek İçin Alttaki Yazıyı Tıklayın...



23/5/2008

MANU ŞAMPİYON, zico'da geri sayım , gs'de büyük operasyo


Kulüpler bazında Avrupa'nın en büyüğü belli oldu! Penaltı atışları sonucu mutlu sona ulaşan takımMANU ALNININ 'TERRY' İLE ŞAMPİYON  Manchester United oldu. 90 dakikası 27. dakikada Ronaldo, 45'de Lampard'ın golleriyle 1-1 eşitlik ile giden maçta uzatmalarda da gol olmadı. Penaltı atışlarında 7-6'lik skor ile M.United kupaya uzanarak tarihe geçti, adını en büyük olarak ilan etti ve Devler Ligi'nde ikinci kez mutlu sona ulaştı. İngiltere Premier League şampiyonluğuna da uzanan M.United sezonu 'duble' ile kapadı. Chelsea belki de sezonun en iyi mücadelelerinden birini gösterdiği maçın sonunda gözyaşlarıyla başbaşa kalmak zorunda kaldı.

KADER DİYE BİR ŞEY VAR!

Penaltılar film gibiydi:
Tevez attı, Ballack da kaçırmadı.
Carrick attı, Belletti cevap verdi.
Ronaldo kaçırdı! Lampard attı, Chelsea taraftarı heyecan içinde...
Hargreaves attı, Ashley Cole attı, Mavi
avantaj sürüyor.
Nani attı, Terry topun başında...
Terry atsa bitecekti, ayağı kaydı, düştü, direğe çarptı..
Anderson attı, Kalou cevap verdi. Şanslar eşit..
Giggs attı, Anelka kaçırdı ve Mavi taraf yıkıldı, en büyük M.United oldu.

Roman Abramovich yedek kulübesinde kalp spazmı geçirecek kadar heyecanlanmıştı. Seri penaltı atışlarında Chelsea'nin ipini çeken ise Nicolas Anelka'nın kaçan penaltısı oldu. Maviler ağlıyor, Kırmızılar coşuyordu. Cristiano Ronaldo maçın sonunda iki kat daha mutluydu. 69 bin 500 kişinin izlediği maçta gülen taraf M.United oldu..

Moskovada nefesleri kesen finalde Drogba 115. dakikada kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, maç sonu kupaya uzanan M.United'lı futbolcuların sevinci görülmeye değerdi. Maçın son yarım saatlik dilimine yağmur da eşlik ederken kulüpler sergiledikleri performans ile futbolseverin yine nabzını ölçtü.

Maçta ibre ilk yarı M.United'a ikinci yarı Chelsea'ye kayarken, uzatma dakikalarında iki takımın üzerlerindeki yorgunluk temponun düşmesine sebep oldu ve daha önce uzayan Devler Ligi final karşılaşmaları gibi bu maçta da en büyük kupa penaltı atışları sonucunda sahibini buldu.






 



M.UNITED BASKIN PEŞİNDE
Dev final beklenildiğinin aksine
hızlı başladı. İlk 15 dakikalık dilim içinde M.United rakibi Chelsea'ye göre biraz daha istekli bir görüntü çizdi. M.United'da sol çizgi tamamen Cristiano Ronaldo'ya emanet edilirken, Chelsea'de ileri uçta kahramanlık beklenen isim Didier Drogba'ydı. Maçta ilk dakikalarda M.United sıkı savunmasıyla dikkat çekerken, Chelsea alışık olunan futbolunu oynamakta yine kararlıydı. Mavilerde orta saha ve defans oyuncuları Luzhinki Stadyumu'nda aile gibiydi. Kendi yarı sahalarında çember oluşturan Chelseali futbolcular kademe anlayışından vazçmedi.

ESSIEN BAKKALA
Maçın 16. dakikasında Cristiano Ronaldo'nun sol çizgide rakibi Essien'i öylesine güzel bir hareketle geçişi ve sol ayağı ile ceza sahasına ortası vardı ki, bu hareket jeneriklere daha maç bitmeden girmişti. M.United ilk 15 dakikalık dilimden sonra oyuna daha çok giren, özellikle sol kanattan rakip ceza sahası içine yapılan ortalar ile etkili olmak isteyen taraf görüntüsünü kaybetmedi. M.United'ın hareketliliğini koruduğu dakikalar içinde ise Chelsea'nin kontrollü futbolu devam etti ta ki 26. dakikaya kadar.

RONALDO 'KUŞ' GİBİ
Sağ kanatta Brown'un ceza sahası önünden penaltı noktası üzerine açtığı milimetrik ortada sahneye Cristiano Ronaldo çıktı. Futbol dünyasında altın varaklarla şovunu sürdüren yıldız isim Cristiano Ronaldo gelen güzel ortaya bir pivot forvet misali yükseldi ve havada resim çekildikten sonra yaptığı güzel vuruşla Chelsea kalecisi Petr Cech'i avladı. M.United dev finalde, 26. dakikada Ronaldo ile öne geçerken, tribünlerdeki kırmızı bayrakların coşkusunu arttı. Bu gole kadar takımların sahadaki kontrollü görüntüsü Ronaldo'nun kafasıyla sahneden çekildi.

BALLACK YİNE ATACAKTI
Chelsea golün ardından daha açık bir futbol oynamak zorunda kalırken, 33. dakikada Drogba'nın altı pasa indirdiği topta Ferdinand'ın gerisinden gelen Ballack kısa mesafeden kafa vuruşuyla takımı adına eşitliği getirmek istedi ama Ferdinand güçlükle de olsa rakibinin hamlesiyle topu kornere attı. Chelsea adına beklenmedik bir anda oluşan pozisyon hediye gibi bir gol getirebilirdi ama...

PETR CECH 'İKİ' OLMAZ DEDİ
Maçta Ronaldo'nun golünün iki takımın da tüm oyun dengesini değiştirmesiyle pozisyonların ardı arkası kesilmedi. Chelsea'nin 33. dakikada kaçırdığı golün ardından Wayne Rooney ile başlayan M.United atağı Mavilerin insan üstü özellikleriyle kalesini koruyan Petr Cech'e takıldı. Rooney yaklaşık 60 metre uzaklıkta sol kanatta Ronaldo'yu görürken, Portekizli bekletmeden içeri ortaladı. Tevez'in uçarak vurduğu kafa vuruşunu Petr Cech uzaklaştırırken, ceza sahası önüne gelen meşin yuvarlağı Carrick filelere göndermek istedi ama yine Cech sahnedeydi, topu kornere uzaklaştırdı. Carrick müthiş bir pozisyonda takımını 2-0 öne geçirme fırsatını geri tepti. İki dakika içinde oluşan iki pozisyon nefesleri kesti.

MELEKLER CHELSEA İLE BİRLİKTE
Mücadelede ilk yarı 1-0 M.United üstünlüğü ile bitecek diye beklenirken 45. dakikada Chelsea Essien ile başlayan atağı Lampard'ın golle sonlandırmasıyla durumu 1-1'e getirdi. Ronaldo'nun golünden sonra açılan ve M.United kalesinde zaman zaman etkili olmaya çalışan Chelsea Essien'in uzaktan vuruşunda top M.United defansına çarparak ceza sahası içinde Lampard'ın önüne düştü. Lampard bu fırsatı geri tepmedi ve topu fileler ile buluşturdu. Chelsea hayata Lampard ile dönerken maça tekrar ortak oldu.

İlk yarıda M.United'ın daha istekli ve topa daha çok hükmeden görüntüsü, Chelsea'nin yediği golden sonra yarı alandaki sağlam görüntüsünden vazgeçerek ofansı düşünüşü ve maçın bir anda 'futbol işte budur' denilecek kıvama gelişi akıllarda kaldı. Soyunma odasına takımlar 1-1'lik eşitlik ile gitti. M.United'ın başladığı devre Chelsea golüyle kapandı. Kırmızı renge dönen kupa bir anda rengini değiştirdi ve maç yeniden heyecan kazandı.

CHELSEA EGEMENLİĞİ
Maçın ikinci yarısı ilk yarıya göre daha değişik başladı. Chelsea M.United karşısında oyuna daha çok tutunan isim olurken iki takım da 1-1'in etkisiyle kademe anlayışlarından vazgeçmediler. İki takımın bu derece sağlam futboluna rağmen maçta zaman zaman önemli pozisyonlarda vardı. 50. dakikada Evra'nın ceza sahasında sol çizgiden içeriye doğru yaptığı Petr Cech'i aşarken arka direkte iki M.United'lı oyuncu boş kaleye kafa vuruşunu gerçekleştiremedi. Bu ataktan 4 dakika sonra ise Essien büyük bir depar ile taşıdığı topu ceza sahası üstüne kadar sürükledi. Güzel bir hareketle iki M.United'lı futbolcuyu oyundan düşüren Essien sol ayağı ile sert vurdu ama çerçeveyi bulamadı. Essien'in ikinci yarıya iyi başlangıcı ve meşin yuvarlağa olan tutkusu bu dakikalarda gözden kaçmıyordu.

Bu arada Chelsea'nin Rus patronu Roman Abramovich de dev finali yeni sevgilisi Darya Zhukova ile takip etmeyi tercih etti. Chelsea'de Lampard'ın golüyle gelen beraberliğin ardından çift ayağa kalkarak Mavileri alkışlarıyla desteklediler. Objektifler maç boyunca Abramovich'in üzerinden hiç inmedi.

Chelsea'nin ikinci yarıya daha iyi girişi uzun soluklu oldu. Maçta son 20 dakikaya girilirken golü düşünen ekip ağırlıklı olarak Chelsea olurken, Maviler sağlı sollu kullandıkları kornerlerde istediği golü bulamadı. Maçın ilk yarısında durgun bir görüntü sergileyen Drogba, Joe Cole ve Ballack üçlüsü M.United yarı sahasına yerleşen takımlarında hayata geri dönen, daha iyi futbol oynayan isimler arasındaydı.

M.United'da ilk 75 dakikalık süre içinde Rooney ve Tevez beklenileni veremeyenler listesinin başındaydı. Sir Alex Ferguson'un durgun görüntüsü dikkatleri çekerken, Rooney ve Tevez ikilisi sıkı Chelsea defansı arasında fiziksel açıdan yaşadıkları zorluklar ile ayakta durmakta zorlandı. Rooney'in bu süre içinde kaleyi bulan şutunun olmaması, bu istatistik hırçın ismin dev finaldeki performansını gözler önüne seriyordu. M.United'ta görevlerini yapan isimlerin başında Ferdinand ve Hargreaves ikilisi gelirken, Cristiano Ronaldo çizgiye yakın futbolu ile topu her ayağına aldığında yeşil saha üzerindeki adrenalini arttıran isimdi.

DROGBA VE O DİREK SESİ
77. dakikada M.United'ı skor tabelasında 1-1'lik skorun korunmasını sağlayan ise M.United kalesinde Edwin van der Sar'ın eşlik ettiği kale direği oldu. Drogba'nın sol kanatta ceza sahası çizgisinin üzerinden yaptığı harika vuruş direkten döndü. Edwin van der Sar ve M.United cephesi bu direk sesiyle hayata, maça tekrar girecek diye düşünülüyordu ama kalan dakikalarda da Chelsea'nin oyundaki hakimiyeti sürdü. Drogba dakikalar geçtikçe daha çok hareketlenen isim oldu. Maç boyunca kaleyi fazlaca yoklama şansı bulamayan Drogba bir vuruşla kupayı maviye boyamak üzereydi ki, direk buna izin vermedi.

M.United'de Sir Alex Ferguson ilk oyuncu değişikliğini 85. dakikada Ryan Giggs'i oyuna alarak yaptı. Saha kenarına gelen isim ise Paul Scholes oldu. Ryan Giggs bir kez daha M.United forması giyerek bu formayı 758. kez kırmızı formayı sırtına geçirmiş oldu ve Bobby Charlton'un rekorunu kırdı, kulüp tarihinin en çok forma giyen ismi olarak tarihe geçti.

UZATMALI SEVGİLİLER
Chelsea'nin ikinci yarıdaki büyük egemenliği ile geçen 45 dakikada takımlar bir kez daha fileleri havalandıramayınca dev finalde 90 dakika 1-1 eşitlik ile tamamlandı. M.United'ın oyunu geride savunma yaparak kabul edişi, Ronaldo'nun ikinci devredeki durgunluğu, Sir Alex Ferguson'un takımını saha kenarında izleyişi ikinci devrede M.United adına gözden kaçmayanlar listesinde yer aldı.

Chelsea'de ise 45 dakika içinde oynanan iyi futbol taraftarlarını umutlandırdı. 90 dakika sonunda düdük çaldığında Chelsea'nin M.United kalesine tam 20 kez şut girişimi olmuştu. ManU cephesinde ise bu rakam 8'de kaldı. Maç uzatmalara giderken Chelsea'nin oyunda ipi eline aldığı ama dev finalin sürprizlere gebe olarak M.United'ın küllerinden doğabileceği ihtimali de vardı.

LAMPARD AZ KALSIN JENERİK OLUYORDU
Uzatmalara da iyi başlayan Chelsea 93.dakikada yine direk ile karşılaştı. Ballack ceza sahası üzerinde uygun pozisyonda vurmak yerine Lampard'ı görmeyi tercih etti. Lampard ekseni etrafında 180 derece dönerken, sol ayağı ile kısa mesafeli vuruşula üst direğe topu nişanladı. Lampard, Drogba'dan sonra maç içinde bir kez daha direkle karşılaşırken, Chelsea'nin gole yaklaştığı bu dakikalar oyundaki tansiyonu oldukça arttırdı. Öte yandan Chelsea uzatmalara Malouda-Kalou değişikliği ile başlarken, 98. dakikada oyunun iyi isimlerinden Joe Cole da Maviler adına saha kenarına gelirken, Anelka oyuna dahil oldu.

TERRY'NİN HAYAT VEREN KURTARIŞI
M.United'da Nani de Alex Ferguson'un kozu olarak oyuna girerken 100. dakikada Ryan Giggs ceza sahası üzerinde önünde kalan topu boş kaleye gönderemedi. Giggs'in karşısında İngizlerin hatasız kulu John Terry vardı. Terry filelere gidecek olan topu harika bir kafa hamlesi ile kornere gönderirken, Chelsea'yi hayata tekrar bağladı, olası bir kabusu engelledi.

BİTSE DE PENALTI ATSAK
Moskova'da müthiş bir atmosferde oynanan maçta dakikalar ilerledikçe uzatmalarda tempo düştü. İki takımın Avrupa'nın en büyüğü olmak için yarıştığı maçta 90 dakika boyunca sarfettikleri efor ekipleri uzatmalarda yorgun bıraktı. Uzatmaların özellikle ikinci yarısında düşen tempo iki takım için de bitse de penaltı atsak havasındaydı. Kulüpler ucuna kadar geldiği ve kazanmaları durumunda endüstriyel anlamda da büyük bir yol katedecekleri bu kupa için son 10 dakikada riske girmek istemediler.

DROGBA'NIN TOKATI AFFEDİLMEDİ
Moskova'da yağmurun ıslattığı futbolcular 115. dakikada birbirlerine girerek tempoyu gerilim açısından da arttırırken bu gerilimde kırmızı kartla oyun dışında kalarak şok olan isim Didier Drogba oldu. Tevez-Terry geriliminde Vidic ile karşılaşan Drogba, Sırp futbolcuya küçük bir tokat atınca Lubos Michel direk kırmızı kartla Fildişi Sahilli futbolcuyu oyun dışına gönderdi. Yağmur Drogba'yı oyundan çıkarken daha çok ıslatıyor, bu sefer canını yakıyordu. Bu dakikadan sonra tempo karşılıklı olarak ortada tutuldu ve 120 dakika sonunda da eşitlik bozulmayınca penaltı atışlarına geçildi.

120 dakika içinde futbolcuların olduğu gibi futbolseverin de tansiyonu zaman zaman yükselmişti. Dev finalin futbol açısından özeti buydu. İlk yarı M.United'ın başladığı, ikinci yarı Chelsea'nin bitirmek için uğraştığı ve alışık futbolunun dışına çıkarak ofansif anlamda zengin bir görüntü sergilemesiyle geçti. Bu arada Luzhinki Stadyumu'nda mücadele eden futbolcuların özellikle uzatma bölümü içinde defalarca kramp giren görüntüsü dikkatleri çekerken, zeminin futbolcuları ne kadar zorladığı da bir kez daha ortaya çıktı.

Penaltı atışlarında Terry ve Anelka'nın kaçırdığı penaltılar Chelsea'yi kupadan ederken, M.United kıl payı ile mutlu sona ulaşmayı başardı. Terry penaltı atışlarında 5. vuruş da direk yerine çerçeveyi bulsa, ayağı kaymasa kupanın rengi mavi olacaktı ama C.Ronaldo'nun da penaltı kaçırdığı atışlar sonucunda gülen taraf kırmızı oldu. M.United namağlup olarak bu sezon Devler Ligi'nde mutlu sona ulaştı...


Aldırma Terry aldırma...Aldırma Terry aldırma...  

Avrupa'nın en büyüğü olma adına iki İngiliz takımı sahada. Uzatmalar da eşitlik ile bitmiş kupa
penaltı atışları ile sahibini bulacak. Penaltı atışlarında Ronaldo kaçırarak avantajı Chelsea tarafına itiyor.

Londra ekibinde büyük bir heyecan. Kupa tarihinde ilk kez belki de bir Londra ekibine gidecek, Londra şehrine inecek. 5. ve son penaltı atışında John Terry topun başında. Yapması gereken sadece meşin yuvarlağı 7.32'lik alandan içeri sokmak. Bir anda devreye kader giriyor, dur diyor. M.United'ın avuçlarında kayan giden kupayı tekrar geri getiriyor. John Terry'nin beşinci penaltı atışında ayağı kayıyor, düşerek yaptığı vuruş direkte patlıyor. Ardından dönen kader, Anelka'nın tekrar penaltı kaçırışı ve şampiyonun adının kırmızı olması, M.United olması.

Moskova'da dün gece tarihi bir gece yaşandı ve kuşkusuz bu gecenin ardından uyuyamayan futbolcuların başında John Terry geliyordu. Sezon boyunca Mavi forma için savaşan ve asla yılmayan Terry'nin gözyaşları, her futbolseverin içini burktu, bu da bir gerçekti...

İşte o dramatik tabloyu bir kez daha hatırlatıyoruz, bu kareler futbolda 50 sene sonra da hatırlanacak, hiç unutulmayacak...




Ada basınında manşetler

Avrupa'nın en büyüğü M.United olurken, Ada basını kırmızı şeytanları büyük puntolar ileAda basınında manşetler  manşetlerine taşıdı. 1-1 biten maçta uzatmalarda da gol sesi çıkmayınca kupa penaltı atışları sonucunda sahibini bulmuştu. İşte Ada basınında kupa sonrasında atılan başlıklar;

Daily Express

TANSİYONU YÜKSEK
RUS RULETİ TADINDA

Tansiyonu yüksek bir maç, Rus Ruleti tadında Manchester United'in zaferiyle noktalandı. Anelka kaçırdığı penaltıyla takımının kaderini tayin etti.

*******

The Daily Mail

AVRUPA'NIN KRALLARINDA İKİSİ DE VARDI
ZAFER VE GÖZYAŞI

United'ın kızıl ordusu evine mutlu döndü. Mavileri göz yaşları bile teselli edemedi. Avrupa'nın devi kırmızı şeytanlar. Batı Londra'da bazı Chelsea'li taraftarlar mağlubiyetin acısını İngiliz polisinden çıkarmaya çalıştı.

*******

Daily Mirror

MANCHESTER MOSKOVA'DAKİ
ÇILGIN GECENİN TADINI ÇIKARDI

Maçın kader anı, Edwin Van der Saar'ın kalede Anelka'mnın penaltıyı kurtarması oldu. 9 aylık emek 2 saatte Manchester United'e Kupa olarak fatura edildi.

Terry'den çarpıcı itiraf

Kaptan Terry, Drogba için "Hayatında görmemesi gereken tek kartı dün gece gördü, büyük şanssızlık. O da şansızdı ben de" dedi.

*******

Daily Star
STAR Van der SAAR

Edwin'in elleri Manchester United'ın kupaya uzanmasını sağladı. Ellerine sağlık Van der Saar. Gecenin starı sensin. Maçın kader adamıysa Anelka.

********

The Guardian

RUS RULETİ OYUNUNDA
HAYATTA KALAN MANCHESTER OLDU

İngiltere'de yılın oyuncuları seçilen iki yıldız kaçırdığı penaltılarla en çok konuşulan iki isim oldu. Ronaldo "Hayatımın en kabus anıydı, iyi ki kupayı kazandık yoksa kahrolurdum. Penaltı loto gibidir. Kime çıkacağı belli olmaz. Hak eden bizdik" dedi.

******

The Independent
Terry bir kaydı  kupayı United'a verdi.

Lampard kimsenin Terry'e laf söyleme hakkı olmadığını söyledi. Penaltılar sonrası koltuğuna gömülüp yıkılan Abramovich de anladı 'istediğin kadar para harca, O an (penaltı anı) oyuncuların kaderleriyle baş başa.


*******

The Observer
FERGUSON :"TARİH BİZDEN YANAYDI"

Manchester United'ın sir lakaplı teknik direktörü Alex Ferguson "Kupa bizim hakkımızdı. Tarihimiz ve futbola kattıklarımız ortada, kazanan biz olmalıydık. Futbolun adaleti yerini buldu" diye konuştu.

RONALDO AKLIYOR

Kupa töreni sonrasında boynuna takılan madalyanın altın olduğunu göstermek içim ısırarak gazetecilere poz veren Christiano Ronaldo transfer söylentilerine son noktayı koydu. "Ne Madrid ne de Milan kalıyorum, hiçbir yere gitmiyorum" dedi.

******

TİMES
MÜNİH HATIRINA
50 YIL SONRA MANU TACI GİYDİ

Bobby Charlton gözyaşlarına boğuldu, Münih'de hayatını kaybeden Manchester United'lıların anısına bu kupayı ilk alanlar arasındaydı.Yedek soyunan Giggs,Charlton'un 758 kez Manchester için forma giyme rekorunu egale etti.

******

The Sun
FERGUSON:"KUPA KADERİMİZDE VARDI"

50 yıl öncesine gitti ve en duygulu konuşmayı yaptı. Münih'deki uçak kazasında ölen Manchester United'lıları kast edip "Bu O evlatlarım için "dedi. Herkes ağlamaya başladı. Soyunma odası çok duygusaldı.

Sir takımını övmeyi de unutmadı. "Bu dünyanın en iyisi. Fantastik bir ekip".



Galatasaray'da büyük operasyon
G.Saray'daki operasyonun en önemli ayağını Hakan Şükür oluşturuyor. Ancak operasyon Hakan'la sınırlı kalmayacak.
G.Saray'daki operasyonun en önemli ayağını Hakan Şükür oluşturuyor. Yönetim yıldız futbolcuya jübile teklif etmeye hazırlanıyor. Polat Hakan ile hergün görüştüğünü ve alacakları kararı yakında duyuracaklarını vurguladı.
Galatasaray'da büyük operasyon
Ancak sarı kırmızılı yöneticiler, camia içinde sembolleşmiş olan Hakan Şükür'ü kırmadan ve küstürmeden göndermenin çarelerini aradıklarını alacakları kararda Hakan'ın da onayının olacağının altını çizdi..
Operasyon Hakan Şükür ile sınırlı kalmayacak.. Şükür'ün yanısıra Okan Buruk'a da jübile teklifinde bulunacak..
Necati Ateş ve Orhan Ak'ı isi büyük bir hayal kırıklığı bekliyor. İki futbolcu yine kadroya alınmayacak..

Sevilla'dan 7 milyon euro!Sevilla'dan 7 milyon euro!  

Galatasaray’da son haftalarda gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Sabri Sarıoğlu’na Sevilla kancası. Hürriyet gazetesinin 22 Mayıs 2008 tarihli baskısında yer alan habere göre İspanyol kulübünün milli futbolcuyu 7 milyon Euro bonservis ücreti karşılığında renklerine bağlamak istiyor. Haberin devamı şu şekilde;.

Sevillalı yöneticilerin Athletic Bilbao maçına davet ettikleri menajer Ali Güven’le Sabri’nin transferi konusunu görüştükleri belirtildi. İtalya’nın Fiorentina Kulübü’nün ardından Sevilla’nın da Sabri ile yakından ilgilendiğini ifade eden milli futbolcunun menajeri Ali Güven şunları söyledi:

"Sevilla, 32 milyon Euro’ya satmaya hazırlandığı kaptanı Daniel Alves’ten doğacak boşluğu Sabri ile doldurmayı planlıyor. İspanyollar, sağ kanatlarını Sabri’ye emanet etmeye kararlı. Sevillalı yöneticiler, Sabri’yi Euro 2008 maçlarında gözlem altına alacaklar. Sabri’nin Sevilla’ya transferinin gerçekleşmesi halinde G.Saray da kazançlı çıkacak. Bunun dışında Sabri de kendine yeni bir ufuk açacak."


Kaynak : Hürriyet

Arda için 10 milyon sterlinArda için 10 milyon sterlin  

Galatasaray’ın ve A Milli Takım’ın genç yıldızı Arda Turan, İngiliz kulüplerini peşinden koşturuyor. Sarı kırmızılı takımın şampiyonluğunda büyük payı olan Arda, Newcastle United’ın ardından bir diğer Premier Lig takımı olan Everton’ın da yakın markajında... İngiliz basınının, "Newcastle, Arda için 11 milyon sterlini gözden çıkardı" haberlerinin ardından, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, "Şartlar uygun olur, Arda da gitmek isterse transferine izin veririz. Biz köle ticareti yapmıyoruz" açıklaması yapmıştı.

Bu sözlerin ardından İngiltere Premier Lig takımlarından Everton da Arda için devreye girdi. Everton’ın milli futbolcunun bonservisi için 10 milyon sterlini (yaklaşık 24 milyon YTL) gözden çıkardığı öğrenildi.

Para kazandırmak istiyor

Milli futbolcunun menajeri Ahmet Bulut, "Arda’nın adı Newcastle United’la geçiyor. Oysa, onunla yakından ilgilenen tek kulüp var. O da Everton. İngiliz kulübünün yöneticileri, Arda’yı transfer etmek istiyorlar ve bonservisi için 10 milyon sterlini gözden çıkardılar" dedi.

Arda’nın da İngiltere’de futbol oynamaya sıcak baktığını ifade eden Bulut, şunları söyledi: "Arda, futbol hayatını Avrupa’da iyi bir takımın forması altında sürdürmek istiyor. Galatasaray’ın alt yapısından yetişip milli takıma kadar yükselmiş bir futbolcu olarak, transferinde kulübünün de para kazanmasını istiyor. Çünkü Arda, Galatasaray sayesinde buralara geldi.

Everton ve Galatasaray kulüplerinin yöneticileri önümüzdeki günlerde bir araya gelip, transfer görüşmelerine başlayacak. Transferin gerçekleşmemesi için bir engel göremiyorum. Eğer anlaşma sağlanırsa, Arda’nın Everton’a transferi 10 gün içerisinde sonuçlanabilir."


Kaynak : Hürriyet



Zico'da geri sayımZico'da geri sayım  

Süper Lig’in bitimi ile sözleşmesi sona eren Arthur Zico’nun F.Bahçe’de kalıp kalmayacağı belirsizliğini korurken, Brezilyalı hocanın sarı lacivertli yönetime verdiği süre 4 gün sonra sona eriyor.

Bu arada Zico’ya Avrupa’dan teklifler gelmeye devam ediyor. İtalya’nın Lazio Kulübü’nün de yakından ilgilendiği Zico için en ciddi teklif, Portekiz’in Benfica Kulübü’nden geldi. Bu hafta sonuna kadar Zico konusunda karar verecek olan yönetim, eğer Brezilyalı teknik adamla anlaşmazsa, Arthur Zico büyük ihtimalle Benfica’nın başına geçecek.

Scolari iddiası

F.Bahçe’de Zico belirsizliği sürerken sarı lacivertli yöneticilerin iki yıl önce ikna edemediği Brezilyalı teknik adam Luiz Felipe Scolari ile prensipte anlaştığı ileri sürüldü. Portekiz Milli Takımı ile olan sözleşmesi Euro 2008 sonrası bitecek olan Scolari’nin yanı sıra, Michael Laudrup ve Christoph Daum’un da sarı lacivertli kulübün teknik direktör adayları arasında yer aldığı ifade edildi.


Kaynak : Hürriyet


Aurelio son kararını verdi
Valencia'nın tüm ısrarına rağmen Fener'in bırakmadığı Aurelio gelecek sezonda takımda kalacak mı? İşte yanıtı...Aurelio, menacerinin "Önümüzdeki sezon Fenerbahçe'de olmayacak" sözlerinin aksine, "Ben, burada Aurelio oldum ve kulübümü çok seviyorum" diye konuştu.

‘Ailemle mutluyuz’
Aurelio son kararını verdi
Devre arasında İspanya’nın Valencia takımı tarafından ısrarla istenmesine karşın, yönetimin gitmesine izin vermediği ve lig biterken, obsiyonunu kullanarak sözleşmesini uzattığı Mehmet Aurelio, menacerinin aksine takımında kalacağını kaydetti.
Bu noktaya Fenerbahçe sayesinde geldiğini ifade eden Sambacı, “Bunu kimse inkar edemez. Türk vatandaşı oldum, milli takıma seçildim. Bunların hepsi Fenerbahçe sayesinde oldu. Ailemle yıllardır Türkiye’de yaşıyoruz ve çok mutluyuz” dedi.

Aklı milli takımda
Kulübüyle sözleşmesinin devam ettiğini vurgulayan Aurelio, şunları söyledi:
Gönlüm hep takımımdan yana oldu ve bundan sonra da öyle olacak. Bir ara menacerim, İspanya’nın Valencia takımıyla görüşmeler yapmıştı ancak bu transfer gerçekleşmedi. Bu konuda fazla birşey söylemek istemiyorum. Şu andaki tek düşüncem, milli takımla Avrupa Şampiyonası Finalleri’nde başarılı olmak. Fenerbahçe olarak iyi bir sezon geçirdik ama sonu iyi bitmedi. Futbolda bunlar olağan şeyler.”

Fenerbahçe’de 3’lü transfer harekatı

Yönetim Zico konusundaki belirsizlik sürmesine rağmen transfer çalışmalarına devam ediyor.

Fenerbahçe’de 3’lü transfer harekatı

İlk hedef ise Kezman’ın takımdan gönderilmesi. Yönetimde çıkan ortak görüş Sırp oyuncunun karşılıklı anlaşılarak gönderilmesi. Bu nedenle oyuncuya gelecek her türlü teklif direkt olarak Kezman’a iletilecek. Transferin gerçekleşmesi durumunda yabancı hakkı 3’e çıkacak olan Fenerbahçe’de aday isimler konusunda birçok haber dolaşıyor. Serdar’ın takımdan ayrılması durumunda ilk olarak yabancı bir kaleci alınacak. İlk akla gelen isim Dudu.

Forvet konusunda da girişimlerde bulunan yönetimin listesindeki isimler Kanoute ve Vagner Love. Sevilla’dan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan Kanoute’ye en cazip teklifin Fenerbahçe’den yapıldığı belirtiliyor. Arthur Zico ve Alex nedeniyle Fenerbahçe’ye gelmek için sabırsızlanan CSKA Moskovalı Love’ın da transferinin bitirilmesi bekleniyor. Başkan Aziz Yıldırım’ın teknik direktör sorununu çözdükten sonra bu transferleri açıklaması bekleniyor.

Not: Bu haber Hürriyet gazetesinden alınmıştır.


"Roberto Carlos Türk olsa asılırdı"

Beşiktaş'ın kaptanı İbrahim Üzülmez çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İbrahim Üzülmez: “F.Bahçe şampiyonluğa oynarken Roberto Carlos Türkiye’de değil. Bunu bir Türk futbolcusu yapsa asarlardı. Lincoln de haksız yere ilgi görüyor.”

Beşiktaş Kaptanı İbrahim Üzülmez, yabancılara gösterilen toleransın Türk futbolculara gösterilmemesinden yakındı. Maraton.com.tr’den Hazar Büyüka’ya röportaj veren tecrübeli oyuncu şunları söyledi: “Biz kendi oyuncumuza değer vermiyoruz. Yabancı bir futbolcu hava alanına geliyor, binlerce taraftar karşılıyor bu oyuncuyu. ’Ben Maradona’yım’ diyor adam bunu görünce. Sonra 2 hafta kötü oynuyor, adamın eline bavulu veriyoruz, tek başına yolluyoruz. Ne ’Hoş geldin’ derken dozunda diyoruz ne de ’Hoşça kal’ derken. Hem sevgiyi hem de eleştiriyi çok abartıyoruz. Roberto Carlos sakat olabilir, buna bir şey diyemeyiz. Ama Fenerbahçe şampiyonluğa oynarken Roberto Carlos Türkiye’de değil. Bunu hangi Türk futbolcusu yaparsa yapsın asarlardı, takımdan gönderirlerdi.

Mesela Lincoln... Sivil olarak stada geliyor çok büyük sevgi görüyor. Bu ilgiyi haksız yere görüyor.”

Kaynak: Vatan


Celtic seriyi 3 yaptıCeltic seriyi 3 yaptı  

İskoç Premier Lig'inde Dundeee United'ı deplasmanda 1-0 mağlup den Celtic, üst üste 3. kez şampiyon oldu.

Sezonun son haftasına, Rangers ile aynı puanda giren Celtic, son 7 karşılaşmasını da kazanırken, Rangers'ın Abderdeen'e 2-0 yenilmesiyle şampiyonluğa ulaştı.

Gordon Strachen, Celtic tarihinde üst üste 3 kez şampiyon olan 3. menajer olurken, Celtic İskoçya'da 42. şampiyonluğuna ulaştı.


Lakers sonradan açıldıLakers sonradan açıldı  

NBA'de Batı Konferansı final eşleşmesinde Los Angeles Lakers, sahasında konuk ettiği San Antonio Spurs'u ilk maçta 89-85 mağlup etti.

Son çeyreğe kadar Lakers, rakibine karşı bir üstünlük kuramazken, Kobe Bryant, 25'i ikinci yarıda olmak üzere toplam attığı 27 sayı ile takımına galibiyeti getirdi.

Bryant ayrıca 5 ribaund ve 9 asistle karşılaşmadan ayrılırken, Pau Gasol 19 sayı ve 7 ribaundla mücadeleyi tamamladı.

Lakers, karşılaşmaya üst üste 10 sayı atarak hızlı başlarken bunun devamını getiremedi. Diğer oyunculardan Vujacic ve Vladimir Radmanovic, 10'ar sayı kaydetti.

Konuk Spurs'ta ise Tim Duncan, 30 sayı ile karşılaşmanın en skorer isimi olurken, onu 18 sayı ile Tony Parker takip etti. Parker, 10 ribaund alırken, Duncan da bu sayı 18'di.


Boston'dan çıkış yok!Boston'dan çıkış yok!  

NBA'de Doğu Konferansı final serisi ilk maçında Boston Celtics, TD Banknorth Garden'da konuk ettiği Detroit Pistons'ı 88-79 mağlup etti ve seride 1-0 öne geçti.

Ev sahibi ekipte Kevin Garnett, 26 sayı ve 9 ribaunt, 4 asist, 2 blokla karşılaşmayı tamamlarken, Paul Pierce 22 sayı, 6 ribaunt, 6 asist, 5 top kaybı ile Boston'a galibiyeti getiren isimlerdi.

Evinde arka arkaya 15. galibiyetini alan Boston'da diğer oyunculardan Kendrick Perkins, 10 ribaund alırken, oyun kurucu Rajon Rondo, 11 sayı ve 7 asist, 5 top çalmayla karşılaşmadan ayrıldı.

Pistons cephesinde ise Tayshaun Prince, 16 sayı, Rip Hamilton 15 sayı, 6 ribaunt ve Antonio McDyess ise 14 sayı ve 11 ribaundla karşılaşmadan ayrıldı. Detroit'in son 3 karşılaşmasında forma giyemeyen Chaucel Billups ise 9 sayı ve 2 asistle mücadeleyi tamamladı.

Serideki ikinci karşılaşma Perşembe gecesi Boston'da oynanacak.


Dementieva yarı finalde

Sony Ericsson WTA Tour İstanbul Cup Tenis Turnuvası'nda 1 numaralı seri başı Rus Elena Dementieva, çeyrek finalde ABD'li Jill Craybas'ı 2-0 yenerek yarı finale yükseldi.   

Tekstilkent Tenis Arena merkez kortunda yapılan maçta, WTA sıralamasında 7. sırada bulunan Dementieva, WTA sıralamasında 62. sırada yer alan Craybas'ı 6-1 ve 6-4'lük geçti.

Dementieva yarı finalde Cuma günü Rus Nadia Petrova'yı eleyen Özbek Akgül Amanmuradova ile karşılaşacak.    

Karşılaşma sonrası basın toplantısı yapan Dementieva, Craybas karşısında maça iyi başladığını ve ilk seti rahat kazandığını ifade ederek, ''Sıcak ve yorgunluktan dolayı ikinci sette zorlandım. Ayrıca 3. sete kalmasın diye enerji sağlamak için uğraşınca, konsantrasyon kaybı olabiliyor. Sonuçta 2-0 kazandığım için mutluyum'' dedi.    

 

Yarı finaldeki rakibi Akgül Amanmuradova ile daha önce hiç karşılaşmadığını kaydeden Elena Dementieva, ''Akgül uzun boylu olduğu için servisi çok iyi. Petrova'yı yendi, formda görünüyor. İyi bir rakip, ama yarın kazanmak istiyorum'' diye konuştu.

 

PİRONKOVA DA YARI FİNALDE

Bu arada yapılan diğer çeyrek final maçında, turnuvanın 8 numaralı seri başı Bulgar Tsvetana Pironkova, 4 numaralı seri başı Beleruslu Olga Govortsova'yı zorlu bir maç sonunda 7-6'lık setlerle 2-0 yenerek yarı finalde çıktı. Pironkova, yarı finalde yine Cuma günü turnuvanın 2 numaralı seri başı Polonyalı Agnieszka Radwanska ile karşılaşacak.    

Öte yandan, çiftler çeyrek final maçında Anastasia ve Arina Rodionova (Rusya) çifti, Julie Ditty (ABD)-Andreja Klepac (Slovenya) ikilisini 2-0 yenerek yarı finale çıktı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »






TV Rehberi



Google

Sektör türkiye sektörler
Site Map